YENİ MİT YASASI ONLARCA MEHMET AĞAR, YÜZLERCE YEŞİL, BİNLERCE GİZLİ OPERASYON DEMEKTİR

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Korkudan ne yapacağını, hangi yılana sarılacağını bilemez oldu. Günü kurtarmak uğruna yapmayacağı delilik, işlemeyeceği cinayet kalmadı. Delikanlı pozlarıyla asıp kesen; eline tutuşturulan metinleri Führer’in Alman milletine savaş öncesi yaptığı meşhur nutuktaki eda ve mimikleriyle, tükürükler saçarak okuyan zat-ı muhteremin bütün kimyası bozulacak şiddette, amiyane tabirle altına kaçıracak derecede korktuğu o kadar belli ki; paçayı kurtarmak uğruna bütün bir ülkeyle beraber aslında kendi geleceğini dahi ateşe attığının farkında değil.

Biz 17 Aralık 2013’te bir çetenin daha önce ortak olduğu başka bir çeteye suçüstü yaptığı ve eski ortağını çırılçıplak fotoğrafladığı büyük ifşa operasyonuna yoğunlaşmış ve devamında bütün dikkatler yeni yürürlüğe giren internet yasasına odaklanmışken; bir çırpıda yeni MİT yasası değişiklik teklifi Meclis’e sunuluverdi.

Değiştirilmesi düşünülen maddeleri görünce kanım dondu, nutkum tutuldu; o zat-ı muhteremin en keskin muhaliflerinden birisi olmama rağmen bu kadar zıvanadan çıkacağını, bu kadar kontrolünü yitirip, “delidir ne yapsa yeridir” noktasına geleceğini ben dahi hesap edemedim.

MİT’e akıl almaz yetkiler tanıyan teklife göre, teşkilatın görev ve faaliyetleri ile mensuplarına ilişkin bilgi ve belgelerin yayınlanması yasaklanıyor. Yayınlayanlar hakkında ise üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezası hükmü öngörülüyor.

Lütfen yukarıdaki parargrafı tekrar tekrar okuyun ve her defasında olabilecekleri bir başka yönüyle tahayyülünüzde canlandırın.

Ben asıl on senedir “Türkiye çetelerden arınıyor, dokunulmaz ve hesap vermez hiçbir kurum ve müessese kalmıyor, safralar boşalıyor, bağırsaklar temizleniyor, derin devlet tasfiye ediliyor” dövizleriyle sabah akşam onlarca kanal ve gazeteden beynimize taciz eden; “Yeni Türkiye’nin Eski Türkiye’den farkı olarak hesap sorulamayan hiçbir resmi kurumun kalmadığını” iddia eden yüzlerce satılmış kalem ve kiralanmış mikrofonun tepkisini merak ediyorum. Bu kadar şeffaflaşma palavrasının üstüne “netekim Kenan” devirlerinde bile görülmeyen böylesine korkunç bir dikta yasasını nasıl sineye çekecekler; onu kavramaya çalışıyorum.

Senelerdir olur olmaz her kitle hareketinde “provakasyon, bunları MİT yapıyor, ardında derin güçler var” edebiyatı yapan şimdilerin yandaş basını olmuş Akit, Yeni Şafak gibi gazeteler bundan sonra neler yazacak; onu da merak ediyorum. Farkında değiller mi ki; bu yasa Meclis’ten geçerse günün birisinde mesela Sivas olayları gibi bir hadiseyi gerçekten MİT yapsa dahi ve bunu ispatlayacak yüzde yüz somut bilgilere erişmeleri halinde bile yayınlayamayacaklar.

Akape’yi ebediyen iktidarda kalacak sanmayın. Günün birisinde MİT tarafından gazetenizi kapatmak, partinizi zor durumda bırakmak için bir operasyon yapılırsa, kendinizi aklamak için yayın dahi yapamayacaksınız.

Bu yasayı 28 Şubat cuntası çıkarsaydı, batı çalışma grubu MİT’in bünyesinde kurulsaydı onun aleyhinde tek satır yazamayacaktınız. Bu yasa “Eski Türkiye” dediğiniz devirlerde çıksaydı, hiçbiriniz ne Mehmet Ağar’ın “bin gizli operasyon yaptık” sözünü eleştirebilecek, ne Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’a dair hikayeler yazabilecektiniz. Bu yasa o devirlerde çıksaydı, Uğur Mumcu, Behice Boran, Turan Dursun suikastlerinden sonra “Müslüman adam öldürmez, bunları MİT yapıyor” yazıları kaleme alamayacaktınız. Velev ki, MİT yapsın.

İsmailağa içinde şehid edilen iki muhterem hocanın katillerini de yazamayacaktınız. Bu yeni yasa ile MİT adeta devlet içinde ayrı bir devlet haline getirilmekte ve her türlü eleştiriden muaf tutulmaktadır. Canının istediği işadamını kaçırıp, canının istediği eve dalma yetkisi ve akabinde yayın yasağı… Olacakları düşünün lütfen.

Bir kişi kendi kuyruğunu kurtarmak, bugünü sağlama almak için böyle bir çılgınlığa nasıl tevessül eder? Bunun akıl hocaları kim? Bu kadar mı çıldırmış? Yarın aynı MİT yasasıyla kendi kuyusu kazılırsa ne diye ağlayacak? Kendi çıkardığı HSYK yasasında olduğu gibi “Türkiye’de bir istihbaratçı diktası vardır” diye mi ağlayacak? Ama onu da yapamaz; çünkü yeni yasa bunları söylemenin de önüne geçiyor. Sadece bunları söyleyene dahi 3 yıldan 12 yıla kadar hapis verilebilecek.

İktidar yandaşları… Senelerce “Türkiye bağırsaklarını temizliyor, devlet içi çetelerden arınıyor” cümlelerini ısıtıp ısıtıp yazarak para kazananlar… En azından siz ikaz edin efendinizi… Bu yolun sonu çok tehlikeli. Bu yolun sonunda onlarca Mehmet Ağar, yüzlerce Yeşil, binlerce gizli operasyon var. Ama bu defa bunları yazmaya cesaret edebilen de olmayacak. Ne yazık ki.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Son Yazılar

İletişim Formu