Nato Kucağında “İstiklal Savaşı”…

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Şayet İstiklal Savaşı verdiğini iddia ediyorsan, kime karşı bu savaşı verdiğini vereceğini apaçık ortaya koyacaksın. Koyacaksın ki, önce düşmanı doğru tesbit etmiş misin onu görelim. Öbür türlüsüne kaçak güreşmek denir güreş literatüründe. Meydan çıkmış ama rakibinin üzerine gidemiyor, korkuyor, çekiniyor ve nerden çıktım bu meydana, keşke çıkmaz olaydım psikolojisi içerisinde, güreşmekten kaçıyor ve oyun yapmak için hamle yapmıyor. İlk başta meydanda güreş tutmanın heyecanı ve hevesi ile kispet giymiş çıkmış meydana ama işin içine girdiğinde görmüş ki er meydanında kispet giymek her babayiğidin harcı değilmiş, adamı aldıkları gibi kemiklerini kırar atarlarmış.

Sonra, düşman tesbitin doğruysa şayet, sonraki safha, yani düşmana karşı nasıl ve neyle mücadele edeceksin? Niçin düşman oldun? Bunların izahını yapman gerekir.

Ortada düşmanı doğru teşhis ettiğine dair bir alamet yok. Hani Fetullah’a dediğin, “sıkıysa kime beddua ettiğini söyle” ifaden hakikati olan bir davaydı. Şimdi aynı şekilde sen de kime karşı savaştığını, istiklal savaşını kime karşı verdiğini bir söyle bakalım.

Evet, Fetullah’la savaştasın ve buna da İstiklal Savaşı demektesin. Fetullah’la savaş İstiklal Savaşı olmaz, Fetullah kim ki. O halde istiklal Savaşını kime karşı verdiğini söylemen gerekir, tabi sıkıyorsa. Çünkü İstiklal Savaşı edebiyatıyla farklı hesaplar gündeme getirilebilir ve emperyalistlerin çıkardıkları çizmeleri giymek için de en uygun yalandır istiklal Savaşı veriyorum demek.

Kuru kuruya İstiklal Savaşı edebiyatına karnımız tok. Şayet bu iddianda samimiysen, işte İstiklal Savaşı veren gerçek kahraman Bolu’da… Dünyanın en son teknolojisi ile gerçekleştirdiği Telegram saldırısına kafa tutmaya, meydan okumaya devam ediyor. Fikir sizin için çok lüks bir şey ama düşmanın elindeki telegram silahını bertaraf edebilmek için dahi Mirzabeyoğlu’na ihtiyacınız olacak. Ama bilakis, siz Telegramcılarla beraber yıllardır ona işkence etmekte, tek kişilik hücrede yok etmeye çalışmaktasınız.

Her şeyin başı samimiyet…

NATO kucağında İstiklâl Savaşı mı olur? Hem NATO’ya sonuna kadar bağlı hem de İstiklâl Savaşı…

Sıkıysa düşmanın adını açıkla.

GÜNAH İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ AİLENDEKİ TAİFE-İ NİSA İÇİN DE GEÇERLİ Mİ?

Sayın vekilimiz günah işleme özgürlüğünden bahsetmiş…

Şok’un haberine göre, Rusya’dan fuhuş yapmak üzere ülkemize gelen kadınlar polis baskınında yakalandıklarında, “Polise şikâyet ederek, günah işleme özgürlüğümüz elimizden alınıyor!” demişler.

Bu böyle olmaz tabi, kabul edilemez.

Eğitim şart.

Şikâyetçileri ve polisleri biran önce eğitmeli ki fuhuş-günâh özgürlüğüne engel olmamaları gerektiğini öğrensinler.

İşin bir diğer yanı da şu ki, sayın vekilim, bu günah işleme özgürlüğüne ailenizdeki taife-i nisa dâhil mi? Onlarla işlenecek günahlar da günah işleme hürriyeti kapsamında değerlendirilecek mi?

İÇ SAVAŞTA DENETLEME KURUMU GÖREVDE

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemaati ile Fetullah Cemaati arasındaki iç savaşa nihayet müdahil oldu ve Denetleme Kurulu’nu harekete geçirdi.Kurul, dinlemeleri ve yolsuzluk ve rüşvet iddialarını araştıracakmış.

Görünüşte her iki tarafa da eşit mesafede duruyor gözüken bir tavır, iki tarafın da yaptıklarını aynı anda araştırmak.

Diğer yandan, bu araştırmalar sonucunda ortaya bir şey çıkacaksa, cemaatin kaybedeceği bir şey yok ama RTE iktidarı kaybedebilir. Hızlı bir araştırma neticesi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce her iki tarafa da eşit mesafede ve her iki tarafın da pisliklerini ortaya döken bir rapor neticesi RTE’ye Yüce Divan yolu nu açacak sürecin başlangıcına şahit olabiliriz.

Abdullah Gül, böylece muhtemel rakibini siyaset dışı bırakıp, rahat bir seçim süreci neticesi Cumhurbaşkanı olmayı planlıyor olabilir.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

İletişim Formu