VEFATININ 80. YILDÖNÜMÜNDE ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ ÜÇIŞIK HZ. (K.S.)
Ahmed ÖLÇÜLÜ
“İBDA’nın üzerindeki Mühür”ün sahibi Es-Seyyid Abdülhakîm Arvâsî ÜÇIŞIK Hazretleri’ni vefâtının 80. yıldönümünde rahmetle anıyoruz!
Abdülhakîm Arvasî Hazretleri, Osmanlı’nın emperyalistlerce didik didik edildiği devirde, halifelerini dünyanın dört bir yanına fışkırtarak, bulundukları yerde emperyalizmaya karşı direnişin bayraktarlığını üstlenen Halid Bağdadî’nin nur yolundan gelmekte olup, Halid Bağdadî’den devraldığı bağımsızlık ruhuyla Anadolu’da başlayan Millî Mücadeleyi desteklemiş ve böylece İBDA mücadelesinin de başlangıcını ve mânâsını da işaretlemiştir:
Teslimiyet ve işbirlikçiliği reddediş…
Efendi Hazretleri’nin Millî Mücadeleye verdiği bu destekle başlayan Büyük Doğu İBDA mücadelesi ki, kurtuluşa fikir ve fiilde mihrak teşkil etmektedir.
Başta Anadolu olmak üzere İslâm âlemi ve dünyanın dört bir tarafı emperyalist işgâl ve sömürü altında zulme uğradığına göre, 1919’da başlayan savaş da bitmemiştir.
İşte Anadolu’nun dört bir yanına hançer gibi saplanmış NATO üsleri: Kürecik, İncirlik vs…
1919’da Efendi Hazretleri’nin verdiği destekle dahil olduğumuz bu savaş bitmemiş ve gayesine erene kadar da bitmeyecektir.
Bugün Ukrayna’dan Filistin’e, dünyanın dört bir köşesinde emperyalistler ve yerli işbirlikçilerine karşı savaşlar devam etmekte iken, Efendi Hazretleri’nin ortaya koyduğu tavrın önemi daha da artmaktadır. Dugin’in Türkiye ziyaretinde Efendi Hazretleri’nin mezarını ziyaret edişindeki mânâyı bu çerçevede heceleyebilirsiniz.
Kimi cahiller, O’nun Millî Mücadeleye desteğini bilmediklerinden, bazı ahmak ve hainlerin manipülasyonu ve yalanıyla, O’nun Millî Mücadeleye karşı olduğu yalan ve iftirasını ortaya atmaya başladılar. Bunlar sözde millîlik adı altında bu milletin millî birliğinin aleyhine çalışan kimi cahil, kimi ahmak kimi de düpedüz art niyetli kişilerdir. İsrail’ci yozkurtçuluk bunda yine başı çekmektedir.
Neymiş efendim, Efendi Hazretleri, Mustafa Sabri efendi ile birlikte millî mücadeleye karşı çıkmışmış…
Şimdi, Efendi Hazretleri’nin Kemalizm’i benimsememesi ayrı bir şey, bu benimsemeyişe, Mustafa Kemal’in şahsındaki antipatiye rağmen, bu antipatiden dolayı Mustafa Sabri Efendilerin Millî Mücadele karşısında yer almasına mukabil onlardan ayrışarak Millî Mücadele’ye verdiği desteği inkâr ederek, yalan söylemek ve destek vermediğini söylemek ne demek oluyor?
Evet, o gün Mustafa Sabri efendilerin şahsa duydukları antipati, hadiselerin ve fikirlerin önüne geçmiş ve başında Mustafa Kemâl var diye millî mücadelenin karşısında yer almışlardır. Oysa Efendi Hazretleri Millî Mücadeleyi desteklemiş, desteklediği gibi destek olma emrini Vahdettin Han’dan aldığını da ifade etmiştir. Yani daha ortada böyle tartışmalar da yokken, onun bu ifadesi tarihî açıdan da bir sıhhat vesikasıdır.
Efendi Hazretlerinin bu desteği esas itibariyle Millî Mücadelenin ruhundan koparak, ülkeyi İstiklâl Savaşı’nın ruhuna aykırı bir çizgiye çekmeye çalışan İsrailci yozkurtçuluğun, teslimiyetçiliğin, işbirlikçiliğin hesaplarını da bozmaktadır. Bunlar laik, seküler, liberal, milliyetçi, solcu, kemalist, müslüman kisveleri altında arzı endam edebilirler ki müslüman kisvelilere sızmış olanları tanıyabilmek açısından Kadir Mısıroğlu’nu örnek verebiliriz. İBDA’nın Efendi Hazretleri ve Üstad Necip Fazıl çizgisince gelen tam bağımsızlıkçı net tavrı, onların hesaplarını bozmakta, menfaat beklentilerini alt üst etmektedir.
Emperyalizmaya karşı savaşta işaret fişeğini atan Mevlâna Halid Bağdadî olmuş, talebelerine, “size ilmi siyaseti öğreteceğim” diyerek, o güne kadar tasavvuf yolunda görülmeyen bir şeyi gündeme getirmiş, onun nur talebeleri dünyanın dört bir tarafına dağılarak, gittikleri yerlerde emperyalizmaya karşı bağımsızlık mücadelesinin bayraktarlığını, liderliğini üstlenmişlerdir ki Osmanlı coğrafyasını didik didik eden istilâcı sömürgeciler, karşılarında millî direniş unsuru olarak tasavvuf güçlerini bulmuşlardır.
Mevlâna Halid yolundan gelen Abdülhakîm Arvasî Efendi Hazretleri de, Anadolu’daki Millî Mücadeleye destek verenler arasında yer almıştır. Onun bu desteği, Millî Mücadele’nin ruhunu tercüme etmektedir:
Tam bağımsızlık, teslimet ve işbirlikçiliği red!










