ÜÇ BÜYÜKLER
Selim Gürselgil
Şeriat Geldiğinde şüphesiz her köşede Abdülhakîm Arvasî Hz’ni, Üstad’ı ve Kumandan’ı göreceksiniz. İnsanlar her dilde “Yaşasın Kumandan Mirzabeyoğlu” diye haykıracak.
Çünkü bu davanın mimarı onlar. İslâm inkılâbının fikir ve aksiyonunu inşa edenler, onun mücadelesini verenler, bedelini ödeyenler, bu Üç Büyükler…
Onları çıkardığımız zaman ortada İslâm inkılâbı diye bir şey kalmıyor ki. Dikkat edin, herkes halinden memnun. Herkes bir köşe bulmuş, ortada şeriat davası, inkılâp davası, düzen değişimi davası adına eser yok.
– Putların gölgesinde kankalarla ibadet keyfi!
– Şeriat mı? Bakın o konuda mütavazı olamayacağım. En çok ben biliyorum. Yalnız karşılığında biraz para ve şöhret alırım. Suyla çalışmıyor.
Şeriat onlar için bu. Hani Ahmet Kaya’nın bir şarkısı vardı: “Akademide bir koltuk. Bir de çek defteri. Çek Mustafa çek.” Bu. Bu kadar.
İslâm inkılâbı mücadelesi, Büyük Doğu-İbda mücadelesidir. Onun dışında “muhafazakâr demokrasinin nimetleri.” Öyle değil mi? Var mı başka bir şey?
*
Ben tahmin ediyorum, şunu diyen çok olacak:
– Şeriat dedin geldik. Bir de ne görelim? Başyücelik Akademyası. Bizi kandırdın.
Hayır kandırmadım. Bilâkis Şeriatta, en başında Başyücelik Akademyasının mündemiç olduğunu, zaten o olmadan olmayacağını, siz bu gerçeği fark etmediğimiz için Şeriat davasının ayaklar altında kaldığını anlattım.
Şeriat deyince, siz, “gidip kadıya derdimizi anlatırız, meseleyi çözer” diye mi anlıyorsunuz? Bunun savcısı, avukatı, bilirkişisi, arabulucusu, binbir karmaşıklığıyla bugünkü hukuk düzeninin şeriata uygun bir yorumu olmadan, bu işlerin içinden çıkabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?
Yoksa Kitabül Harac’ı alıp bugünkü iktisadî, malî meselelerin içinden çıkabileceğinizi mi? Kitabül Haracı tabiî ki alacaksın; ama kütüphaneler dolusu şerhiyle birlikte. Smith’in, Marx’ın arasından geçirerek. İktisat ve Ahlâk’a götüreceksin.
Şeriat çocuk oyuncağı değil arkadaşlar. Binbir incelik ve o inceliğin İlâhî Emir ve Yasaklara dayalı ruhu. Bu büyük meselelere girmeden konuşamazsınız bile.
O yüzden Büyük Doğu-İbda!
*
Sosyal medya tartışması:
Tüfekkir (@tufekkir):
– “Bu üçlü bizi elle tutulur ne şekilde İslam inkılabına yaklaştırmıştır? Şu anda toplumumuzda veya devletimizde bu varsa onların eseridir diyebileceğimiz ne var? Öğrenmek için soruyorum.”
Selim Gürselgil (@gurselgil):
– “İslam inkılâbı diye bir dava var. Bu işin dünya görüşü, diyalektiği, meseleler üzerine yönelişi, aksiyon zemini, mücadele kültürü var.
Bunlar nerde var başka?
Tüfekkir (@tufekkir):
– “Doğru, fikri açıdan bu bayrağı Necip Fazıl taşımıştır Türkiye’de denilebilir. Ama bu fikir ne getirdi bize, çıktısı ne oldu.
Toplumumuzun yaşadığımız İslâmî değişimi bu fikirlere borçluyuz gibi durmuyor. Daha pragmatik bir yaklaşımı olan Erdoğan’a borçluyuz gibi, eksikleriyle…”
Selim Gürselgil (@gurselgil):
– “Tabiî Büyük Doğu’dan Millî Görüş, Millî Görüş’ten de Muhafazakâr Demokrasi doğdu.
Bence bunlara gerek yoktu. Ama tarih böyle bir şey. Gerek var mı diye sormuyor. Kalabalıkları kim peşinden sürüklerse o haklı oluyor.”
Yusuf Özşahin (@Yusufozshinn):
– “Hocam bu isimlerin mücadelesi yadsınamaz asla lakin bunlarla sınırlı demek fazla iddalı mesela bende Mehmet Zahid Kotku Hz. ve Necmettin Erbakan gibi isimlerin mücadelesi sonucu hakiki Milli Görüşçü bir parti vesilesiyle bunun olacağına inanıyorum.”
Selim Gürselgil (@gurselgil):
– “Olur dostum. Siz de Millî Görüş’ün şeriatı getirdiğinde nasıl bir dünya kuracağını yazarsınız, hangi meseleyi nasıl çözeceğini yazarsınız, arada mukayese imkânı olur. Konuşuruz, tartışırız. Daha iyi olur.”
Yusuf Özşahin (@Yusufozshinn):
– “Bunu açıkça söylemek yasalara aykırı lakin Adil Düzen diye bir teorisi var hocamızın ekonomide faizin verginin ve kağıt paranın kalktığı onun yerine İslami esaslara dayanan daha adil bir sistemin kurulduğu bir teori bunun gibi bir çok teori ve yöntem.İslam natosu İslam dinarı gibi. D-60 İslam Birliği ve lider ülkesi Türkiye(Hilafet) gibi bir çok alanda aslında Erbakan Hocamızın hedefi ve teorisi var.”
Selim Gürselgil (@gurselgil):
– “Evet biliyorum dostum. Ama halledilmesi gereken meseleler bu kadarla sınırlı değil. Daha bir çok konuda bir çok teori lâzım.”
Yusuf Özşahin (@Yusufozshinn):
– “Haklısınız halledilmesi gereken çok mesele var.”










