DİL HASSASİYETİMİZ: KAVRAMLAR

Burak CANDAN Bir dilin içinde özelleşen söz veya söz öbekleri zaman içerisinde kavramlara dönüşür. Bazı kelimeler uzun yıllar içerisinde kullanım farklılıklarına göre ıstılahî mânâlar kazanır. Takdir-i İlâhî gereği, özellikle sosyolojik … Read More

SANATIN BAŞLADIĞI YER

Salih Mirzabeyoğlu: “Tolstoy’un, “sanat, hiçliğe yakın yerde başlar!” demesi boşuna değil. Kulakların çınlasın Hakan Yaman!” (Ölüm Odası, B- Yedi, Giriş, İbda

ŞEHİDİMİZ ÜNSAL ZOR’UN AZİZ HATIRASINA… ÜN SAL’MIŞ AKINCI

Şehidimiz Ünsal Zor’un aziz hatırasına… ÜN SAL’MIŞ AKINCI Bir tebessüm sanma nisyan gibidir; Bu suskun bakışlar isyan gibidir. *** Vurulur hasretin kanlı kırbacı; Hatıra bahçesi hüsran gibidir. *** Zulüm teknesinde yenik tevekkül Sabır tarlasında yılan gibidir. *** Güneş yere indi bir mızrak boyu; Kıyamet önü toz duman gibidir. *** Kükreyişi, ün salmış akıncının Gaza meydanında aslan gibidir. *** Ölüm değildir bu mevsimde açan! Sanmayın şehâdet hicran gibidir. *** Yoksa mavi bayrak, Başyüce yoksa Bütün kavuşmalar yalan gibidir. *** Kendi toprağımız gurbet olsa da; O nizâmda her yer vatan gibidir. *** Susuyorsak sanma nisyan gibidir! Bu suskun bakışlar isyan gibidir. Hakan YAMAN

“ALÇAKLIĞIN EVRENSEL TARİHİ”NDE “ZALİM KURTARICI LAZARUS MORELL”

Platform Başkanımız Sayın Ali Osman Zor ile Emel Zor Hanım’ın Gogol’un Ölü Canlar üzerine yazmış olduğu yazı ve Gogol’un kahramanı Çiçikov’dan yola çıkarak sahtekârlık meselesini konuşurken, ben kendisine, geçenlerde Borges okuduğumu ve Borges’in de müthiş bir sahtekârlık hikâyesi anlattığını aktardım. Kendisi de bana, “sen de onu yazsana!” deyince, hikâye değerlendirmesi yazmak da nasip oldu.

ELVEDA DOST (Hakan YAMAN)

Onu iskeleye bitişik falezlerin hemen üstüne kurulmuş Tophane Parkı karşısı ile Ordu Evinin arasına sıkışık dar bir yoldan çıkılan kitapçılar sokağında, meşhur bir sahafta tanımıştım. İnsanın derisine yapışan tuzlu, aksi ve kızgın Antalya güneşinin pişirdiği öğle saatlerinden hemen sonraydı. Bu demlerde yaprakları hafiften kıpırdatan belli belirsiz ıslak ve rutubetli bir esinti bile ölü bir gezegenin aydınlanması gibi ürperti verir.