TELAVİV ANLAŞMASI
Ramazan Serbest
2026’nın 7 Ağustos günü Suudî Arabistan sınırları içerisinde yer alan, mübarek belde Mekke şehrinde Suudî, Pakistan ve Türkiye üçlüsü tarafından bir anlaşma imzalandı.
Anlaşmanın iddia olunan amacı; bölgedeki çatışmaların ve askerî gerilimlerin tırmandığı bir dönemde kolektif güvenliği sağlamak, caydırıcılığı artırmak ve savunma sanayiînde teknolojik ve stratejik iş birliği yapmaktır. Anlaşmanın temel kuralı, imzacı ülkelerden birine yapılan saldırının tümüne yapılmış sayılmasıdır.
Tabiî ilk bakışta anlaşma gayet güzel duruyor, fakat kazın ayağı öyle değil… Aklı başında olan insanlar bu anlaşmanın emperyalistlere hizmet edeceğini başından beri biliyordu. Daha anlaşma metninde imzalar kurumadan ilk hizmet için kollar sıvandı ve Ensarullah Mücahidleri ile savaşan Vehhabî sapığı “Suudî Amerika” devletine destek verildi. Pakistan, Ensarullah’a karşı asker ve hava savunma sistemleri, Türkiye ise lojistik ve diplomatik destek sağladı.
Oysa kurulduğunda saf Müslümanlar bu anlaşmanın kâfir ve zalim olan İsrail’e karşı kurulduğunu düşünüyor ve “Müslüman NATO” kuruldu deniyordu. Evet, bir anlamda haklılar da; her ne kadar Müslümanlığın gereğini yerine getiremeseler de NATO olmanın bütün gerekliliklerini sağlıyorlar. Düşmanı emperyalist, zalim ve zorba güçlerden seçmek yerine, sömürülen, mazlum ve mümin olan mücahidlerden seçerek “abdestli NATO” modeli oluşturuyorlar.
Ensarullah, Babülmendep Boğazı’nda Siyonist Şeytan’ın gemilerine nefes aldırmazken, hemen bizden görünen fakat bizden olmayanlar tarafından desiseler kuruluyor. İsrail gibi Allah’ın lânetlediği bir tehdit dururken Yemen’e saldırmak bir Müslüman anlaşmasında yer alamaz; eğer yer alırsa da bunun adı Mekke olamaz. İllâ bir isim koyulacaksa bu “Telaviv Anlaşması” olsun, zira Mekke ve İslâm’a hizmet etmek yerine İsrail’e hizmet etmektedir bu anlaşma. İsrail karşıtı Ensarullah’a saldırı İsrail’e hizmettir.
Tarih, güçlünün yanında yer alanı değil, haklının yanında yer alanı yazacaktır. Ey Müslümanlar, bu anlaşma sizin çıkarınıza değildir, anlaşanlar da sizler değilsiniz; siz haklının yanında, Yemen’in yanında, İran’ın yanında ve Filistin’in yanında yer alın.
“Ey imân edenler! Allah’ın yardımcıları (Ensarullah) olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilerine, ‘Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?’ demiş, havariler de, ‘Biz Allah’ın yardımcılarıyız’ demişlerdi.” (Saff Suresi, 14. Ayet)










