ÇİN ŞİÎ Mİ?
Nihan Öztürk
Adımlar Almanya
Çin coğrafyasını ilk kez bir devlet çatısı altında toplayan ilk Çin İmparatoru’nun okunuş şekliyle ismi Çin Şı Huang (Qin Shi Huang).
Enteresan bir tip olmakla kalmayıp, bugün ülkenin hâlâ Çin olarak anılmasını sağlayan kişi.
Birlik sağlamasıyla birlikte ölümsüzlüğü aramaya varan ilmî çalışmalar ile meşgûl olmakla kalmıyor, verdiği emirle kendi mezarı için binlerce zamaatkâra ve işçiye, kendisini öbür dünyada koruması için binlerce Toprak Asker yaptırıyor. Asıl adıyla Terrakotta olan heykellerin hepsi farklı bir yüz ifadesiyle ve normal bir insan boyunda tasarlanmış. Bugüne kadar buldukları 8.000 küsür heykelin içinde savaş arabalı, süvari, hatta devlet memurundan akrobatına ve müzisyenine kadar figürler de bulunuyor. Devasa bir sanat eseri.
M.ö. 3. Yyüzyıl’a denk gelmesi, figürlerin şekillenmesi ve ardından fırınlarda 1.000 derece sıcaklıkta pişirilmesi, bütün bu emeklerin ne boyutlarda olduğunu gösteriyor.
Çin’in en taze lideri ise Şi Cinping (Xi Jinping)…
Meselâ Kadir Mısıroğlu gibi tipler, Çin’in, yani dolayısıyla lideri Şi’nin bu yüzde Şiî İran’a destek verdiğini ve Çin’in ne kadar öcü olduğundan falan bahsedebilir. Fikrî olarak değil, ezberledikleri pörsümüş mevzuları tavuk suyunun suyu gibi ballandıra ballandıra anlatabilir.
Fakat ne Çin Şii ne de Şi Cinping Şiî!
Kafalarındaki Şiî imajını o denli düşürmüşlerdir ki, kendileri o düşmüş vaziyette gördükleri Şiî’ye dönüştüler de bundan daha haberleri yok.
Çin, Şiî olmadığı gibi Lideri de Şiî değil.
Tam tersine, 26 milyon küsürlük müslüman nüfusun geneli Hanefi mezhebinden ve Ehli Sünnet, sadece 150.000 küsür bir bölümü Şiîi.
Peki durum vaziyetler böyle olunca, hangi akla hizmet edip İran’a destek çıkıyorlar?
Neden olacak; Doğu’nun toprakları Batı’ya karşı daima özgürdür ve özgür kalacak.
Bunun için Doğu, Batı’nın sahtekâr ve kaba ittifaklarından daha köklü bir kavgadan doğan çok kutuplu kadim sistemin ana kucağıdır.










