El-Manar Tv Temsilcisi Hasan Tahravih

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Resim_1340976650

Tahravih: “İRAN, SURİYE VE HİZBULLAH; EMPERYALİZM VE SİYONİZME KARŞI BİR DİRENİŞ HATTI ÇEKMİŞTİR.”

Hasan Bey, ilk olarak; Suriye’de son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

HT:  Bildiğiniz gibi Amerika’nın savaşı farklı biçimlerle devam ediyor. Ama ben iki önemli gelişmeden söz edebilirim… İlk olarak iki hafta önce Suriye ordusu teröristlerin “temizlenmesi”ne yönelik bir harekata başladı. Lazkiye-Keseb  bölgesinde ve Cebel Akrad dağlarında. Ve bu operasyon, bir kaç bölge haricinde başarıyla sonuçlandı. Operasyondan sonra Suriye içinde durum,  Suriye’nin lehine dönmüştür diyebiliriz. Bu aynı zamanda Suriyelilere psikolojik açıdan da üstünlük sağladı.

Diğer tarafa, teröristlerin tarafına bakacak olursak, teröristlerin psikolojik çöküş yaşadıklarını söyleyebiliriz. Görülüyor ki, [onlara emperyalist güçler tarafından sağlanan] para ve silahlar boşa gidiyor…  Ayrıca destekçileri Katar Suudi Arabistan’da da psikolojik bir çöküş söz konusu.

Ancak bu olaydan sonra, Suriye açısından bakıldığında ne yazık ki, Kuzey bölgesinde geçen Cuma günü Keseb bölgesinde, [Türkiye sınırında] El kaideci, el Nusracı, IŞİDçi teröristler bir saldırı başlattılar. Bir sınır kapısını, bölgelerini ele geçirdiler. Bu bölge, Beşar Esad’ın destekçilerinin yoğun olarak bulunduğu bir bölgeydi. Bu Suriyelilere psikolojik açıdan da üstünlük sağladı. Ancak yapmak istediklerini gerçekleştirmekten acizler, başarılı bir savaş yürütemiyorlar.

Bir gerçek ile yüz yüzeyiz, Suriye dışındaki belirli güçler, yani Amerika ve İsrail; Suudi Arabistan ve Türkiye’yi bu savaşa dahil etmeye çalışıyor. Bu önceden de biliniyordu ancak şu anda neredeyse bundan tereddüt edilmiyor.

Peki Lübnan’ın durumu hakkında bir şeyler söylemek gerekirse…

HT:  Lübnan’daki durumun, özellikle Suriye’de yaşanan savaştan doğrudan etkilendiği biliniyor zaten. 1 ay öncesini hatırlayın Beyrut’ta Hizbullah’ın bölgesinde bombalı arabalar patlıyordu, ayrıca suikastler oluyordu. Belli ki belirli güçler [ Amerika ve İsrail] özellikle Hizbullah bölgesinde üzücü olayların gerçekleşmesine neden oldu.

Şu an ise, iki haftadır hiçbir olay yaşanmadı. Özellikle Suriye Ordusu sınır bölgesine doğru yaklaştığı için ve Hizbullah militanları bölgeyi temizlediği için,  güvenlik bu bölgelerde nispeten sağlanmış vaziyette, artık teröristler arabalarıyla, – bomba yüklü arabalarıyla- rahat rahat bölgede dolaşamıyor. Bunların hepsi Kalafat Bölgesi’nden geliyordu. Ancak şu anda bölge temizlenmiş vaziyette diyebiliriz.

Ancak şimdi özellikle Trablus bölgesinde yeni sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Bölgede Sünni-Şii çatışması çıkartılmaya çalışılıyor. Bazen Beyrut’un etrafında da benzer teşebbüsler söz konusu olabiliyor… Ancak genel olarak bakıldığında olaylar kontrol altındadır. Zaten bir iç savaş çıksaydı, Türkmenler üzerinden çıkartılabilirdi daha önceden ama ne mutlu ki, bunu beceremediler.

Bence bu saatten sonra ciddi manada büyük bir mezhep savaşı, bir iç savaş yaşanmaz, ancak küçük çaplı kötü hadiselerin yaşanması muhtemel gözüküyor.

Fiilistinlilerin Suriye’ye bakışı hakkında neler düşünüyorsunuz, Yermuk’ta neler olmaktadır şu anda?

HT: Filistinlerin Suriye’ye bakışı bellidir aslında… Sadece Trablus Kurtuluş Cephesi değil, Hamas dışında,  net bir görüşleri var. Onlara göre Suriye’de olup bitenler Suriyelileri ilgilendirir. Filistinliler bunu görüyor ve Suriye halkının istediği hakların meşruluğunu da kabul ediyorlar. Ancak burada mesele farklıdır, burada bir halkın mücadelesi değil,  kendilerine mücahit adı verilen Amerikan güdümündeki, yabancılar bugün Suriye’de Suriye ordusuna karşı savaşmaktadır. Suriye halkı, ise Suriye devleti ve ordusunu destekliyor bu dış güçlere karşı, Amerikan emperyalizmine karşı…

Zaten Filistinliler, canlarını da vermeye hazırlar. Amerikan Emperyalizmine karşı Suriye’yi savunmak istiyorlar… Pek çok kişi bunu söyledi çünkü Suriye’de yaşanan dördüncü yılına giren savaş, Suriye’nin zayıflatılmasına yöneliktir. Filistinlilere göre Suriye’nin zayıflatılması, Filistin’in direnişinin zayıflatılması anlamına gelmektedir. Çünkü Suriye’nin birkaç parçaya ayrılması ancak İsrail’in işine yarayacaktır.

Çoğu Filistinli bu savaşına artık bitmesi gerektiğini düşünüyor ve ayrıca Suriye halkının demokratik haklarının da verilmesini söylüyor…

HAMAS Hata yapmıştır. Ancak Hamas bu konuda başka fikirlere sahiptir. Yine de Hamas yanlış yapmaktadır. Filistin halkı da böyle düşünüyor ve Hamas zaten yanlış yaptığını geç de olsa fark etti ancak iş işten geçmiştir artık! Bunu Halid Meşal söylemedi ama üst düzey yöneticileri itiraf etti.

Strajetik olarak yanlış bir tutumdu Hamas’ın ki. İsrail’e düşman olan Suriye’ye tavır almakta ne gibi bir doğruluk olabilirdi ki zaten?

Hasan bey, sizce Hamas nasıl böyle bir hataya düştü?

HT: Bence Hamas’ı yanlışlığa iten iki sebep söz konusu olabilir: ilk sebep, Körfez ülkelerinden Hamas’a teklif edilen maddi yardım, para falan anlıyorsunuz işte…  Oysa üç yıl önce, Filistinlilere Suriye’nin kapısı açıktı… Hamas ve Diğer örgütlere Suriye’nin kapısı açıktı. Lakin Filistinli örgütlere körfez ülkelerinden güzel teklifler yapıldı.  İyi niyetli teklifler gibi görünüyordu. Oysa sinsice bir kötülük gizlenmişti bu iyi görünümün altında…

Suriye’nin yanında ise, İran ve Hizbullah var. Bir direniş hattından söz ediyoruz. Suriye’nin yanından ayrıldığın zaman, başka bir tarafa geçmiş oluyorsunuz… Ve bu yanlıştır.

Evet, ikinci ihtimale bakalım… Kabul etmek gerekir, Hamas direnişçi bir örgüttür. Hamas Suriye konusunda Müslüman Kardeşlerin aldığı tutumu almıştır. Yani Müslüman Kardeşler’in bir etkisinden bahsedebiliriz.

         Son olarak, Mısır hakkında da kısaca bir değerlendirme yapmanızı istesek?

HT: Ben Mısır’ı biraz çelişkili görüyorum…  Bence süreci iyi takip etmek gerekir. Biliyorsunuz Mısır’da gelişmeler çok hızlı ilerliyor. Ama size birkaç cümle ile düşüncelerimi ifade edeyim.

Öncelikle Abdul Fettah Sisi’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerini %90 gibi bir oy oranıyla kazanacağını düşünüyorum. Bu çok ilginçtir. Abdul Fettah Sisi büyük bir halk çoğunluğunun desteğini almıştır. Ancak bu aynı zamanda bir çatışma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Çünkü Müslüman Kardeşler silaha sarılma yoluna gidiyor. Sina’da yaşanan çatışmaları da unutmamalıyız tabii ki. Müslüman kardeşler ile Ordu’nun çatışmasını tehlikeli buluyorum. Ve Askeri Mahkemenin Müslüman kardeşler mensupları için verdiği kitlesel idam kararına ise Mısır halkı pek tepki göstermiyor, Ancak bu bana mantıklı gözükmüyor. Yüzlerce kişinin idam edilmesi normal değildir. Mısır Halkı’nın tavrını bu noktada gerçekten anlayamıyorum.. Mısır’ın geleceği için iyimser değilim. Bekleyip hep birlikte göreceğiz.

Efendim, çok teşekkür ederiz.

HT: Ben teşekkür ederim… 

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

İletişim Formu