HEM HIRSIZ, HEM YÜZSÜZ!

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

17 Aralık kırılmasıyla başlayan Erdoğan Cemaatiyle Gülen Cemaati arasındaki çatışma, başbakan ve oğlunun hırsızlıkla alakalı ses kaydı yayınlanmasıyla zirve yapmıştı. O zaman Tayyip Erdoğan ses kaydında oğlu Bilal’e; “operasyon var, paraları sıfırla” demişti.

Gel zaman git zaman, dün İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Demir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı. İlk etapta kimse ne olduğunu anlamamıştı.

Fakat Başsavcı’nın unuttuğu bir şey vardı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekilliği dokunulmazlığı vardı. Yani savcının yaptığı Anayasaya aykırı bir durumdu.

Gelen tepkiler üzerine,  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çağrının“sehven” olduğunu açıkladı. Çağrı geri çekilirken, soruşturma dosyası da Savcı Demir’den alındı.

Burada herkesin kafasına bir soru takıldı… Kılıçdaroğlu’ndan şikayetçi olan kimdi?

Zaman geçtikçe şikayetçi de ortaya çıktı… “Şikayetçi – Madur” Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan. Şikâyet gerekçesi de; 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra yaptığı açıklamalarla kendisine hâkaret ettiği iddiası.

Burada ilk suçlu, âdeta AKP milisi gibi davranan Başsavcı Mehmet Demir… Bir hukukçu, bu yaptığı işin suç olduğunu bilmelidir. Garibanın birinin bir işini günlerce, hatta aylarca sürüncemede bırakanlar, iş Başbakanın oğluna gelince anayasa-manayasa dinlemeden, hem de ana muhalefet parti liderini şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırabiliyor.

Haberin yayılmasından sonra,  ilk tepkiler CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’den geldi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifadeye çağırılmasıyla ilgili olarak, “Şikayetçinin kimliği ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun daveti yan yana getirildiğinde bunun sehven yapılmadığını düşünüyorum. Anılan savcı suç işlemiştir. Böyle bir suç hiç kimsenin koruması altında olmamalıdır” dedi.

Akif Hamzaçebi’den sonra açıklamada bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifadeye çağırılmasının Bilal Erdoğan’ın şikayeti üzerine yapılmış olmasına sert tepki gösterdi. “Ar damarı çatlamışlık tam da budur” diyen Tekin CHP’nin bu meseleyi “namus meselesi” haline getireceğini söyledi. Tekin açıklamanın devamında, şikayetçinin Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan olduğunun ortaya çıkmasının kendisine bir Nasreddin Hoca fıkrasını hatırlattığını belirterek “Hırsızın hiç mi suçu yok”dedi.

Tekin şöyle konuştu:

“Hırsız var diyene hırsız tarafından yargı sopası gösteriliyor. Gözdağı veriliyor. Tarih bunları utanç düzeni olarak yazacaktır. Bu konu bana Nasreddin Hoca’nın fıkrasını hatırlattı. Hırsızın hiç mi suçu yok demişti hoca. Bu tam da bugüne uygun. Bu durumu bütün kamuoyunun vicdanına sunuyoruz”

***

Devamlı Hz. Ömer’den örnek veren Başbakan kolunu neden kütükten kaçırıyor, merak ediyoruz. Yine Hz. Ömer’den örnek veren başbakan oğlunu kırbaçlamayı düşünüyor mu? Yoksa yine aynı kolpayla mı karşı karşıyayız?

Bizim bildiğimiz Hz. Ömer oğluna “paraları sıfırla” demezdi…

 

ADIMLAR HABER – YORUMhırsız_yüzsüz_tayyip_aile

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu