SAHTELER

Salih MİRZABEYOĞLU

Bizim 40 yıllık mücadelemizden sonra yumuşayan havanın doğurduğu bu haşereler, sadece şeytan emrinde bir intikal devresi mikroplarıdır ve insana şunu düşündürmektedirler:

— “Türkiye’nin idaresi bu zihin ve ruh haletini yaşayanların eline geçse İslâm’ın ve Müslümanların hali nice olur?”


Allah Resûlü’nün kötülüklere karşı mücadelede kademe kademe âletlerini işaret buyurdukları emir malûm… Birinci derecede el, yani fiil… İkinci derecede dil, yani ihtar… Üçüncü derecede de kalb, yani nefsini muhafaza… En aşağı derece de üçüncüsü içine gömülüp orada mahfuz kalmak…
Biz, üçüncüden birinciye doğru bir ceryan açmak ve gerçek İslâm ihtilâl-inkılâbını “İslâm’a muhatap anlayış”ın olanca hakikatiyle görünmesi davasında bilmek dolayısiyle, her hakikatin yanıbaşında bitiveren sahtelikleri de ifşa durumundayız… Ruha sahip olmak hakimiyetin özü ya, sözümün özü ve özümün yüzü Necip Fazıl konuşuyor… Bu çerçevede sahtelikler.
– I –
Enflâsyon paralariyle kasaların şişirip, ahçı ve hizmetçi ücretlerine kadar halk itibarına göz diken ve en izbe köşelerde bile boy gösteren banka şubeleri sayısınca velî… Bu ne iptizaldir!.. Allah altunu nasıl nadir yarattıysa velîlerini de öyle vücuda getirdi. Şimdi ortada olanların madeni, çoğunlukla, o da yanmış tarafından, kömür… Herbirinin kapısında içi saman dolu müridler vardır; ve bunlardan herhangi birine nazar etmek, şeyhinin ne olduğunu göstermeye yeter. Böylelerine gerçek velî “ALLAH’IN YOLUNU KESENLER!” diyor ve Hesap Günü en büyük cezanın böylelerine isabet edeceğini bildiriyor.
Gerçek velî diyor ki:
— “Bu devrin velîleri beş vakit namazında olanlardır.”
Bu cümlede alelâde “Allah dostu” mânâsına kullanılan ve sahte “fevkalâde”ye talip olmaktansa, emin “alelâde”ye yapışmak gerektiğini ihtar eden “velî” tâbiri, günümüzde ve umumiyetle sadece cahillerin, ahmakların ve çıkarcıların boyun yaftaları…
Müstesnalarını, her zerremle bağlı bulunduğum mücerret velîlik makamı hürmetine tenzih eder, yalnız adreslerini sorsalar göstermekten âciz olduğumu da inkâr edemem. Günümüzde şahsen tanıdığım, yağmur suyu kadar temiz bulduğum, fakat bomboş olduklarını da gözden kaçırmadığım birkaç ferdi de, sadece bağlılarını uyarmadıkları ve onlara “velîlik nerede, biz neredeyiz; biz olsak olsak ezbere bir tebliğciden başka bir şey olamayız!” diye ihtarda bulunmadıkları için kabahatli görürüm.
Büsbütün sahtekârlara gelince, ne siz sorun, ne ben anlatayım… Yalnız şu hadiseyi dinleyin:
İstanbul defterdarlığında en yüksek makamlardan birini işgal etmiş ve asrın en büyük velîsine akraba bulunan bir zât, bir gün, Kadıköy vapurunun lüks kamarasında birine rastlıyor. Bu adam, rastladığı zâtın maiyetinde çalışmış ve kötü hareketlerinden ötürü işinden atılmış bir serseri… Eski müdürünün elini öpüyor ve onun “şimdi neyle meşgulsünüz?” suâline şu cevabı veriyor:
— “Suadiye semtini irşad ile meşgulüm!”
Yani, Suadiye semtinin velîlik iddiasında şeyhi…
Sahte velîler arasında öyleleri türemiştir ki, şeriat ölçüleri güneş gibi apaydınlık ortada dururken, kadını, çuvala sokup ve üstünü büzüp ancak göz yerine iki delik bırakılmış bir kabuk içine hapsetmeyi kaide, sakal koyuvermeyi de imân rüknü sayarlar ve türlü bâtınî günahlar içinde tamamiyle asılsız bir zâhir taassubu kudurganlığına kapılırlar… Kravat takmayı küfür, buna rağmen Hıristiyanlık remzi şapkayı mübah sayanları da vardır. Herbirinin şeyhi, nazarlarında kutuplar “sahibüzzaman – zaman sahibi”dir, Mehdî’dir. Din, nazarlarında, ferdleri aşan, mücerretler âleminde billûr çizgiler gibi Peygamber tesisi olarak pırıldayan ve mutlaka her şeyin ona ircaı gereken bir “üss-ü mizan: mihenge vurma noktası” değil, şeyhlerinin emridir.
Bizim 40 yıllık mücadelemizden sonra yumuşayan havanın doğurduğu bu haşereler, sadece şeytan emrinde bir intikal devresi mikroplarıdır ve insana şunu düşündürmektedirler:
— “Türkiye’nin idaresi bu zihin ve ruh haletini yaşayanların eline geçse İslâm’ın ve Müslümanların hali nice olur?”

(…)

Bunlar, (…) beklenen İslâm inkılâbına engel, en tehlikeli cepheyi teşkil ediyorlar…

İslâma Muhatap Anlayış, 3. basım, s: 50, 51, 52, 53

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin