YOK ARTIK DAHA NELER?

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

 

MÜSLÜMANLIĞIN TAYYİP’LE İMTİHANI

Korkunç iddialar var. Umarım doğru değildir ve umarım bu kadar insanlıktan çıkmamışlardır. Doğruluğuna inanmak istemiyorum. Ölen madenci yakınlarına üç kuruş daha az tazminat ödemek için bu kadar hesap kitap peşinde olacaklarına inanmak istemiyorum. Yok canım; insanlıktan çıkmanın da bir sınırı vardır değil mi? Bu kadarı da olmaz hani.

 

İddia şu: “Ölen işçilerin ölüm raporları, daha düşük tazminat ödemek için madende değil yukarıda, ambulansta veya hastanede tutuluyor, işçiler çıkınca ölmüş gibi gösteriliyor.”

 

İddianın sahibi kazadan 10 dakikayla kurtulan işçinin birisi… Detayları bugün Sol gazetesinde yayınlanacakmış. Belki de şu boğucu atmosferde kendime bir nefes payı bırakma bencilliği ile bu kadarına gerçekten inanmayacak, ayran kabartmaya ve durumdan vazife çıkarmaya yönelik bir haberdir diye kendi içimde bir bastırma mekanizması geliştirip es geçecektim havadisi. Ne kadar muhalif olursan ol; bunca rezilliğin arasında bazen gözlerini kaçırıp bir soluk alma ihtiyacı duyuyorsun. Beşeriz; mide bulantısı bir yerden sonra tahammül edilmez noktaya erişiyor ve kısa süreliğine gözlerini kapamak ve olanları yok saymak anlık bir çare gibi geliyor. Oysa baygınlık derecesinde mideni bulandıran tablo, sen gözlerini kapadın diye yok olmuyor ve bilakis senin henüz görme fırsatı bulamadığın detaylar belirginleştikçe daha da iğrenç bir vaziyet alıyor.

 

Şu fotoğraf karesine bakın lütfen:

MÜSLÜMANLIĞIN TAYYİPLE İMTİHANI

İşçinin ağzına takılan maskenin oksijen tüpüne bağlı olmadığı apaçık görülüyor. Eğer bir haber sitesinde bu fotoğrafa rastlamasaydım, yukarıda Sol gazetesinin iddiasını belki de yok sayacaktım. Oysa iki farklı kaynaktan gelen, birisi iddia ve diğeri fotoğraf olan unsurları birleştirince gözlerini kapasan bile yayılan kokudan kurtulamıyorsun. Anlaşılıyor ki, madenden ölü olarak çıkarılmış işçimize yaralı süsü veriliyor. Sözün bittiği yer…

 

700 liralık maaşla geçinmeye çalışanların 700 bin liralık kol saatini savunduğu bu ülkede bu iddia kime ne ifade eder; bilmiyorum ama bu leş kargaları insansa ben insanlığımdan istifa ediyorum dedirtecek kadar mide bulandırıcı… Bunun adı kefen soygunculuğu; mezar hırsızlığı…

 

Hoş, ben niye bu kadar şaşırıyorum ki? Daha bunlardan birisi yakın zamanda “para için babamı satarım” demedi mi? 17 Aralık tapelerinde Karun’u kıskandıracak servet düşkünlükleri gün yüzüne çıkmadı mı? Anasını babasını satmayı göze alanlar, ölen madencilerin tazminatına göz dikmiş; çok mu?

 

MÜSLÜMANLIĞIN TAYYİP’LE İMTİHANI

 

En ağırıma giden de, bunların İslâm’ı temsil ettiği algısıyla oluşan zihniyet kayması ve buna bağlı çarpık yorumlar…Cenaze evinde hır çıkarmanın, vatandaşa dayılanmanın, ardına devlet gücünü alarak yere düşeni tekmeleyip, bir başkasını markette yumruklamanın, terbiyesizliğin sınırlarını en uç noktasına kadar zorlamanın; -rüşvet gerçeğini bir an için yok sayarak söylüyorum- bir kol saatine 700 bin lira saymanın; bütün bunlar yetmezmiş gibi ölü soygunculuğu yapmanın İslâm ahlâkıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığını anlat anlatabilirsen… Bunların dine hizmet iddiasıyla politikaya atılmalarına rağmen, İslâm’a en azılı din düşmanlarından daha fazla zarar verdiğini; mevcut politik tablo içinde İslâm ahlâkına bunlar kadar yabancı hiçbir zümre olmadığını gücün yeterse bıkmadan usanmadan yaz!

 

Eğer iktidarda bunlar değil de, başka hangi parti olursa olsaydı, inanın, toplu ölümlerin yaşandığı böyle bir yerde protestoya uğradığı için dayılanmaz, her ne söylenirse sineye çeker, efendiliğini muhafaza ederdi. 99 depreminde Demirel’e neler söylediler; Ecevit’e yazar kasa fırlatıldı; böyle çiğlik, böyle yozluk gördünüz mü siz? Be adam, canın çok kavga etmek, birisine yumruk atmak istiyorsa çıkar başbakan cübbeni öyle gel! Başbakanlık makamı seni eleştirenlere yumruk atma yeri mi yahu?

 

Dua edin “diktatör” değil; eğer diktatör olsa yumrukla yetinmez, başka neler yapardı; siz düşünün!

 

Kim protesto ediyorsa tekme, yumruk, gözaltı yetmez; bu kadar “şeffaf” ve “hoşgörülü” olmaya lüzum yok; onları da kör, karanlık madenlere atın. Onları da öldürün. Yapmadığınız şey değil.

 

Hani çeşitli platformlarda “Müslümanların modernizmle imtihanı” vs şeklinde içi boş veya dolu bir sürü tartışmaya şahit oluyoruz ya… Şu yaşadığımız kesite ileride tarihçiler “Müslümanlığın Tayyip’le İmtihanı” adını vereceklerdir. Ne yazık ki, bu imtihanda çok kişi sınıfta kaldı.

 

Allah bir kere şaşırtmaya görsün. Zamanında bazı din büyükleri tevekkeli şu duayı etmemiş: “Allah’ım, sen bizi para ve güç ile imtihan etme!”

 

Gökhan YAMANGÜL

 

ADIMLAR DERGİSİ

 

 

 

 

 

 

 

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on pinterest
Pinterest
Share on pocket
Pocket
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu