BUHRANIMIZIN KUNDAKÇISI YAHUDİ

Necip Fazıl Kısakürek

Sadece cihangirlik sevdalısı iki kutup devletin karşılıklı oyununa âlet vazifesi gören, üstelik gerek Türkiye, gerekse öbür ülkeler Müslümanlarını bir an için ümit ve heyecana düşüren, sonra da aldığı garip şekiller yüzünden apıştıran, inkisara uğratan ve yalnız Suudî Arabistan’dan gördüğü 2 milyar dolarlık yardıma kadar bütün İslâmî gayret ve fedakârlıkları sıfır olarak gösteren mahut savaş bir Yahudi zaferi haline getirilmek istidadını hâlâ muhafaza etmekte ve hemen hemen bütün dünyaya hükmedici Yahudi dehâsına yeni bir misal vermek üzere bulunaktadır.

Bu münasebetle Yahudinin tarih boyunca oynadığı rol ve hiç değiştirmediği çehresi üzerinde üç bölümlü bir portre çizmek yerinde olur.

Para ve kapitalizma dünyasını icat eden, Yahudi… Bu dünya yerine yerleştikten ve bütünlüğü kuvvet ve illetleriyle ortaya çıktıktan sonra, onu, materyalizm ve komünizma sistemiyle tahribe davranan da (Karl Marks), Yahudi… Daha sonra bu sisteme, 20. Asrın en büyük dehâsı eliyle (Bergson) fikirde en keskin darbeyi vuran, yine Yahudi… sermayenin hem icatçısı, hem tahripçisi, hem de tahripçisinin tahripçisi, hep Yahudi…

Şu tezad dolu misale göre, Yahudinin maksadı nasıl izah edilebilir? Yahudi ne yapmak ister ve hangi gayeyi güder?

Bu sualin cevabını verebilmek için evvelâ Yahudi’yi teşhis ve tespit etmek lâzımdır:

Yahudi, tarihte kavimlerin en istidatlısı ve kol kol Peygamber halkasına çerçevelik etmiş olan İsrailoğullarının soyunu değil, bu asil soy içinde apayrı ve hain bir şubeyi temsil eder.

Yahudi ilk hıyanetini kendi öz Peygamberine ve daha nice Peygambere gösterdikten sonra, bu hıyanet ruhunu dölleştirmiş, asırlar boyunca bu dölü geliştirmiş, örnekleştirmiş ve nihayet ondan ibaret kalmış İsrailoğulları içinde, fakat apayrı bir ruh vâhidinin kavmî ifadesi olmuştur.

Onu anlamak, bütün beşeriyeti halkalamış bir illetin mikrobunu kesip atmak ve (serum)unu bulmak kadar hayatî bir ehemmiyet belirtir.

*

Dedik ki, o, Yahudi, İsrailoğullarının Peygamberlere yataklık eden mücerret ruhu içinde, tamamiyle ters tarafından tecelli edici bir küfür nefsâniyetinin şubesi olarak gitgide dölleşmiş, eski İsrailoğullarını silip süpürmüş ve insanlığın damarlarına mikrop gibi yerleşmiş bir hıyanet nesli… Yeni ve (orijinal) olduğunu sandığımız bu yekûn halindeki tarif ve tespitten sonra, iş, Yahudiyi gayesi bakımından çerçevelemeye geliyor:

Yahudi, öteden beri kendi dışındaki insan topluluklarının olanca birlik ve bütünlük müesseselerine düşmandır. Evvelâ dinî birlik, sonra millî, ırkî, iktisadî birlikler…

İşte onun içindir ki, Yahudi, topyekûn insanlık vücuduna mikrop gibi yerleşirken, kendi gizli tesir şebekesini hâkim kılmak için, zaif bünyeli, sebatsız ve istikrarsız, tezatlar ve (kakofoni)ler panayırı, hiçbir sahada tam olmayan ve bütünlüğe kavuşamayan bir beşeriyeti muhafaza etmek, daima birbirini kemirici ve her oluşu öbürüne kemirtici insanlığın illet bünyesini kıyamete kadar sürdürmek ve hastalık kıvamında tutmak borcu altındadır.

Ve işte bu yüzden, kendi öz menfaat ve istismar sahası olarak kapitalizmayı kuran Yahudi, insanlık bu sahada kuvvet kazanınca onu sosyalizma ve komünizma ile tahrip etmek yolunu tutmuş, aynı tahrip sistemi kuvvet kazanmaya başlayınca da, kapitalizma adına tahripçiyi tahrip etmeye davranmıştır.

O, nerede birlik ve bütünlük görürse, türlü yollardan üzerine çullanır, her (tez)in (antitez)ini imâl eder ve hiçbir inanış manzumesinin ruhlarda mihraklaşmasına müsaade etmez. Bütün bunları da, her zamanki usulüne zıt olarak bir plân altında yapmasa bile, soysuzlaştırdığı soyunun insiyakî dehâsiyle meydana getirir.

Yahudi işte budur: Biricik gayesi de insanlığı kendi zaafları içinde boğarak maddede ve mânada sömürmek ve ondan tarihî intikamını almaktır.

Bu sebeple Yahudi, inkılâpçı geçinen cereyanlarda bu dâvanın sözde idealistleri yanında yer alır; onlar kuvvetlenince karşı cepheye geçer, boyuna yer ve renk değiştirir ve dünyada ne kadar yön ve yol varsa hepsini birden karartmayı ve çukura tıkamayı bilir.

O hiç bir zaman ortada ve öz hüviyetiyle mevcut değil, zaman ve mekânın mesele ve dertleri içindedir. Böylece maddî Yahudî vücuduyle görünmek ve (Napolyon) vâri ferman edası takınmak budalalığına düşmez ve her tarafa sârî ve mânevî Yahudi havasıyle ruhlara ve o yoldan bütün dünyaya hükmeder.

O, uyuşabildiği milletleri kendi kültürleri içinden vurur; ve böylece fikirde, ilimde, fende, iktisatta baş noktaları tutarken, topyekûn insanlığa, bir zamanlar öz ırkını inim inim inleten Bâbil tiranlarının, hürriyet, adalet, eşitlik, kardeşlik maskesi altında efsanelik zulmünü tatbik eder.

Allah’ın, Kur’ân’ında lânet ettiği Yahudi budur.

Babasız Hak Peygamber Îsâ dininin tevhid yıkıcı «faraziyeler» kolunda o vardır. Ortaçağ (Skolâstik) papaz istibdatının güdümü, dolayısiyle onun elindedir. Büyük Fransız İhtilâlini fikirde hazırlayan «Ansiklopediciler» arasında o dolaşır. Kilise bütünlüğünü yıkma ve Allah itikadını topyekûn sarsma davranışını o idare eder. Nihayet Büyük İnkılâp kulis şamatalarını o tertipler; (Napolyon)u o devirir, 20. Asır başlarında (Lenin) gibi budalacasına inanmışların etrafını o halkalar.

Birinci Dünya Harbi, onun dünyasını hâkim kılma hamlesi, İkinci Dünya Harbi de ona karşı uyanan ırkî kini boğdurma hareketidir.

İslâma karşı, Batı taklitçisi, çeyrek entellektüel (yakışıklı orangotan maymunu) Nâsır ve benzerleri, ters tarafından onun eseridir. Amerikan kapitalizmasının itaatli kavası şu veya bu Başkan, sermayeciliğin doğrudan doğruya nasbettiği en sadık bir (ajan) olarak onun adamıdır.

Kanunî ile hulûlden başlayarak Türk alçalma tarihini açan Yahudi…. Kanunî’nin oğlu Sarı Selim’in karısı «Nûrbânu» Sultandan itibaren saray haremine giren ve bu haremi devlet idaresine musallat kılan, Yahudi… Züyuf akçe kahramanı ve Türk malî gücünün kemiricisi, Yahudi… Sahte Kahramanların ve Mason büyüklerinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı kayıtlarına malik Mustafa Reşit, Âli, Fuat ve Midhat Paşaların arkasında Tanzimat isimli felâket çığrını açan, Yahudi… İttihat ve Terakki kuklalariyle Abdülhamîd Han’ı tahtından al-aşağı ederek koca İmparatorluğu tasfiye masasına yatıran Yahudi…

Ve, ve, ve…

Millî Kurtuluş hareketiyle var olma cehdini gösteren Türk Milletinin İstiklâlini Lozan’da İsmet Paşa’ya İslâmın yok edilmesi bedeli olarak kim sağladı? Yahudi!!!

Türkçe yerine uydurukçayı da icat ve idare etti.

Yahudi bugün dünyada ve Türkiye’de en kuvvetli demlerini yaşamaktadır; ve esrarlı bir kâhin çadırı içinde, her milletin meselelerini, her millete gaipten haber verici ve istiklâl tayin edici bír edâ ile telkin etmektedir.

Tarihte onu korkutan tek mana İslamiyet olmuş, şahıslar da İkinci Abdülhamid Han ve Hitler’den ibaret kalmıştır.

İkinci Abdülhamid, şiddetten nefret eden melek hilkatli bir hükümdar; Hitler ise sadece gözü kara, deli mizaçlı bir hesapsız olduğu için muvaffak olamadı. İslamiyet ise şahıslardan münezzeh bir sonsuzluk davası olduğuna göre, Yahudinin en medeni şekilde tasfiyesini ona ve onun hız verdiği ruhlara ısmarlamak lazımdır.

Bugün; ruhi, ahlaki, siyasi, idari, iktisadi, harsi buhranımızın köklerinde Yahudi mikrobundan başka bir şey aramamak gerektiği şuuru altında İslam dünyası, hiç olmazsa kendi içinden, emperyalizma yolu ve petrol kaynakları sahasında Yahudiyi tasfiye edici bir plan üzerinde birleşmek zorundadır.

Yahudi hakkında kalın çizgilerle belirttiğimiz üç tahlil yazısından çıkarılacak ve bugüne tatbik edilecek terkip ve teşhis hükmü şöylece özleştirilebilir:

Yahudi, her zaman olduğu gibi, birdenbire göz planında nazara çarpmasa da bugün insanlığın en büyük belası olmakta devam etmekte ve belki de bu belanın zirve noktasını teşkil etmektedir.

Üçüncü Dünya Harbi onun yüzünden çıkabilir.

Etrafını çevreleyen 50 milyonu aşkın Arap çemberinin kıstırıp boğamadığı Yahudi, bir nevi petrol gözcüsü ve strateji nöbetçisi olarak Arap ve İslam ağacının gövdesine kakılmış madeni bir kazıktır; ve Kıbrıs isimli “batmaz uçak gemisi”nin vereceği işaretle Bakü’den Libya’ya kadar bütün petrol sahasının havadan kontrolünü sağlamak ve hususiyle Rusya’yı en hassas yerinden vurdurmak avantajındadır. Eğer İran, Rus tesirine kapılacak olursa o da aynı kontrol sahasına İsrail yoliyle eklenecek ve hattâ bu âkıbet belki de üçüncü dünya harbine ve kapitalizma-komünizma düğümünün çözülmesi hareketine yol açacaktır.

Bu dâvanın küçük kurmay heyeti İsrail’de büyüğü de Amerika’dadır.

Türkiye’ye gelince, yine yahudi plânı gereğince bu vatanın 1918 şartlarından beter hale getirilmesi hedef tutulmakta ve bu gaye uğrunda madde ve ruh yönünden kaç türlü iflâs vasıtası varsa hepsi birden çalıştırılmaktadır. Bugün Türkiye’de kâğıt, gazete, kitap, ilâç, dil, kültür, üniversite, profesör, petrol, yedek parça, inhitar sanayileşmesi, kıymet ihtilâli, ruh ve ahlâk iflâsı olarak bütün meselelerin gerisinde, ismiyle veya tesiriyle yahudi dehâsı payanda kurmuş bulunuyor.

Bugün Ulu Hakan Abdülhamîd Hânın Yahudilik temsilcisi (Hertzel)’e karşı 300 milyon altun lira mukabilinde de olsa kurabiye kadar olsun toprak vermeyi reddetmesindeki hikmet, keramet çapında tecelli etmiştir.

Bu belânın çaresini Arap ve İslâm dünyasının önüne düşerek veya bu dünyayı peşimize takarak aramak, ona göre (aktif) ve şahsiyetli bir politika takip etmek ve bu arayıcılığın yeni idare ve rejimini getirmek, vücut hikmetimizin başı olmalıdır.

Yahudiyi tasfiye ise Amerika’yı imha ve dolayısiyle Rusya’yı ihya gibi bir âkıbeti varır ki, işte Yahudi, varlık garantisini bu iki «olamazdan faydalanarak sürdürmektedir.

Onu ancak dünya çapında bir inkılâp tasfiye edebilir.

27.06.1980 – Rapor 10

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin