YASSAH HENŞERÜN!

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

1 YASSAH HENŞERÜN

 

Dünyadaki bütün başbakanlar, bizim Recep Bey’in gündemine imreniyorlardır herhalde.

Ne kadar rahat değil mi?

Atıyor ortaya bir şey; millet düşüyor peşine.

Ortaya attığı şeye bakıyorsun; memleketin acil işlerinden fersah fersah uzak işler.

Twitter, Youtube, AYM’nin kararına uymak ama saygı duymamak, Cumhurbaşkanı olmak ve yasal yetkileri sonuna kadar kullanmak… Vs. Vb.

Halkın gündeminde hiç olmamış, hiç te olmayacak işler yani.

Şimdi de 1 Mayıs’a takmış.

1 Mayıs kutlamaları ne Taksim’de, ne de Kadıköy’de yapılabilirmiş; hükümetin dediği yerde yapılabilirmiş.

Zinhar yasakmış.

Taksim gösteri alanı değilmiş.

Bu zihniyetin, başörtülü kadınların devlet binalarına girmesini yasaklayan 28 Şubat darbecilerinden çok daha fazla “kamusal alancı” olduğunu daha önce yazmıştık; sağolsunlar doğrulamış oldular.

Sağolsunlar doğrulamış oldular olmasına da, bana biraz tuhaf geliyor bu işler.

Devlet mekanizmasını çalıştırmaları için 5 yılda bir seçilip, bu işi yapmalarının karşılığında makam ve maaş sahibi olan insanlar, makam ve maaş veren insanlara yani bize “alan” kapatıyorlar.

Bu nasıl iş lan?

Asli görevleri gereği “nerede kutlayacağınızı bildirin de hazırlık yapalım, hükümet ve belediye olarak yardımcı olalım” diyeceklerine, direkt yasaklıyor adamlar.

“Burada yapmasanız da, aha şorada yapsanız olmaz mı?” falan yok hiç.

Direkt yasak.

Vazifeleri yapmak değil, yasaklamak sanki.

– Gosteri, mosteri yoh! Yassah henşerün!

– Gösteri değil ki bu; kutlama?

– Olsun yassah!

– Ey?

– Yassah!

– Niye?

– Yassah la gavat! Dutungetürün şu gavatı buruya!

Adamlar için olay bu kadar.

Gerekçeleri var gerçi.

Sorsan hemen “kamu düzeni için tedbir” deyip geçiyorlar.

Yani resmi tatil ve bayram olarak kabul edilmiş bir günde, insanların belli bir yerde toplanmaları “kamu düzenini” bozuyor anlaşılan.

İyi de “kamu düzeni” dediğin şey ne ki?

Kamu düzeni, benim istediğim yerde bayram kutlayabilmem ve senin de bu iş için gerekli düzenlemeleri yapman ve güvenliği sağlaman. Bunun için oy ve maaş alıyorsun; beni yasaklamak için değil.

Kamu düzenini bozan şey, işçiler ve 1 Mayıs değil.

Polislerinizin, kilit olmuş trafikte size protokol yolu açmak için ortalığı birbirine karıştırıp, babalarının yoluymuş gibi akan yolları durdurup, trafiği alt üst etmesidir kamu düzenini bozmak.

Yolda yürüyen çocuğun, kafasına mermi sıkmaktır kamu düzenini bozmak.

Maaşlarınızı veren, rahat çalışın diye ceylan derisi koltuk parası ödeyen işçileri, ekrandan tehdit etmektir kamu düzenini bozmak.

Kamu düzenini bozmak, hiç suçu günahı olmayan bir devlete, gizli gizli savaş açma planları yapmaktır.

Vatan toprakları üzerindeki, yüz küsür tane ABD askeri üssünün varlığına göz yummaktır kamu düzenini bozmak.

Kamu düzenini bozmak, ortada fol yokken yumurta yokken, hayali düşmanlar üretip, “İstiklal Savaşı şartlarındayız” diye açıklama yaparak, toplumun huzurunu kaçırmaktır.

İranlı, 30 yaşındaki bir adamın gazetelere çıkıp “devletin cari açığının %15’ini ben kapattım” demesidir kamu düzenini bozmak.

İşçiye Taksim yasakmış.

Kamu düzeni bozuluyormuş.

Bence kendi huzurları kaçıyor.

Daha önce demiştik, yine diyoruz.

Başörtülü kadınlara “kamusal alan yasağı” getirenlerle, işçilere “Taksim’de 1 Mayıs yasağı” getirenler, moda tabirle ruh ikizidir; kumaşları aynıdır.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu