GÖSTERİYORUM!

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Milletvekilleri, ayrı ayrı hepimizin temsilcisi olduğuna göre ve Egemen Bağış, ayrı ayrı bütün milletvekillerine mektup yazdığına göre; milletvekillerimiz nezdinde, biz de Egemen Bağış’tan gelen mektubu aldık, kabul eyledik.

Egemen Bağış, mektubunda, son zamanlarda hakkında yazılanların“itibar cellâtlığı” olduğunu söylemiş.

“Bakara-makara” konuşmalarının“montaj ve çarpıtma” olduğunu söylemiş.

O konuşmaların, montaj olduğunu“daha ilk gün” açıklamış.

Hasılı kelam, kendi kendini aklamış, olayı bitirmiş…

Bak Egemen Bey…

Milletvekillerine ve dolayısıyle bizlere yazdığın mektubun neresine cevap verelim bilemiyorum ama bu konuşmalara nasıl “montaj” diyebiliyorsun hayret!

Pes artık.

Yok artık.

Yani şimdi, şu kadar milyon tane insanın kulaklarıyla duyduğu ses, senin mi değil mi?

“Kitapçık yok lan. Google’a gir, Kur’an’da atıyorum kardeşlik, Kur’an’da nankörlük, Kur’an’da bilmem ne diye search yap, hepsi çıkıyor; oradan beğen bir tane salla gitsin”deyip karşındaki kişiyle gülüşen sen değil misin?

Karşındaki, “adam” demeye dilimizin varmadığı kişi, Arapça taklidi yaparak tuhaf sesler çıkarırken, sonra da “bu Bakara iyi ya” derken, karşıdan “makara makara” diyen sen değil misin?

Sen değilsen kim?

Sen isen, bu “makaraların” hangi kısımları montaj? Nereleri çarpıtma?

De hele bir!?

Bunlar bir yana…

Tamamen teknik bir inceleme konusu olması gereken sesler, senin “montaj” demenle nasıl “montaj” olacak?

Sen bilirkişi misin?

Sen uzman mısın?

Senin karar ve hüküm verme ayrıcalığın mı var?

Neden milletvekillerimize (dolayısıyle bize) mektup yazıp duruyorsun?

Madem kendini aklamak istiyorsun; gönder sesleri kriminale, montaj mı şantaj mı belli olsun gitsin.

Milyonlarca insan, sen “bunlar montaj” dediğinde sana inandı mı sanıyorsun?

Montajmış…

Yok ya!

Vallaha mı?

Ya değilse?

İkide bir, olur olmaz her mevzuya “konu mankeni” yaptığınız “başörtülü kızların” iman ettiği Kur’an hakkında sarfettiğin(iz) sözlerin, montaj olup olmadığına sen mi karar vereceksin?

Milyonlarca insan, senin “montaj” demene neden inansın ki? Ne ayrıcalığın var?

Daha birkaç gün önce, seçim gecesi, balkondaki konuşmada Dışişleri Bakanı’nın senin elini sıkmadığı dikkatimi çekmişti… Bu “makara” yüzünden mi?

O balkona çağırıldın mı, yoksa “makara” olayı yüzünden çağrılmadığın halde, çaktırmadan aradan “kaynak yaparak” mı balkona çıktın?

Neyse…

Sen şimdi, sana inanmamız için sadece bir tane sebep gösterebilmek için düşünedur…

Ben de senin gibi, Google’da “search” yapıp, ayetlerle alay etmenin, hafife almanın, Başbakan tavsiyesine uyarak, ulemaya göre hükmünü yazayım. Belki, kendini halkın vicdanında aklamak için gayrete getirir.

İyi bak, gösteriyorum.

Hazır mısın?

Aha buyur:

Prof. Dr. İsmail Köksal: “Kur’an ayetleri ile dalga geçmek küfürdür. Bunda İslam alimleri birleşmiştir. Ayetlerdeki İslami hakikatlerle ilgili bir dalga, küçümsetici söz, bunların hepsi küfürdür.”

Prof. Davut Aydüz (Vehbe Zuhayli’nin, Tefsirü’l Münir adlı eserinden naklen): “Allah’la, ayetleriyle ve peygamberleriyle alay etmek, küfürdür.” 

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

İletişim Formu