PEYGAMBER TAVRI

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Hiç ümmet toplayamadan dünyaya gelip göçmüş peygamberlerin varlığına dair bilgiler okumuştum… Fakat dememişler ki, “bari bir tane inananımız olsun da zalimliğine ve hırsızlığına devam etse de yine ses çıkarmayalım, ona muhalif olacak sözleri dilimize almayalım, iltifat edelim, yamacına yaklaşıp piyasa yapalım!”…

Dememişler…

Ne demişler?..

Allaha şirk koşmayın, malı mülkü aranızda adaletli pay edin, mazlumu, yetimi koruyun kollayın, hırsızlık yapmayın, canlılara eziyet etmeyin!”…

Demişler…

Hani fikrimizin temel prensiplerinden biri, “peygamber tavrı” diyoruz ya; o prensip böyle bir şey değil mi?

Ben mi yanlış anlıyorum?

Etrafınıza, takipçilerinize sayfanızda fikir-dava cakası satıyorsunuz ya; sizin iltifat ettiğiniz kişi ve kişiler neredeyse uluslararası organize hırsızlık çetesi olmuşlar…

Yani sizin iltifatınıza mazhar olan o baş efendiniz ve erkânı, resmen yalan söyleyen gaspçı hırsızlardanmış…

Yani siz ondanmışsınız, fakat o sizden değilmiş!

O şahsına münhasırken, siz ona kuyrukçu durumuna düşmüşsünüz…

Keşke fahişelere savdalansaydınız da bu zelillere sevdalanmasaydınız…

Sizin fikirle, peygamber tavrıyla falan ne işiniz olur?

Sizin tarafınız belli olmuş; haramzade tayfasının yanı…

İyi de şimdi “peygamber tavrı”nıza ne oldu?

Yani yıllardır dergilerinizde “peygamber tavrı” diye büyük puntolarla müjde verdiğiniz fikrin nihai duruş noktası bu kuyruk tutuş mu olacaktı?

Fakat dananın kuyruğu koptu ve kopan o kuyruğu da bari zangoçlarınıza kuşak yaptırın; israf haramdır…

Yavuz USTA

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

İletişim Formu