28 ŞUBAT’I YAŞIYORUZ

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir hayal;

Uzanmışım, masmavi gökyüzü, gülen yüzler, cıvıldaşan çocuklar etrafımda…

Başyüceliğin şen mesut insanları. Hedefine doğru akan, okuyan, anlayan, hayatında bunu heykelleştiren ideal güzel insanlarla beraber olmanın verdiği huzur içinde tebessüm ederken kafama inen darbelerle uyanıyorum.

Bir el o kadar hızlı bir şekilde darbelerini indiriyor ki hızının şiddetinden göremiyorum. Darbelerle uykudan uyanmanın sersemliğinde etrafıma bakarken görünürde hiçbir şey yok.

Düşman yok. Bana vuran ya da vurduğunu hissettiğim o elin acısı ne idi.

Gecenin tüm siyahlığı odayı kaplamış sessizliğin sesi kanımın damarımda akan süzülüşüne ahenkli bir şekilde duyuluyordu.

Düşman kimdi… Düşman hangi kılıktaydı… Düşman bize ne yapardı, ne yapabilirdi..

Düşünceler, kelimeler, şekiller, ahlak, fikir her şey girift bir şekilde birbirine geçmişti.

Cüneyt Karan gönüldaşımızın belirttiği yazının başlığı yeni bir 28 Şubat yolda(mı) yazısının

Uyandırdığı tedailer..

28 şubat darbesinin mimarları Turgut Özal’ın partisi Anap, Nurcu Süleyman Demirel’in partisi DYP,

Halkçı parti bilinen DSP iktidarlarının eliyle gerçekleşmişti..

Şimdi iktidarda kendilerini merkez sağ olarak tanıtan AKP, kürsülerde 28 Şubat’ın mimarı partilerin kurucuları Turgut Özal’ı ve Adnan Menderes’i övmekten kendisini alamıyordu.

Her iki partinin kurucuları da ilk iktidara geldiklerinde halktan büyük teveccüh görmüş, sonraki yıllarda ise bu teveccühe layık olamayan bu iki partinin liderleri sonlarını da kendileri hazırlamıştı.

Ötekileştirme üzerine kurulu bir anlayış ile ötekileştirdiklerinin intikamından kurtulamamışlardı..

Aynı bugün yaşananlar gibi. Onların hali ortada idi. Ne fikir nede uygulamaya koyacakları bir sistemleri vardı. Tarafını hep güçlüden, zalimden yana koyan bu anlayışın en acı olanı ise İslamcı görünenlere sirayet etmiş olması. İktidarda Müslümanlar var. Ne yaparsa doğrudur..Benim hırsızım iyi hırsızdır. Benim katilim iyi katildir. Benim işbirlikçim iyi işbirlikçidir. Benim Zalimim iyi zalimdir. Sen buna karşımı çıkıyorsun hemen ellerine aldıkları aforoz değneği ile seni aforoz edip yalnızlaştırırlar.

İktidarda Müslümanlar var söylemi düşmanı görünmez kılan bir söylemdir.

Sözde İslamcıların, İslam’a hıyanet edenleri her türlü hakkı vererek Müslüman kimliğinin arkasına saklaması düşmanı görünmez kılarken müslümanı da düşmansız bırakmaktadır.

28 Şubat’ı yaşıyoruz demiştik…

Evet yaşıyoruz sizin de yaşadığımızı anlamanız için aynı zulümleri yaşamanız mı gerekir?!

28 Şubat’a karşı direnenler hala zindanda. Salih Mirzabeyoğlu 17 yıldır zindanda.

Sizin için bir şey ifade ediyor mu bu?

28 Şubat da zindana konulanlar aileleri, sevenleri ile birlikte 17 yıldır 28 Şubat’ı yaşıyor.

Farkında mısınız ?!

İtiraz ettiklerinde seslerini yükselttiklerinde rejimin kolluk kuvvetleri tarafından darp edilip susturulmaya çalışılırken sizler neredeydiniz?..

Bugün bir kez daha görmüş olduk ki rejimle barışık yaşayanların düşmanı rejim değil…

Rejime başkaldıranlardır…

Onların korkusu kurulu düzenlerinin bozulması. Rahatlarının kaçması. Huzurlarının bozulması.

Huzurları bozuluyor, rahatları kaçıyor, firavun düzenleri çöküyor. Korumaya çalıştıkları rejim tüm yamalara rağmen dikiş tutmuyor hızlı bir şekilde batıyor…

Şu bilinsin ki bizler uyuyamıyorsak kimseyi uyutmayacağız..

Yapılan zulümlerin hesabının da yaklaştığının farkında olsunlar.

1999’da başlayan mücadele bugün isyanın doruk noktasına ulaşmasıyla devam etmektedir..

Bunu mânâlandıracak olan sensin..

Buna ruh üfleyecek olan sensin.

Zafer mi? Zafer Allah’ındır. Biz sefer ile mükellefiz.. Zafer sefer edenindir. Hem bu dünyada hem ahirette..

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu