ÖRTÜ, ÖLÇÜ HADİSESİ

Ayşegül Yılmaz

Bir tesettür giyim markası, geçtiğimiz günlerde düzenlediği defile ile bu defilede boy gösteren mankenler ve şarkıcı Hadise’nin katılımı sebebiyle gündeme taşındı.

Muhafazakârlarca boykot edilmesi yönünde talepler var. İsrail ile ticarî bağlantıları olduğu öne sürülülen markanın yetkilileri bu iddiaları yalanlıyor. Filistin temalı yaptıkları başka bir defilenin amacının Filistin’e yardım etmek olduğunu belirtiyorlar. Ancak sergilenen kıyafetlerin fahiş fiyatları da eleştiri konusu oluyor.

Örtüleri ve kıyafetleri taşıyan göz önündeki mankenler; “iç çamaşırı da taşıdık, mayo da, türban da” diyerek “profosyonellik”lerine kapı aralıyorlar. İç giyim ile sahnede görmeye alıştığımız Hadise ise, blazer ceket ve pantolon ile izleyenlerin karşısına çıkarken, “mayo ile de sahneye çıkıyorum, bu şekilde de, çünkü ben özgür bir kadınım. Genç kızlarımız önce kendilerini keşfetsinler, sevsinler, özgür olsunlar” diye nasihatlerini sürdürüyor. Tek tip olmaya gerek yok yani, “benim gibi çok renkli” olun diyor özetle.

Geçmişte “türban siyasî bir semboldür” denilerek rahatsızlık duyulur, “başörtüsü” denmesi gerektiği dile getirilirdi. Şimdilerde ise defile mankenleri, “türban bağlamak bir sanatmış” diyorlar. Yahudi kadınlarının baş bağlama tarzı; bu defiledeki mankenlerin baş bağları ve son zamanlarda artış gösteten “muhafazakâr-seküler aile” dizilerindeki “seküler kapalılar” ile aynı.

Imanoor: Noor arapçada nur, ışık, aydınlık anlamına geliyor. İmân nuru, iman aydınlığı demek. Markanın kendi ifadesiyle; “insanın kalp huzuruna sahip olması anlamında, ‘imân’ ile ‘nur’un bir araya geldiği ve tavizsiz bir şekilde kendimizi ifade etmemizi ve doğamıza sadık kalmamızı hatırlatan sevginin simgesidir.”

Tesettür; “moda ikonları” üzerinde sergilenince daha mı cazip hâle geliyor ve başörtüsü daha mı bir itibar kazanıyor? Örtüyü pazarlayıp ölçüleri de pazarlık konusu ederken, iddia edilen “mukaddes ışık” nereleri aydınlatıyor?

Başörtülü bir hanım olarak benim ruhumu karartıyor bu manzara. Aydınlanma filan da yaşayamıyorum. Başörtüsü tanıtım organizasyonunda Hadise’nin genç kızlara öğütleri, tesettürlü ya da tesettürsüz çoğu genç kızın onu “rol model” aldığı dünyanızda karartma gecelerini yaşatıyor sadece.

Bugün birçok ebeveyn kız çocuklarına uygun, göbeğini kapatacak uzunlukta kıyafetler bulamadığından yakınıyor. İki yaşındaki bebeğe yedi yaş için tasarlanmış tişörtü giydirdiğini dile getirenler var. Firma yetkilileri ise Avrupadan gelen kalıpların kullanıldığını başka seçenek olmadığını söylüyor. “Millî ve yerli” giyim kuşam sektörü oluşması noktasında bir hamle görememişken; millî ve mânevî değerlerimiz kullanılarak piyasa oluşturmak hevesi ve küresel işbirlikçi projelere hizmet etmek için başörtüsünün sembolize ettiği keyfiyete haiz hayat tarzı yaşayanların mukaddesleri podyumlarda pazarlama konusu yapılıyor. Yahudi tarzlar “sanat eseri” olarak empoze edilirken, bu organizasyon Hadise ile hadiseleşiyor.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin