İHANETİN ADI TİCARET

Barrack: Suriye ve Türkiye ile Hürmüz’e alternatif koridor üzerinde çalışıyoruz

ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi (Bölge Valisi) Thomas Barrack, Suriye, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Mısır ile koordinasyon içinde Hürmüz Boğazı’na alternatif ticaret ve enerji koridorları oluşturacak bir program üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Barrack, ABD Ticaret Odası’nda düzenlenen ABD-Irak İş Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, bölgedeki sanayi ve iş dünyasının istikrar ile kalkınmanın sağlanmasında en etkili araç olduğunu söyledi.

Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin güvenlik dengelerini ve stratejik ittifakları yeniden şekillendirdiğini belirten Barrack, uluslararası gündemin nükleer dosyadan Hürmüz Boğazı’na kaydığını ifade etti.

Barrack, Suriye, Ürdün, Türkiye, Lübnan ve Mısır ile koordinasyon içinde geliştirilen program sayesinde Hürmüz Boğazı’nın stratejik öneminin iki yıl içinde ikincil konuma düşeceğini öne sürdü.

Bunun, dar deniz geçitlerine dayalı taşımacılık modelinden “ihtiyati teslimat” ilkesine dayanan alternatif ulaştırma güzergahlarına geçişle sağlanacağını belirten Barrack, söz konusu girişimin bölgedeki ticaret ve enerji tedarik yollarını çeşitlendirmeyi amaçladığını kaydetti.

Barrack, alternatif güzergahların oluşturulmasının bölgesel ulaştırma ve enerji tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıracağını ifade etti.

Açıklamalar, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin küresel enerji ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin endişelerin sürdüğü bir dönemde geldi.

Kısacası, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını kullanma iradesi göstererek bağımsız -kendi ülkesinin menfaatlerini gözetmeye- davranması karşısında Amerika İran’ı diz çöktürmeye çalışsa da bunu başaramadığının itirafı.

Aciz kalan Amerika, İran’a diz çöktüremeyeceğini anlayınca, bu defa bölgedeki işbirlikçileri ile İran’ın kendisine vereceği zararı azaltmanın yolarını aramaya gidiyor. “İran’a söz geçiremeyip Hürmüz’ü kontrol edemesem de kontrol ettiğim, her istediğimi yapacak işbirlikçilerim var” diyerek, işbirlikçilerine yöneliyor. İşbirlikçiler de Amerika’ya verecekleri hizmetin karşılığı olarak bir kaç dolar kazanacaklar ve böylece İran eliyle bozulan Amerika’nın bölgedeki prestiji bir nebze de olsa düzeltirken, Amerka bölgeye ticarî ilişkiler adı altında daha da yerleşmiş olacak.

Sonra işbirlikçiler, Amerika’nın kendilerine lütfettiği bu birkaç doları gösterirken bizlere dönerek, ihanetlerini anlatacaklar: Ne kadar mühim ve önemli olduklarını, vazgeçilmez olduklarını, kendileri olamdan kimsenin burada adım atamayacağını, masada olmayanın menüde olacağını ve kendilerinin masada olduğunu anlatacaklar… Ne kadar kazançlı ticaret yaptıklarını anlatacaklar…

Sonra?

Bu inşa edilecek yeni boru hatlarından geçen petrol Amerika ve İsrail tarafından müslümanları öldürmek üzere tankların, uçakların depolarına konurken, buna itiraz edenler olunca da, bunlar terörsit denilerek dövülecek, çıplak aramaya, işkenceye, maruz kalacak, yargılanacak, ceza alacaklar. İşbirlikçi iktidarlarsa, “Biz Filistin’i çok zeviyoruz ama boru hatlarını kapatamayız, verdiğimiz söler var!” diyerek ihaneti meşrulaştırmaya çalışacaklar…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin