MÜSİLAJ, YANGIN VE KAFA YAPISI

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Takdim: Yazarımız Selim Gürselgil, denizlerimizde yaşanan müsilaj afetinin (Denizleri kirletmemizden dolayı oluştuğuna göre sabotaj mı demeliyiz?) yaşandığı günlerde kaleme aldığı aşağıdaki değerlendirme yangın afeti (!) üzerine çıkan tartışmalar bağlamında bir kere daha dikkate şayan. -Adımlar-

 

Ben dış güçlere bağlanacak demiştim. Buyur:

“14 martta bir uçak pilotu, Marmara denizinde bir geminin ne olduğu belirsiz maddeyi denize boşalttığını görüntülemişti.

Üzerinden 2 ay geçince karşımıza marmarada büyük bir kirlilik çıktı,

Ülke açık saldırı altında ama liyakatsız, yönetim kadroları ile ülke uyuyor”

Ama bu kafa yeni bir kafa değildir, onu diyeyim. Hani okullarda “Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık” diye öğretilen kafa var ya, bu kafa o kafadır.

Bu kafa İttihatçı kafasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca bol örneğini gördüğümüz sağcı kafadır. Bugün tepe tepe kullanılıyor.

Tarih dizilerinde falan da bol görürüz bu kafayı. Tarihçiler arasında da çok yaygındır. Türk pir-ü-paktır, hiç hata yapmaz. Kusursuz, mükemmel insan örneğidir. Yenilmişse hep ihanete uğradığı için yenilmiştir. Yenilgilerinden bile başkası suçludur.

Nefsine toz kondurmaz. Nefs muhasebesi yapmaz. Sadece hamasetle iş görür. Onu eleştirmek, hainliktir, düşmanlıktır. Yabancı birisi eleştirirse, saldırıdır. Bu eşsiz insan örneği üzerinde sürekli oyunlar oynarlar. Peygamberler bile sürçer, Türk hata yapmaz.

Vatandaş arasında da çok kökleşmiştir bu. Hiç kimse hata yapmaz. O yapmadığı gibi tuttuğu takım da yapmaz. Yenilirse ya hakem ..nelik yapmıştır, ya federasyon. Hiç normal yollardan yenilmez.

Üstad der: “Gerçek milliyetçilik milletinin zaafını görmekle başlar.” Bunlar tam ters..

Kendini bulutların üstüne koyan, ayağının altındaki bütün pislikleri maharetle örten bu İttihatçı kafa, bugün Atatürkçüsüne de muhafazakârına da solcusuna da yaygındır.

Bu, yıkılması gereken anlayışların başında gelir. O varken gerçekten konuşulabilecek hiçbir mesele yoktur.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

İletişim Formu