YA SONRA?

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

AKP seçimleri kazandı…

Ya sonra?

Fetullah çetesinin inine girecek!

Ya sonra?

RTE yeniden Başbakan veya Cumhurbaşkanı olacak.

Ya sonra?

Temel meselelerimizin halli ne olacak?

Türkiye her geçen gün daha da kötüye gidiyor oysa. Sosyal yapı bozuluyor.

Boşanmalar, fuhuş, adli vakalar artıyor. Dünyanın en büyük adliye binalarını yapıp “saray” diyoruz, en büyük hapishaneleri değil, hapishane siteleri inşa ediyoruz artık. Çocuklarımızı kaybediyoruz, ahlâk bozuluyor. “Her şey sırayla” deniyor ama, işte AKP’nin sahiplendiği Özal’dan bu yana her geçen gün işler daha da kötüye gidiyor. Bina yaptık, yol yaptık, havaalanı yaptık ama ruhumuzun imarını yapamadık. Ruhumuzun imarını hangi TOKİ müteahhidine ihale etmeyi planlıyorlar acaba?

Salih Mirzabeyoğlu ta 40 yıl öncesinden, GÖLGE dergisinde şöyle haykırıyor, hesap soruyordu: “Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz!”

Ruhumuzu hangi kaideye istinat edeceğiz? Nasıl? Niçin?

Varoluş meselelerimizin temel meselelerine dair AKP ne teklif ediyor, bilen var mı?

Oysa RTE, Salih Mirzabeyoğlu’nu taklit etmeye, oymuş gibi nutuk atmaya bayılıyor: “75 milyon hep beraber Büyük Doğu’yu kuracağız!”

Biz de ona diyoruz ki: “Eyy Tayyip Erdoğan, öyle taklitle olmaz bu işler. Hele asıl olanı, Mirzabeyoğlu’nu yok etmek için elinizden geleni yaparken, kimi kandırdığınızı zannediyorsunuz siz!”

RTE özendiği Mirzabeyoğlu’nu taklit etmeye kalkıyor ama çok kötü bir aktör… Zira, taklit etmeye kalktığı fikir; fikir taklit edilemez. Salih Mirzabeyoğlu salt bir aksiyon adamı olmuş olsaydı, belki bunun taklidi kabili mümkündü ama işte fikir öyle bir şey ki taklidi kabili mümkün değil.

O kadar çaba ve emek Mirzabeyoğlu’nun taklit edip, O’nun temsil ettiği mânâyı emperyalizmin hizmetine sevk etmekti ama başaramadınız. Zira esir aldığınız Mirzabeyoğlu’nu bir türlü teslim alamadınız. O mânâyı teslim alamayan emperyalizma, o mânâyı ademe mahkûm edebilmek adına seni piyasaya sürdü eyyy Erdoğan… Mirzabeyoğlu’nun önünü kesebilmek adına Tayyip Erdoğan bir adlı sahte kahraman, bir Truva atı türettiler ve içimize saldılar. CIA analistlerinden biri diyordu ki, “Türkiye’de aktörünü bekleyen bir rol var ve biz o role kendi adamımızı monte edeceğiz!”

İşte, Türkiye’nin beklediği gerçek kahraman rolüne monte edilen işbirlikçi hainin adıdır eyyy Erdoğan…

Gerçek kahramanlık fikirle olur; senin ne fikrin var eyyy Erdoğan!

Gerçek kahramanlık teslim olmadan dimdik durmakla olur; zora geldiğinizde eğilip bükülmüyor musun eyyy Erdoğan!

Yol yaptın, köprü yaptın, bina yaptın, uçak yaptın ama ruhları imarsız bıraktın eyyy çapı ancak bu kadar olan adam!

Şimdi o ruh senden, sizden intikamını alacak.

Nasıl mı olacak bu?

İşte, Gezi hadiseleri, aç kalmış ruhların bir intikamıydı; tersinden de olsa aç kalmışlığın hesap sorucu sesiydi. Gezi’yi, “karnı tokların” hadisesi diye küçümsemeye çalışanlar, siz de kulak kabartın, işte ne zaman ki karınlar doyar, işte o zaman ruhlardaki büyük açlık, asıl açlığın sesi de bastırılmaz bir şekilde duyulmaya başlar.

Rüzgâr eken AKP, fırtına biçecek. Buna karşı her ne kadar polisiye tedbir almaya çalışıyor, MİT’in yetkilerine artırıp adeta layüsel, 90 öncesinin infaz timleri misali yeni bir yapı kuruyor olsanız da bu netice vermeyecek.

AKP kaybetmeye mahkûm, çünkü kazanacak olan zamanı gelen fikir olacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu