OY KULLANMAK MI, NİYE?

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Cemaat- AKP dalaşmasıyla beraber Müslüman kesim ikiye bölünmüş durumda. Fethullah Gülen ‘in beddua görüntülerinin akabinde, ona antipati duyanlar,  Erdoğan’a oy verme noktasında hem fikir olan gruplar olabilir. Bırakalım da “Allahsız, kitapsız kâfirler mi başa gelsin” diyen halk tabanındakilerin hislerine tercüman olan tek ve etkili parti AKP gibi görülüyor olabilir hâlâ.

”Ben lafa değil icraata bakarım”  şeklindeki propaganda söylemleri, tezatlar örgüsü oluşturmaktadır. “Doğru düşünce olmadan doğru düşünce faaliyeti olmaz” Bu hüküm çerçevesinde değerlendirmeler yapıldığında,  her şey yavan, asılsız, mesnetsiz ve uyduruk bulunup çürüğe çıkmaktadır.

Mevcut düzende yer kapmak yerine;  idealini,  fikrini yeryüzüne nakşetmek gibi bir gayeye gönül verenlerin, bırakın herhangi bir partiyi destekliyor olmalarını, hele de iktidar koltuğundakilere sempati duymaları abesle iştigaldir. “Kötünün iyisini desteklemek gerek, oy kullanmak vatandaşlık görevimizdir” şeklindeki aldatmacalara kapılıyor olmak, ideolojik şuur süzgecinin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmez mi? İdeal, hedef, vasıta, gaye, tatbik gibi kavramların tekrardan incelenmesini gerektirmez mi?  İhtilal inkılapçı bir anlayışa meyledenler için oy kullanmıyor olmak, sandığa gitmemek yapılabilecek en basit eylem modeli ve düzen muhalifliğidir. Yeni düzen, yeni insan hasreti çeken, hukuksuzluğa, yolsuzluğa, yalana, hileye, ikiyüzlülüğe karşı; artık yeter diyen her vatansever bilmeli ki,  atılan her oy yeni bir aldanış, yeni bir pişmanlıktır. Emperyalizmin güdümündeki kukla düzenin devamını sağlayıcı bir harekettir.

“Ne dediyse o”.

İBDA Mimarının; “ boşgörüyü hoşgörü adı altında pazarlayan mamacı tipi” şeklinde işaretlediği Fethullah Gülen ile “mürteddir” teşhisini koyduğu Tayyib Erdoğan; Bırakın lider seciyesinde görünmeyi, insani, vicdani, imani haysiyetlerden yoksunluklarını, kısacası gerçek hüviyetlerini,  son hadiseler vesilesiyle cümle âleme göstermişlerdir.

Beklenen, özlenen, ardına düşülecek olan KİM mi?    

İBDA

Donanma sandala indi yürekte

Dizili forsalar çekmez kürekte

Devler vardı devler gayesi Allah

Arkası cüce dünyalık emekte

***

Düşün tufan kadar eskiyi halde

Yürüyen cesetler mezardan kaçkın

Gizli şeytan eli açık her halde

Olup bitene bak hayali aşkın

***

Örtülen kapı sımsıkı pencere

Yükselen sularda durulmaz çare

Neyi kurtarıyorsun vakit varken

Yetiş kalkan bu gemi en son çare

***

Üstünde olsa da bin parmak izi

Sinsi tesirlerin açık ve gizli

Yağmurunda yıkanmak var rahmetin

Gözlerin görürse tuttuğum izi

SALİH MİRZABEYOĞLU

(KAYAN YILDIZ SIRRI)

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu