SÜRGÜN ve ŞEHİD – CAHAR DUDAYEV

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Aşağıdaki telefon konuşması kaydı, 1995 yılında, Rus işgaline direnen Çeçenistan Devlet Başkanı Cahar Dudayev ile Azerbaycan İçişleri Bakanı İskender Hamidov arasında geçen telefon konuşmasıdır.

Zamanında, bu konuşmanın Rus gizli servisinin dinlemesine takılmasını ve kayıtların ele geçmesini Aliyev, İskender Hamidov aleyhine kullanmıştır.

Azerbaycan Eski İçişleri Bakanı İskender Hamidov, daha sonraki dönemde Rus yanlısı Aliyev tarafından, darbe iddiası ile tutuklanmış ve çok uzun bir süre çok ağır şartlarda zindanlarda esir tutulmuştur.

Cahar ise, 21 Nisan 1996 yılında, bir Rus füze saldırısı neticesinde, çok sevdiği ve istediği şehadete kavuşmuştur.

O’nun ve arkadaşlarının aziz hatırasına ve Bizim Caharımız‘ın şehadetinin yıldönümüne istinaden…

 

Dudayev: “Bize acele mayınlar ve stingerler lazım…”

Hamidov: “Selam sana benim aziz dostum, kıymetli komutanım. Nasılsın?”

Dudayev: “Allah’a şükür… Allah koruyor beni, iyiyim…”

Hamidov: “Cahar, burada durum iyi, ben büyük bir parti gönderdim ama Derbent’te yakalandı. Sen herhalde duymuşsundur?”

Dudayev: “Evet…”

Hamidov: “Bana karşı bir suçlama kampanyası başlattılar. İkinci parti Stingerleri gönderiyorum. Öbür gün elinize geçer… Keyfin nasıl Cahar?”

Dudayev: “Keyfim son derece yerinde. İskender, yardım lazım, acele Stingerler gerek bize…”

Hamidov: “Tamam, adamlarımız yarın yola çıkacaklar.Bizim adamlarımız başka yerdeler. Yarın Stingerler yarın elinize geçecek. Aşağı yukarı 50 tane… Bizim devlet yavaş yavaş bize engel olmaya başladı. Bizim alçaklar bize engel çıkarıyorlar…

Dudayev: “Zararı yok, biz de elbette yakında hesabını soracağız. Onların midesi çok bulanacak. İskender, orada pantolonunu sıkmakla meşgul olan bizim Kroplar nasıl?”

Hamidov: “Bildiğin gibi… Onların yarısı dışarıda…”

Dudayev: “Sen onların hiç birine inanma. Onlar hiçbir şey yapamazlar. Onlar sadece kendileri için çalışırlar.”

Hamidov: “Tabii ki inanmıyorum onlara, yanıma da sokmuyorum.”

Dudayev: “Sokma… Davud Memedov’u da diğerlerini de, üçünü de kov gitsin…”

Hamidov: “Davud bugün senin yanına yola çıktı.”

Dudayev: “O sana paraları teslim etti mi?”

Hamidov: “Hayır… Bir ülkede Stinger var dediler. Ben oraya gönderdim. Stingerler ulaştığında hemen sana göndereceğim. Davud senin yanına gitti. Bu arada Dağıstan’da 2 olay gerçekleştirdik. Dağıstan’da kan aktı. Duydun değil mi?”

Dudayev: “Ne olduğunu tam olarak bilmiyorum…”

Hamidov: “Bir Rus Muhafız Birliği havaya uçuruldu. 17 ölü 5 yaralı var…”

Dudayev: “Çok iyi!”

Hamidov: “Bizi Dağıstan’da Avarlar çok engelliyorlar.”

Dudayev: “Avarlar mı engelliyor?!”

Hamidov: “Evet, onlar erkekçe davranmıyorlar!”

Dudayev: “Orada Lezgilere dayanmak lazım…”

Hamidov: “Ben de öyle düşünüyorum. Ben bizim Çeçenlere bazı şeyler anlattım, sana rapor verdiler mi?”

Dudayev: “Kime anlattın?”

Hamidov: “Çeçenlere… Bizim çocuklara…”

Dudayev: “Akıncılara mı? Hayır henüz rapor vermediler…”

Hamidov: “Bu bilgiler senin için… 50 adet silah, 2 adet makinalı tüfek ve bir takım şeyler de var…”

Dudayev: “Güzel…”

Hamidov: “Çocuklarımız orada iyi çalıştılar…”

Dudayev: “İskender… Stingerler lazım… Mayınlar, mayın atıcılar ve yine mayın gerekiyor. Sınırsız miktarda. Özellikle mayınlar…”

Hamidov: “Tamam anladım. Başka ne lazım?”

Dudayev: “Daha… GRAD’lar için mermiler lazım.”

Hamidov: “80 tane mermi, iki kamyonla yarın sana gelecek…”

Dudayev: “Sen onları satın al. Parasını biz ödeyeceğiz… Para, yerin altında da olsa bulacağız.”

Hamidov: “Cahar… Komutanım… Gradların mermisi ve mayınların parasını ben ödedim. Bundan sonra sen veya ben ödeyeyim farketmez…”

Dudayev: “Nişan ve madalyaları Türkiye’den göndermişler. Onlardan haberin var mı? Bilmiyor musun?”

Hamidov: “Öyle sanıyorum ki onlar benim elimden geçecek. Çünkü yollar bizim elimizde… Cahar, adam lazım mı?”

Dudayev: “Şimdilik adam lazım değil. Silah lazım. Savaşmak için elimizde yeterli silah olsaydı biz onları Moskova’ya kadar kovalardık. Sokaklar onbinlerce cesetle dolu. Cesetlerini bile almıyorlar, köpekler yiyor…”

Hamidov: “Yarın saat 3’te ben sana telefon açacağım. Türkiye’den gönderilen nişanları da öğreneceğim. GRAD mermilerini gönderdikten sonra Hasavyurt’ta hangi arabaları karşılamanız gerektiğini bildireceğim…”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

İletişim Formu