BAŞIMIZI ZALİMLER ÖNÜNDE EĞDİRMEYEN BAŞ – HİLÂFET

BAŞIMIZI ZALİMLER ÖNÜNDE EĞDİRMEYEN BAŞ – HİLÂFET

Kardeşliği ayıran kilometreler mi yoksa menfaatler mi oldu?

Bugün Arakan, Doğu Türkistan, Afrika, Suriye ve daha birçok ülkedeki müslümanlara yapılan zulmü haykıran, dillendiren veya karşı çıkanları (sözde karşı çıkanlar hariç) görmek biraz zorlaştı; çünkü günümüz insanlarının gözleri menfaatten gayrısına renk körü olmuş durumda. Bunu tesbit etmeye siyaset yapan sözde siyasetçilerle başlamak gerekir. Günümüz siyasetçileri Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun dediği gibi “fikir için iktidar değil de iktidar için fikir” düsturuna tabi olmuş durumdalar. Milletin vekili sıfatını taşıyanlar, milletin derdinin değil de şahıslarının menfaatinin peşinde görüntü veriyorlarsa…

Bugün mukaddes topraklar işgâl altında ve bunun yegâne sorumlusu bizleriz ve buna rağmen hâlâ bir taş parçasını dahi Yahudilere vermeyen Ulu Hakan’a dahi hakaret edenlere meydan veriyoruz. O Ulu Hakan ki dünyanın dört bucağına adaletin gölgesini taşımış… Bizse böylesine birine hakarete göz yumuyoruz.

Özgürlük bu değildir, demokrasi dediğiniz illet de bu değildir.

Zalimler doymadıkları ve doymayacakları zulümlerine dünyanın dört bucağında Müslümanların ve mazlumların kanını arayarak ve kan akıtarak devam etmekte. Neydi hatamız da aramızdaki kilometreler bizi kardeşlikten uzaklaştırdı?

İslam dinine mensup olan herkes kardeş değil miydi?

Paygamberimiz (sav) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyururken biz hâlen daha niye bu zulümleri kulak arkası ediyoruz? Hani hepimiz kardeştik, ne oldu da bu kardeşliğimiz bozuldu?

Hilâfet…

Bizim zalimlerin karşısında başımızı eğdirmeyen bir halifemiz vardı.

“Başımızı eğdirmeyenlerin önünde eğilsin başımız”!

Berat AKTEKİN

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: