ESAS DÜŞMAN

ESAS DÜŞMAN

Bir arkadaş şunu sordu:

“Selim abi İslâm’ın asıl düşmanı neden ABD ve İsrail. Neden İran değil de Rusya değil de Çin değil de neden onlar?”

Arkadaş, bunu bilmeyecek ne var ki? Aslında böyle bir sorunun gelmesi çok garip. Çünkü bir yönüyle “Büyük Doğu İbda biliniyor farzederek” konuşuyoruz. Hiç olmazsa “Başyücelik Devleti / Yeni Dünya Düzeni” kitabı okunmuştur diye düşünüyoruz.

Diğer yönüyle de işin bir bedahet tarafı vardır. Mesela “Dünyamızı güneş aydınlatıyor” denildiği zaman, bu acaba öyle mi değil mi tarzında yeni bir soru doğurmaz. Bedahet hissimizle öyle olduğunu biliriz.

Bu ikisi de yoksa, üçüncü olarak, içinde yaşadığımız dünya gerçeklerine dair asgari bir hâl şuurumuz vardır, olmalıdır. Mesela dünyanın dümenini “siyonist kapitalizm”in tuttuğunu bazı haberlerden öğrenmişizdir. ABD’nin dünya hegemonyasının mahiyeti hakkında az çok bilgi sahibiyizdir. Hiç olmazsa İsrail’in kim olduğu, nasıl kurulduğuna dair kulaktan dolma da olsa bir şeylere aşinayızdır.

Ama bu üçü de yoksa o zaman konuşmanın mânâsı yoktur. Muhatabınla aranda bir dil ve mânâ müşterekliği olmadıktan sonra sabaha kadar konuşsan faydasız.

Bunlar varsa, neye nasıl bakılması gerektiği hakkında zaten fikir vericidir. Ama insanlar genellikle fikir almaya değil, küçük hissiliklerle hareket etmeye, reaksiyon seviyesinde hadiselere bakmaya yatkın. Maalesef bizim camia da -bunca yıllık mücadele tarihine rağmen- hâlâ bu seviyede.

Ve bu küçük hissiliğini de kendi dünya görüşüne ait hâl şuurundan değil, Vehhabi psikolojisinden alıyor.

Selim Gürselgil

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: