VOLTA ÂDÂBI
Ulaş TUNCA
Volta atmak! Bunun da bir kâidesi vardır hapishanede.
Voltayı atan sabit bir yön belirler kendine ve düz bir çizgide yürüyormuş gibi, yolun sonunda çark edilir ve aynı istikamette hep ileriye doğru yürümeye devam edilir. Gidişli ve gelişli avluda atılan volta, tek kişi atılabildiği gibi iki kişi de atılabilir.
Çoklu voltalarda, belli bir tempoda, adımlar birbiriyle uyumlu olarak ve her zaman, ortada bulunan kişinin, muhatabın yüzüne olacak şekilde yapılır dönüşler.
Dönüşlerde muhatabına sırtını dönmek saygısızlık addedilir. Üç kişiyle atılan voltalarda, ortada bulunan kişi her dönüşte ya hep sağa, veya hep sola çark eder sırasıyla. Buna göre ayarlar adımlarını.
Volta atanın, voltası kesilmez, destur almadan önünden geçilmez.
Volta atmak hapishane kültürünün en önemli parçasıdır. Volta, dostluğu, ünsiyeti,
dayanışmayı ve güveni pekiştirir.
Volta atarken kimi sohbet eder, kimi dertleşir, kimi istişâre eder, kimi mesaj verir, kimi gövde gösterisi yapar. Kimi aidiyetini gösterir hısımlarına ve de hasımlarına… Kimi spor niyetiyle atar voltasını, kimi tefekkür eder, kimi tesbih çeker, kimi de sadece yürür…
Volta atılırken, diğer volta atıcılarla mesafe iyi ayarlanır, çarpışma ve fiziksel temastan kaçınılır. Yere tükürülmez, etrafı rahatsız edecek şekilde gürültü yapılmaz, laubali hareketler ve şakalar yapılmaz, küfürlü konuşulmaz. Volta ciddi bir aksiyondur hapishanede.
Voltanın olmazsa olmazı tesbihtir. Tesbih alelâde sallanmaz ne voltada ne de başka bir durumda. Tesbih çekilir, tek tek veya çift taşı sırayla, sabırla. Saygısızlıktır tesbih sallamak, pek hoş karşılanmaz.
Taşları her zaman otuz üçlüktür tesbihin. Oltu taşlısı da vardır mahpusun elinde, kehribarı da, gümüşü de, gümüş simlisi de, firuzesi de, altını da, zeytin çekirdeği de… Çeşit çeşittir tesbihler ama hepsinin de ucunda olmazsa olmazı imamesi vardır.
Tesbih çekerken kimse rahatsız edilmez. Sesi iyi ayarlanır, yavaş çekilir, vakurca!..
Kimi zikir çeker, kimi sabır… Elden düşen tesbih öpülerek alına götürülür ve saygı gösterilir.
Tesbih, şahsına münhasırdır. Tesbih, onu kullanan kişinin karakterini yansıtır. Bunu da ehli anlar.
Başkasının tesbihi izinsiz alınmaz ve kullanılmaz. Tesbih hediye etmek, saygının
ve dostluğun bir nişanesidir. Tesbih çekerken, meydan okurcasına dik ve bön bakışlardan kaçınılır.
Volta atarken sohbet edilir lâkin, yüksek sesle konuşulmaz. Etrafa rahatsızlık verilmez. Ayaklar da yere sürtülerek yürünmez. Terlik de pek tercih edilmez. Ayakkabı giyilir çoğu zaman. Spor veya kösele. Takım elbiseyle de atılır eşofmanla da fakat, giyilen ayakkabı uyumlu olmalı kıyafetle. Kısa pantolon ve şort giyilmez ne voltada, ne de başka bir durumda.
Volta atarken bakışlar dik olmaz etrafına. Mütevâzı ama vakurca! Volta, törpüsüdür cezanın, zamanın… Atılır stres, ter, kasâvet voltayla…
Sevse de sevmese de herkes birbirine karşı saygıyla davranır hapishanede. Voltayı
atana “rastgele” dendiğinde, “eyvallah” diye karşılık verilir.
Voltayı kesmek ise kabahatlerin en büyüğü! Volta atanın, destur almadan önünden geçmek, voltasını kesmek mânâsına gelir. Bu durum hapishane kâidesine göre büyük kabahatlerdendir. Büyük saygısızlık ve hakaret olarak algılanır. Eğer birisi voltayı kesmişse, açık etmiştir hasımlığını. Ya hemen, ya da çok kısa bir zaman içerisinde gereği yapılır mahpusça… Ya voltayı kesen kişinin, ya da voltası kesilen kişinin duyulur acı sesi malta koridorlarında!..










