İYİ VE KÖTÜ

İYİ VE KÖTÜ

Bir şey, Allah tarafından emredildiği için miiyi olur, yoksa iyi olduğu için mi Allah tarafından emredilir?

Aynı şekilde, bir şey Allah tarafındannehyedildiği için mi kötü olur, yoksa kötü olduğu için mi Allah tarafından nehyedilir?

Bu mesele, hem felsefi, hem de itikadidir.

Felsefidir, çünkü tartışmanın kökeniEflatun’un Euthyphro risalesi. Sokrat ile Euthyphro arasındaki tartışma aslındadindarlık (eusebia) üstüne başlıyorsa da, zamanla “ahlâkın (iyi ve kötünün)kökeni nedir” şekline dönüyor. Felsefe tarihinde buna “EuthyphroDilemması” diyorlar.

Batı felsefesi içinde bu dilemma çok meşhuroluyor. “Bir şey Allah emrettiği için iyidir” diyenlere İlâhîiradeciler adı veriliyor. Bir şeyin iyi olduğu için Allah tarafından emredildiğinidüşünenler “doğal hukukçular” adını alıyor.

İslâm tarihine, ne Euthyphro’nun ne Sokrat’ınadını anmaksızın bu tartışma Batı’dan çok daha erken tarihlerde giriyor veBatı’da olduğundan çok daha güçlü biçimde ele alınıyor. İtikadi bir mevzuolduğu tesbit ediliyor, dinde hak mezhepler, sapık mezhepler, bu tartışmada yeraldıkları konum itibariyle değer kazanıyor.

İmam-ı Azam’dan itibaren, fakat esasen kelâmdisiplini içinde önemli yer eden bu tartışmada Maturidiler, problemin ikincitarafına ağırlık veriyor. Bir şeyin iyi olduğu için Allah tarafındanemredildiğini, kötü olduğu için nehyedildiğini, iyi olmayanı Allah’ın emretmesive kötü olmayanı nehyetmesinin mümkün olmadığını savunuyorlar.

Eşariler ise Allah neyi emretmişse iyinin oolduğunu, neyi nehyetmişse kötünün o olduğunu, bundan başka iyi ve kötü ölçüsüolmadığını savunuyorlar. İmam Eşari, “Allah yalan söylememizi emretseydiyalan iyi bir şey olurdu” derken, Maturidiler Allah’ın kötü bir şeyiemretmeyeceği kanaatinde… (Cebriye ve Mutezile bu tartışmanın iki uç kutbu;biri iradeyi, diğeri kaderi yok sayan iki sapık mezhep.)

İtikadi mezheplerin oluşumu tamamlanmıştır.Yeni bir itikadi mezhep kurulması mümkün değildir. Ancak kelâm ilmi içindegeçen bazı meselelerin fikri değerlendirmesi her çağda mümkündür.

Buna göre, İbda Fikriyatında, bu tartışmanınEşari kanadına yakın bir fikrin belirtildiğini görürüz. Salih Mirzabeyoğlu,Allah bildirmeseydi insanların iyi ve kötü hakkında ölçüsü olmayacağını,(Peygamberler olmasaydı medeniyet olmazdı!), Allah’ın dilediğini dilediği gibiemr ve nehyetmekte hür olduğunu, O neyi emretmiş ve Peygamber neyi bildirmişseiyi ve kötünün o olduğunu ifade eder.

Biz de böyle bilir, böyle inanırız.

Selim Gürselgil

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: