KATİLLER ARAMIZDA – YAZICIOĞLU CİNAYETİ

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadeti, mevcut sistemin işbirlikçi karakterini ve AKP iktidarının bundaki başat rolünü ortaya koyacak bir cinayetten başka bir şey değil.

Türkiye’nin bağımsız olmayıp, seçimler dâhil bütün bir sistemin aslında Türk milletini uyutmak üzere kurulmuş bir tezgâh olduğunun göstergesi bir hadise. Bu cinayetin gerçekten çözülmesi ile Türkiye’nin nasıl bir ihanetle karşı karşıya olduğu da apaçık ortaya çıkacak.

Mesele bağımsızlık olunca, Salih Mirzabeyoğlu’nun niçin hâlâ içeride tutulduğu ve Telegram işkencesi ile teslim alınmak, yok edilmek istenmesi de bu cümleden olarak, bir ve aynı keyfiyetin iki ayrı göstergesi oluyor.

İşte bu sebeple, Muhsin Yazıcıoğlu’na olan şahsi hislerimiz ve sevgimiz bir yana, doğrudan doğruya bağımsızlık mevzuumuza dair esaslı bir gösterge olması hasebiyle, Yazıcıoğlu cinayetinin aydınlanması, bizim için hayati önemi haiz bir mesele.

Merhum Yazıcıoğlu, emperyalizmle işbirliğini, bu çerçevede kendisine yapılan teklifleri reddettiği için katledilen bir yiğit insan. Kendisini ve davasını ve vatanını satmadığından… Kendisini, davasını, vatanını satarak Başbakan olmayı reddetmesi sebebiyle hedefe oturtulan… (Gömlek değiştirenlerin hali ortada…)

Bu çerçevede, Vatan Gazetesi’nde Yazıcıoğlu’nun şehadetiyle alâkalı olarak Avukat Selami Ekici ile yapılmış olan röportajı aynen aktarıyoruz.

Ekici, Yazıcıoğlu’na gerçekleştirilen suikastle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunurken, hâlâ suikasti çözmeyen, çözemeyen, bizce çözmesi de mümkün olmayan AKP’nin gerçek yüzü biraz daha deşifre edilmiş olunuyor.

Muhsin Yazıcıoğlu hakkında şok iddia ortaya atıldı – O koltuk…

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu! Kaza mı, suikast mi diye hala tartışılırken bugün merhum Muhsin Yazıcıoğlu hakkında şok bir iddia ortaya atıldı. İşte Muhsin Yazıcıoğlu hakkındaki iddia.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Selami Ekici, Kurucu Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili, “Ben İsmail Güneş’in otopsisini gördüm. Bacakları kırılmıştı ve sadece deri tutuyordu bacaklarını. Bu durumda kayalık bir ortamda uzaklaşması mümkün değil. Eğer o gün İsmail Güneş’in çene kırığı gündeme taşınsaydı olayın suikast olduğu ortaya çıkardı” dedi.

Ekici, MYK Üyesi Kemal Yavuz ve Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu, Melikşah Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Farklı Bakışlar Kulübü tarafından organize edilen konferansta öğrencilerle bir araya geldi.

“Çenesi daha sonra kırıldı”

Ekici, 25 Mart 2009’da Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasına ilişkin gazeteci İsmail Güneş’in çenesinin kırıldığını, helikopterin koltuğunu alarak kurtulmaya çalışıldığı yönünde haberlerin yapıldığını belirterek, “Ben İsmail Güneş’in otopsisini gördüm. Bacakları kırılmıştı ve sadece deri tutuyordu bacaklarını. Bu durumda kayalık bir ortamda uzaklaşması mümkün değil. İsmail Güneş olaydan 2 veya 3 gün sonra bulunmuştu ve karlar altındaydı. Koltuk ise karların üzerindeydi. Operasyona katılan er, koltuğun daha sonra konulduğunu söyledi. Bu dosyada da kayıtlı. Eğer o gün İsmail Güneş’in çene kırığı gündeme taşınsaydı olayın suikast olduğu ortaya çıkardı. Çene kırığı olan bir insan konuşamaz. İsmail Güneş’in çenesi daha sonra kırıldı” diye konuştu.

“Tehdit ve korkutmalarla rapor hazırlatılmadı”

Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından BBP Genel Merkezi tarafından Almanya’da bir kaza kırım heyeti oluşturularak Türkiye’ye getirildiğini belirterek, bu heyetin olay yerinde götürülmek istenmediğini, tehdit ve korkutmalar nedeniyle raporun hazırlatılmadığını öne sürdü.

MYK Üyesi Kemal Yavuz ise kaza olayında yanlış yerde arama yapıldığını kuzeye doğru bakılması gerekirken, batıya doğru aramaların kaydırıldığını ifade etti.

“Takip edilen gazeteci İsmail Güneş’i ölünceye kadar bekleyin”

Olay günü pek çok tersliğin yaşandığını belirten Yavuz, “Yanlış yerde aramalar yapıldı. Koordinatlar Kahramanmaraş Jandarma Alay Komutanlığına bildiriliyor. Bu koordinatlar dışında bir koordinat belirlenerek askeri arama kurtarma batıya sevk ediliyor. Helikopterin son görüldüğü yerde arama yapılmadı. Gizli tanığın anlatımıyla, başka bir askeri yetkiliye talimat veriliyor ‘şu koordinata kayın, şahsı takip edin eks oluncaya kadar bekleyin, takip edilen gazeteci İsmail Güneş’i ölünceye kadar bekleyin’ diyor. Biz bunları sonra öğrendik” diye konuştu.

Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili ilgili iddiaları dile getiren Yavuz, şöyle devam etti: “Kimseye karşı bir kastımız yok. Bir tarafta karbonmonoksit var, bir tarafta jetler var. ‘Bu dava askerin üzerinden gidiyor’ deniliyor. Keşke o jetler başka ülkenin jeti çıksaydı daha rahat üzerine gitseydik ama Türk Silahlı Kuvvetlerinin jeti çıktı maalesef. Ordu milletin göz bebeğidir diyen Muhsin Yazıcıoğlu’na TSK’ya ait jetlerle bir operasyon yapılmış. Bunu nasıl kabul edebiliriz. Siviller için de iddialarımız yok mu? Var. Askerse asker, sivilse
sivil belki yarın çok daha başka biri çıkacak belki.”

“Uçuş sırasında F-16 savaş uçakları geçti”

Uçuş sırasında helikopterin yanından F-16 savaş uçaklarının geçtiğini öne süren Yavuz, “Yapılan otopsilerde tüm yolcularda karbonmonoksit çıktı. Bu karbonmonoksit nasıl geldi? Bütün bunları araştırıyoruz. Olayın yaşandığı ilk hafta da bize bir istihbaratçıdan ihbar geldi. Gazetecinin çantasına bir tablet konulmuş. Tableti uzaktan patlatmışlar ve patlama sonrasında hava ile karışan madde karbonmonoksite neden olmuş. Birileri çok komplike bir tarz ile Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatına kastettiler. Geleceği okuyanlar bu günleri gördüler ve bu katliamı kurguladılar” ifadesini kullandı.

Oğlu babasını anlattı

Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu ise babasını 15 yaşındayken kaybettiğini belirterek, babasının karizmatik bir ülkücü lider olduğunu belirtti.

Babasını öldükten sonra daha iyi anladığını ifade eden Yazıcıoğlu, “Babamla çok kısa sohbetlerimiz olurdu. O da yaşıma göre sohbetler. Benim biraz yakın tarihe ilgim vardı. Babamda cezaevi anılarını anlatırdı. Tabi babamı vefatından sonra tanımaya başladım. Onun gittiği yoldan gideceğim. Benim için evin kapısını açtıktan sonra önce liderim sonra babamdı. O tam bir Türkmen beyiydi ata iyi binerdi, babamın ata binişini severdim. Deniz Baykal’ın babamın vefatından sonra çok güzel bir sözü vardı. ‘TBMM sigortasını kaybetmiştir’ dedi. Bize babamın vefatından sonra araştırma noktasında yardımcı olan siyasi parti lideri Deniz Baykal olmuştu” şeklinde konuştu.

O KOLTUK SONRADAN GETİRİLMİŞ

BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesiyle ilgili bir iddia daha ortaya atıldı

“Jandarma tutanağına göre hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş’in yanında bulunan koltuk sonradan olay yerine getirilmiş.”

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti. Ancak hem Yazıcıoğlu ailesinin, hem de BBP camiasının kafasında kazayla ilgili oluşan şüpheler geçmiş değil. Vatan Gazetesi’nden Mert İnan’ın haberine göre, Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici şu bilgileri verdi:

‘Ayağını deri tutuyordu’

“Hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş’in otopsi raporu ile 2011’de İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun otopsi üzerine yaptığı inceleme bizde mevcut. Raporda Güneş, sol dizinden bileğine kadar olan kemiklerde kırıklar olduğu belirtiliyor. Görüntülerde bacağı derinin tuttuğu görülüyor.”

500-600 metre mesafe

“Güneş’in Adli Tıp raporunda çenesinde kırık olduğu tespit edildiği belirtiliyor. Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde saat 15.03’de düştü. İsmail Güneş’in naaşı 30 mart 2009’da enkaz alanından yaklaşık 500-600 metre uzakta karların içinde bulundu. Güneş’in donmamak için ölenlerin montlarını üst üste giydiği, helikopterden çıkardığı koltuğu kızak yaparak enkaz bölgesinin aşağısına doğru kaydığı yazılıp çizildi. 30 Mart 2009 tarihli Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı’nca hazırlanan tutanak raporunda söz konusu koltuğun naaş bulunduktan sonra başkaları tarafından olay yerine getirildiğine ilişkin ifadeler yeralıyor.”

“HTS kayıtlarında Güneş’in cep telefonuyla saat 19.30’a kadar görüşme yaptığı tespit edildi. Sivas’taki gazeteci arkadaşlarını, çalıştığı ajansın genel müdürünü, BBP genel merkezini, 155, 156 çağrı merkezlerine telefon açıyor. En son konuşma saati 19.36 olarak tespit edilmiş. Ancak olay yerinde yaptığımız incelemelerde cep telefonlarının sadece helikopterin düştüğü enkaz yerinde net çektiğini, enkazın 10-15 metre uzağında bile çekmediğini tespit ettik. Güneş’in naaşının bulunduğu yerde ise telefonlar hiç çekmiyor. Gece yarısı bir insanın kırık ve yaralı bacaklarıyla enkazdan 500-600 metre uzağa koltukla kayıp gitmesini akla uygun bulmuyorum.”

Neden tersi istikamette?

“Enkazın olduğu yerden 4 km uzakta bir köy var. Bölgede saat 22.00’ye kadar kar yağışı olmadığına dair hava raporları ve tanık beyanları mevcut. Yani görüş alanı açık. Enkaz yükselti olarak köyden daha yukarıda. Bu durumda 4 km mesafeden ışıkları görülebilir. Ancak koltukla kaydığı söylenen İsmail Güneş, her nedense ışıkların olduğu yönde değil, tam tersi istikamette bulunuyor.

Niye kar altında değil?

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı, “Güneş’in helikopterde vefat edenlerin montlarını giydiği doğru. İsmail Güneş’in naaşının karlar altında bulunduğu da doğru. Ancak kızak gibi kullandığı denilen koltuk karın üstünde bulundu” diyor.

‘Çenesini birileri kırdı’

“Otopsi ve İstanbul Adli Tıp raporunda İsmail Güneş’in çenesinde kırık olduğu yazılı. Çene kırığının olduğunu ilk zamanlar biz de farkedemedik. Çeşitli adli tıp uzmanlarıyla konuştuğumuzda çene kırığı olan bir kişinin konuşmakta güçlük çekeceğini ifade ettiler. Hatırlarsanız yardım merkezlerini arayan Güneş, çok rahat konuşuyordu. Bize göre Güneş’in çenesinde ilk anda kırık yoktu. Sonradan birilerinin kırdığına inanıyoruz.”

48 saat sonra ulaşılabilmişti

Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopter 25 Mart 2009’da saat 14.37’de Kahramanmaraş mitinginden Yozgat Yerköy mitingine hareket etmek için havalandı. Toplam 6 kişinin yeraldığı Helikopter saat 15.03’de Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkine düştü. Otopsi raporunda Yazıcıoğlu’nun düşme anında sonra 1 saat daha hayatta kaldığı belirtildi. Helikopterde bulunanların naaşına kazadan ancak 48 saat sonra ulaşıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Son Yazılar

İletişim Formu