“İMPARATORLUK KİBRİ” (HUBRİS) VE GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN EŞİK
Adnan DEMİR
Tarihçi Arnold Toynbee’nin meşhur bir tespiti vardır: “İmparatorluklar intihar ederek ölür, öldürülerek değil.”
Amerikan elitlerinin zihnindeki “Amerikan İstisnacılığı” (American Exceptionalism) inancı, rasyonel analizin önüne geçiyor. Dış politikayı yöneten kadrolar, dünyanın çok kutuplu bir realiteye (BRICS’in yükselişi, dedolarizasyon eğilimleri) evrildiğini teorik olarak bilseler bile, psikolojik olarak hegemonyanın bitişini kabullenemiyorlar. Bu kabullenemeyiş, rasyonel bir geri çekilme plânı yapmak yerine, gücü hâlâ ellerindeyken masaya daha sert vurma (yani savaşı tırmandırma) refleksini doğuruyor.
Amerika’da bu çöküşü görecek ve durdurabilecek teorik bir akıl kesinlikle mevcut; ancak o aklı uygulayabilecek kurumsal irade, finansal sürdürülebilirlik ve siyasî cesaret artık yok. Güç, sistemin kendi ataletine (inertia) teslim olmuş durumda. Dolayısıyla, tünelin sonundaki o kaçınılmaz kırılmayı geciktirmek için atılan her kontrolsüz adım, çöküşün tüm dünyaya ilân edildiği bir sahneye dönüşüyor.










