ARNAVUTLUK’TA ÖFKE DİNMİYOR
Arnavutluk genelimde aylardır devam eden kitlesel protesto eylemlerinde şiddet gittikçe artıyor.
Eylemlerin fitilini, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın aslında koruma altında olan Sazan Adası ve Zvërnec bölgesinde yapmayı plânladığı lüks turizm projesi ateşledi. Doğal yaşam alanlarının tahrip edileceğini ve kıyıların şeffaf olmayan anlaşmalarla yabancı sermayeye peşkeş çekildiğini savunan Arnavut halkının çevre hareketi, kısa sürede Başbakan Edi Rama hükümetinin istifasını ve erken seçim talep eden kitlesel bir muhalefete dönüştü. Eylemlere son günlerde üniversitelerdeki kötü koşulları ve yüksek eğitim maliyetlerini protesto eden öğrencilerin de katılmasıyla Tiran’da Eğitim Bakanlığı binası ateşe verildi ve sokaklar savaş alanına döndü.
Olaylar sırasında hükümet binalarından ayrılmaya çalışan bir İsrail Büyükelçiliği heyeti de protestocuların hedefi oldu. Kalabalık bir grup, İsrail delegasyonuna ait araçların etrafını sararak protesto etti ve araçları yumurta yağmuruna tuttu.
Göstericilerin öfkesinin arkasında hem Gazze’deki duruma yönelik küresel tepkiler hem de lüks turizm projesinin arkasında İsrailli milyarderlerin finansal ortaklığının bulunuyor.
Kentte güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmalar gerilimi tırmandırmaya devam ediyor. Sosyal Medya’da yayınlanan görüntülerden edindiğimiz izlenimlere göre Meclis’ten kaçmak isteyen Milletvekilleri Meclis önünde duran kalabalık tarafından yakalanıp tekrar meclise geri gönderiliyor. Diğer taraftan antrenmanlı Arnavut öğrenci gençliğinin protestolara dahil olması ve performansıyla birlikte polisle gerçekleşen sokak çatışmaları ilginç ve estetik anlayışı yüksek görüntülere sahne oluyor.
Aldığımız diğer bir bilgiye göre, mevcut Arnavut hükümeti ile dönemin meşhur UÇK – Kosova Kurtuluş Ordusu taraftarları arasında da bir sıkıntı var. Temel amacı, nüfusunun büyük çoğunluğu Arnavut olan Kosova’yı Sırp egemenliğinden kurtarıp bağımsız hale getirmek ve uzun vadede Balkanlar’daki tüm Arnavut topraklarını birleştiren bir “Büyük Arnavutluk” kurmak olan UÇK ismi, 98-99 yıllarında bölgedeki bir çok farklı silahlı grup tarafından kullanılmıştı.
Kosova Savaşı’nın ardından NATO müdahalesiyle birlikte örgüt resmi olarak silahsızlandırılmış ve lağvedilmişti. Ancak Haşim Taçi gibi UÇK’nın kurucu ve askeri liderleri, savaş sonrasında Kosova’nın bağımsızlık sürecini yönetmiş, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı gibi en üst düzey devlet kademelerinde yer almıştı.
Fakat Kosova Savaşı’ndaki iddialar nedeniyle Lahey Özel Mahkeme’de eski UÇK liderleri yargılanıp ağır hapis cezaları alınca müthiş bir tepki ve öfke patlak verdi.
Lahey Özel Mahkemesi, eski Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi, Kadri Veseli, Yakup Krasniqi ve Recep Selimi gibi UÇK’nın en üst düzey isimlerine toplamda onlarca yılı bulan ağır hapis cezaları vermişti.
Buna karşılık Arnavutluk’un başkenti Tiran’da “Özgürlüğün Bir Adı Var” (Liria ka emër) platformu ve gaziler dernekleri öncülüğünde devasa eylemlerde yer yer çatışmalar olurken, Tiran’daki İskenderbey Meydanı’nda toplanan binlerce kişi “UÇK! UÇK!” sloganları atıyor.
Arnavutluk’taki bu protestolara sadece halk değil; Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’dan milletvekilleri ile önemli siyasi liderler de doğrudan katılarak destek veriyor.
Adımlar Avrupa – 15.10.2026










