EBUBEKİR EL BAĞDADİ… İNANDIĞI GİBİ YAŞADI VE ÖLDÜ.

EBUBEKİR EL BAĞDADİ… İNANDIĞI GİBİ YAŞADI VE ÖLDÜ.

Bugün sabah saatleri itibariyle “IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi Öldürüldü” haberlerinin ardından Amerikan Başkanı Donald Trump önce twitter’da “Çok büyük bir şey oldu” mesajını paylaştı… Ardından öğleden sonra Beyaz Saray önünde kameraların karşısına geçip “IŞİD Lideri Bağdadî’nin öldürüldüğü”nü duyurdu…

Ebubekir El Bağdadî’nin katledilmesi ile ilgili konuşan Trump’ın, daha ziyade kendi iç kamuoyuna –medya maymunu olan, hayvanlaşan Amerikalı insan tipine- hitap eder tarzda ifâdelerle Bağdadî’yi sıfatlandırması, elbette bundan sonra 10000 kilometre ötede olan bölgeye geri dönmeye niyetinin olmadığının “kahramanca” ifadeleriydi…

Trump’ın konuşması sırasında sık sık Rusya, Türkiye, Suriye, Kukla Irak ve PYD’ye teşekkür etmesini, saldırıyı düzenleyen Amerikalı teröristlerin Türk hava sahası üzerinden Suriye’ye girmesini ve Türkiye’ye bilgi verildiği sözlerini canlı yayınlayan televizyon kanalları, konuşmayı “Trump Türkiye’ye teşekkür etti” spotlarıyla duyurdu.

Amerika’yı Ortadoğu batağından çekip kurtarmaya çalışan Trump’ın tamamen kendi kamuoyuna dönük açıklamalarıyla “gaza gelen” çevrelerin, dönüp Trump’ın açıklamalarıyla benzer şekilde Bağdadî’ye hakaret yarışına girmeleri, bu topraklar hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını, tam mânâsıyla “yabancılaşmış adam” olduklarını göstermekte…

Amerika’nın “3 günde” elde edip istediğini yaptıracağı hesaplarına karşın geçen 30 yıl sonunda çöküş sürecine girip İslâm Coğrafyası’ndan çekip gitmenin derdinde olduğu ve BOP’çu politikaların çöktüğü süreçte Batı’nın inine dönmesini sağlayan direnişi sergileyenlerin katledilmelerini alkışlayan BOPÇULAR, yıllardır bölgemizde sürdürdükleri politikaların asıl sahiplerinin bölgeyi terk etmelerini daha doğru okumalılar…

Amerika’nın İslâm topraklarına saldırısına ortak olup 10 milyondan fazla kardeşimizin katlinden sorumlu olanlar, BOP Saldırıları sırasında Batılı güçleri cesaretlendirecek çapta işbirliği sergileyenler, “rol model” olanlar, Amerika’nın geri çekilmesini daha doğru okumalılar…

 

“AMERİKA NE DERSE O!”

Söz konusu Müslüman ve Müslümanlar olunca Amerika’nın “terörist!” dediğine, “tabi, tabi teröristler!” diye saldırmaktan ve Batı’nın 30 yıldır bölgemizde (İSLÂM COĞRAFYASINDA) sürdürdüğü Hıristiyan-Yahudi Terörist BOP Saldırganlığına direnen insanımızı saldırgana yem etmekten çekinmeyenler, geçmişte Saddam Hüseyin ve Kaddafi’ye ve mücahid lider Usame’ye yaptıkları muameleyi sürdürmekteler… Bölgemizde Batı’nın menfaatlerine aykırı konum alan her türlü yapı, örgüt ve devletin “yok edilmesi” peşin kabulünü benimsemiş insan tipi ne yazık ki bu topraklarda da var…

12 milyon insanımızı katleden Amerika şeytanlaştırılmıyor, ancak, kendi topraklarında savaşan insanlar sanki o toprakların işgalcisiymiş gibi şeytanlaştırılıyor…

Amerika’nın terörist dediğine “terörist!” demek gibi bir zorunluluk mu var?!

Üstelik bu topraklarda Amerika’ya karşı savaşana “terörist” denmesi de tehdit, şiddet ve siyasî baskılarla sağlanmakta…

Ortada, Amerika’nın Pentagon kaynaklı yalanlarına ve yaftalamalarına zorla tâbi tutulma terörü var! Özgür İrade yok!.. Haliyle ancak “özgür irade”nin söz konusu olduğu ve yalanların hüküm süremediği zaman ve zeminde kimlerin asıl terörist, kimlerinse gerçek vatanseverler oldukları ortaya çıkabilir…

Amerika’nın, işbirlikçilerinin ve yalancı medyanın bütün derdi, söz konusu gerçek ayırımın bölgemizde yaşanmasına mani olmaktan başka bir şey değil…

 

SENİN TERÖRİSTİN AMERİKA’NIN DOSTU… PEKİ AMERİKA’NIN TERÖRİSTİ?

Batı 1991’den beri bölgemizde 10 milyon insanımızı katletti ve katletmeye devam ediyor, katledilen insanımızın kanını, canını, malını, namusunun hesabını arayan soran yok!

Buna karşın Batı’nın işbirliği yaptığı, müttefiklik ilişkisi içerisinde olduğu çevreler söz konusu olduğunda Batı “bunu yapamazsın!”, “ambargo koyarım!”, “haddini bil!” diyerek her türlü tehdidi gündeme getiriyor.

Batı’nın Libya’da çıkarları söz konusu olduğu zaman;

Silahlı darbe ile Libya’nın meşrû Devlet Başkanı’nı ve hükümetini ortadan kaldıranlar Batı için “terörist” olmuyor, buna karşın Amerikan menfaatlerine karşı direnen güçler “terörist” oluveriyor…

Bu çerçevede meselâ; Türkiye için YPG terör örgütü, ama Amerika için değil!

Hâlbuki bu kalıp, siyasetin ve siyasetle elde edilmek istenen millî menfaatlerin söz konusu olduğu her alanda uygulanabilir…

Vicdansızlığın bu kadar tabiîleştiği, haksızlığın ve tek taraflılığın bu kadar hüküm sürdüğü yerde elbette en nefret edilen şey bu hakikatlerdir:

– Rakka gibi koca bir şehri hiçbir hedef gözetmeden bombardıman uçaklarıyla yerle bir edince Batılı güçler ve işbirlikçileri, “orada IŞİD var!” dediklerinde hiçbir sorun kalmıyor!

– Ama Türkiye, kendi güvenliği gerekçesiyle bir operasyon yapmaya kalktığında, Batı hemen ayağa kalkıyor!

Niye? Çünkü kendi menfaatlerine zarar geliyor!

Dolayısıyla; Amerika ve İsrail başta olmak üzere tüm Batı dünyası için, Batı’nın “terörist!” dediği, aslında onun menfaatlerine zarar veren insanlardır.

Amerikan politikaları doğrultusunda onun “terörist” dediğine burada linç kampanyaları düzenleyen çevrelerle, ne gariptir ki 2015’te Ünsal ZOR ve daha sonra Kumandan Salih MİRZABEYOĞLU’nun 17 yıl boyunca işkence görmesine ve katledilmesine sessiz kalan aynı çevreler oldukları dikkatlerden kaçmıyor…

 

DEMOKRASİ DİKTATÖRLÜKLÜĞÜ

Saddam’ı katlettiler Irak’ı yerle bir ettiler, aynı propaganda! Ve Saddam ile birlikte Irak halkını katlettiler!

Kaddafi’yi katlerttiler Libya’yı yerle bir ettiler, aynı propaganda! Ve Kaddafi ile birlikte Libyalı vatanseverleri katlettiler!

Molla Ömer ve Usame’yi katlettiler Afganistan’ı yerle bir ettiler, aynı propaganda! Ve Molla Ömer ve Usame ile birlikte Afgan halkı katlettiler!

Somali’deki direniş liderlerini katlediyorlar, aynı propaganda!

Arafat’tan bu yana bir çok Filistinli örgüt liderlerini katlettiler Filistin’i yerle bir ettiler, aynı propaganda! Ve Arafat ve sonrasında katldilen onlarca Filistinli liderlerle birlikte Filistinli kardeşlerimizi katletmeyi sürdürdüler…

Suriye’de de aynı propaganda ile başladılar!

Ve şeklî demokrasi aldatmacası içinde insanımızı tehdit ve baskı yoluyla gerçekleri konuşamaz hâle getirerek “tek kişilik çadır tiyatrosu”na hapsettiler, aynı propagandayla!

Bu süreçte göründü ki, bölgemize dikte edilerek tatbik edilen “demokrasi”, aslında BOP Merkezlerinin hegemonyası altında dünyada oluşturulmaya çalışılan kötü bir diktatörlük rejimidir…

 

BAĞDADİ KİMDİR?

Bu topraklarda ilk ve sistemli Kurtuluş Savaşı Anadolu’dan başladı ve 100 yıllık projesini neticelendirmek isteyen BOP Saldırganlığı karşısında Irak’ın, Afganistan’ın ve Suriye’nin verdiği Kurtuluş Savaşları’yla bugünlere gelindi… Kurtuluş Savaşları’nın ve Savaşçıları’nın “elele” vereceği bir sürece geldiğimiz bugün, bütün Kurtuluş Savaşlarının ve Savaşçılarının kardeş, bütün işbirlikçilerin de hedef olacağı günlerin arifesine girmiş bulunuyoruz…

Türk’ü, Arab’ı, Kürd’ü, Fars’ı… Bu topraklarda BATI’NIN HÜKMÜ’nü, HAYAT TARZI’nı ve HAÇLI SALDIRGANLIĞI’nı icra edenler, daima karşılarında kurtuluş savaşı veren, direnen “terörist”ler bulacaklardır…

Bu çerçevede;

Ebu Bekir el Bağdadi, her şeyden önce kendisine inanan ve bağlı bulunan büyük bir müslüman kitlenin lideriydi… Hâliyle Bağdadî, BOP Saldırganlı karşısında topraklarını savunan mücahidlerin en önemli liderlerinden biri olarak şehîd olmuştur!

“Bağdadi kimdir?” sorusuna, hangi kesimden olursa olsun samimi her vicdan sahibi kişinin gayet objektif olarak vereceği cevap şudur:

“Bağdadi, sahte Amerikan karşıtlarına mukabil, gerçek bir Amerikan düşmanıdır!”

Trump’ın konuşması boyunca türlü hakaretler savurmasına karşın karizmasına duyduğu hayranlığını gizleyemediği bütün mücahid liderler gibi;

Bağdadi’de erkek gibi yaşadı ve erkek gibi öldü!

ADIMLAR

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: