İSRAİL HİZBULLAH’A SALDIRAMAZ

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Timur GÖKSEL:

İSRAİL HİZBULLAH’A SALDIRAMAZ

Röportaj: Fazıl Duygun

Editör: Ayşe Nur Turan

Timur Göksel Kimdir?

Lübnan’da Birleşmiş Milletler Barış Gücü UNIFIL’in görevinin başladığı ilk yıllarda misyonun sözcülüğünü üstlenen, görevinin sona ermesinin ardından bu ülkede kalarak yaklaşık 30 yılını geçiren ve halen Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde dersler veren uluslararası duayen Timur Göksel arkadaşımız Fazıl Duygun’a konuştu.

 tmr5674

-Timur Bey,  Orta Doğudaki son gelişmeleri değerlendirebilir misiniz? Lübnan ne durumda?

-Lübnan’da yeni bir hükümet kuruldu. Lübnan’ın geçmiş durumunda bir değişiklik yok. Her zaman ki gibi mezhep tartışmaları devam ediyor. Lübnan’daki şimdi en tehlikeli durum; Suriye’deki savaşın buraya etkileri. Bununla meşgulüz. Büyük bir göçmen sorunu var. Türkiye gibi hazırlıklı değiller buna. Devlet fazla karışamıyor. Müdahale edemiyor, etmiyor. Onun için bu büyük sorun var. Şimdi ülkedeki nüfus dengesini bozuyor. Lübnan’ın nüfusu şu anda beş milyon kişi. Buraya bir milyon kişi gelirse ve bunların çoğu da aynı mezhepten olursa o zaman bir denge bozukluğu oluyor. Ve bunu da istismar edenler var. Dolayısıyla yani eskisi gibi, her zamanki gibi gerginlikler devam ediyor, fakat şimdi gerginliklerbiraz daha kanlı olmaya başladı. Bu bir nevi Sünni-Şii savaşı haline getirilmeye çalışılıyor ama biraz daha böyle devam ederse, birkaç kere daha böyle bombalı saldırı olursa gidişat iyi değil.

-İyi değil diyorsunuz Hocam. Peki Suriye Savaşının yani oraya etkileri bu Şii-Sünni savaşını iyice ateşlemiyor mu? Özellikle Suudi Arabistan-Suriye çekişmesi, İran çekişmesi…

-Efendim bunlar daha ziyade o kadar yani muhakkak bölgesel etkileri var. Fakat burada daha ziyade (mahalli) düşünmek lazım. Malum gizli bir şey değil. Buradaki örgütün Suriye de savaşa müdahale ettiği, onların kendi çıkarları var. Biraz yanlış. Bunu tabi, bazıları var ki bunu biraz yanlış yorumluyorlar. İşte bunu bir nevi Sünni-Şii savaşı… Aslında öyle değil. Hizbullah’ın o savaşa katılmasının esas nedeni; kendi çıkarlarını korumak, kendi geleceğini garanti altına almak. Suriye’nin onlara dost olmayan bir yönetim biçimine girmesi Hizbullah için büyük bir tehlike. Bunu bildikleri için müdahale ettiler. Ama bunu nedense bir nevi dini, mezhepsel savaş haline getirenler var. Ben öyle görmüyorum. Biraz evvel de dediğim gibi, kendi çıkarları mevzu bahis. Ama onların oraya girmeleri Suriye’deki savaş emirlerini değiştirdi. Buna da şüphe yok. Her ne kadar Suudi Arabistan, Katar, Türkiye vs. muhaliflere yardım ediyorsa da, savaş dengesi değişti. Yani eskisi kadar etkili değiller. Özellikle Şam bölgesinde. Tabi, şimdi savaşın gidişi değişince, muhaliflerin dini gruplara, oradaki radikal-dini gruplar muhalifler arasında. Bunu Hizbullah’ın katılmasına bağlıyorlar. Dolayısıyla Hizbullah’a karşı büyük bir kızgınlık var. Hizbullah’la da askeri açıdan, yani arazide savaşta Hizbullah’la başa çıkmaları çok zor. Onun için Hizbullah’ın kendisine değil, Hizbullah’ın buradaki kitlesine, buradaki taraftarlarına, buradaki Şiilere karşı saldırılar olmaya başladı. Son dört beş saldırı böyle oldu. Siviller öldürülüyor. Hizbullah’ın zaafını böyle bulmaya çalışıyorlar. Buda bir yerde tabi çok tehlikeli bir şey. Hizbullah da bundan sonra icrasız. Çünkü cevapta veremiyorlar fazla. Çünkü o zaman Lübnan Devletinin görevlerini üzerine almış olacaklar. Gereksiz yere Sünnileri öldürmeye başlayacaklar. Onun için onlar cevapta veremiyorlar böyle bir çıkmaz içindeler.

-Evet, peki Hocam, İsrail-Hizbullah çekişmesi son günlerde gündemde. İsrail’in saldırma ihtimali olabilir mi bu gidişle?

-Hayır efendim. İsrail’in, bu defa girmesi kolay değil. İki tarafın birbirlerine saldırmaları kolay değil. İki tarafın üzerinde çok caydırıcı güçler silahlar var. Böyle soğuk savaş devam edecek. İsrail’in bu son gelişmelerdeki, dikkatimi çeken tek husus, ilk defa benim bildiğim uzun yıllardır Hizbullah İsrail’e bir saldırı yaptınız diyor, bunu ilan etti. Genellikle bu konuda bir şey söylemezler. Bunun bir manası bir taktik, değişiklik var. Arkasındaki stratejik düşüncenin ne olduğunu bilemem tabi. İlk defa dediğim gibi Hizbullah-İsrail Savaşını, İsrail saldırısını kabul etti. Niye yaptılar? Bunu düşünmek lazım.Bence yapmalarının nedeni; eğer bizim saldırımıza İsrail cevap verirse;  biz, bize saldırıya cevap verdik, durup dururkensaldırmadık diyebilmek için İsrail’in saldırısını ilan ettiler. Ama bu demek değil ki: İki tarafta birbirlerine karşı bir savaşa girecekler. Çünkü buradaki bir savaş çok çok büyük olur.

-Peki Hocam. Son iki üç yıllık bir geçmişi gözleme alacak olursak, Suriye de isyancıların, özellikle selefi, vahhabi vahşetin din adına pazarlanmasına, kurtuluş yolu diye propaganda edilmesine göz önüne alacak olursak, Lübnan halkı, üç yıl sonra Suriye’deki isyana, rejime, düzene nasıl bakıyor?

-Efendim, kim olduğunuza bağlı. Yani burada daha ziyade taraflar, dini esaslara göre bölünmüş vaziyetteler. Lübnan Sünni toplumu, Sünni grupları destekliyor. Şiiler genellikle rejim taraftarı ama yüzde yüz hepsi değiller. Hristiyanlar ise ortada kalmış vaziyetteler. Çünkü Suriye’deki Hristiyanların büyük tehlikede olduklarının farkındalar. Dolayısıyla taraf tutmamaya çalışıyorlar. Burada, Lübnan da hangi topluma dâhil olduğunuz zaman, bu mezhebe ait deriz, onu destekliyorsunuz Suriye’de.

– Hocam verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Çalışmalarınızda başarılar dilerim

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

İletişim Formu