EŞARÎ VE MATURİDÎ’LİK ÜZERİNE

EŞARÎ VE MATURİDÎ’LİK ÜZERİNE

İmam Eşarî aczi ve kulluğu, İmam Maturidîirade ve hürriyeti sistemleştirdi. Acz terbiyesi ilmiye sınıfının, iradeeğitimi ise siyaset ve asker sınıfının gıdasıdır. Nitekim Büyük Selçukluİmparatorluğu’nda âlimler Eşarî, asker ve siyasîler Maturidî eğitimindengeçerdi.

Maturidîlik Hanefîlikle, Eşarîlik deŞafiîlikle özdeşleşmişti. Genel olarak Türkler Hanefî-Maturidî, Kürt ve Farslarise Şafiî-Eşarî mezhebindendi. Selçuklu tebaası olan Arap halkı ise genellikleHanbelî mezhebini benimsemişti. Sık sık kavga ve boğazlaşmalar, ŞafiîlerleHanbelîler arasında yaşanıyordu.

Selçuklular ve sonrasında ortaya çıkan ilim vefikir erbabı arasında büyük ağırlık Şafiî-Eşarî nisbetindedir. Osmanlılarınresmi mezhebi her ne kadar Hanefi-Maturidi ise de, Osmanlı medresemüfredatlarını inceleyenler, eserler ve fikirler üzerinde Şafiî-Eşarî ağırlığıgörünce şaşırmışlardır. Bazıları, Osmanlı’nın gerilemesine Eşarîlerin sebepolduğunu iddia etmiştir. (Bunlar boş laflardır, temelsizdir.)

Hanbelî ve Malikîlere gelince… Bu iki fıkhîmezhep, diğerlerinde olduğu gibi itikadî bir eşdeğerini bulmuş ve onunla bütünleşmişdeğilse de, Şafiî, Malikî, Hanbelî üçü de Hadis Ehlinin doktrinleri olduğundan,onların itikaddaki temsilcisi Eşarî mezhebi sayılır. Hanefîlik ve Maturidîlikise Rey Ehlinin doktrini oldukları için tabiî bir bütünleşme içindedir.

Buna benzer bir bütünleşme arayışı, önceHanbelîlik’le Selefîlik, daha sonra Hanbelîlikle Vehhabîlik arasında dasözkonusu olmuştur. Selçuklular’dan sonra Eyyubî ve Memlüklerin resmi mezhebiolan Eşarî-Şafiî çizgisiyle yeniden ve bu sefer daha büyük bir kavgaya tutuşanbazı kesimler Selefîliği vücuda getirmişlerdir

Eşarî-Şafiîlerle büyük bir kavgaya tutuşan Selefîler, bazı Hanbelî iddiacısı çevrelerden destek görmüşlerdir. Osmanlılar zamanında ortaya çıkacak Vehhabîlik de aynı şekilde Hanbelî fıkhını esas kabul etmiştir. Ancak bu son iki mezheb, Ehl-i Sünnet dairesinde görülmemiş ve Hanbelî çevrelerde buldukları geçersiz itibar, “dalalet örneği” sayılmıştır. Burada yeniden başa dönersek, kalem erbabı için aczin idrakı, kılıç ehli içinse iradenin beyanı esastır. Eşarîlik ve Maturîdilik eğitim, her ikisi bir ahenk ve birlik içinde ve lazımdır. Başkasına hacet yok.

Selim Gürselgil

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: