KÖPEK, SOPAYI GÖRÜNCE TIRSMIŞ

Trump’ın, Hizbullah’ın icabına HTŞ’nin bakması senaryosunu İran’ın uyarısı engelledi…

Lübnan basınına göre, Tahran, şayet Colanî Trump’ın istediğin yapmaya kalkarsa, sarayı dahil çok sayıda noktayı hedef alacağını, Suriye’de iç karışıklık çıkabileceğini söyleyince, Trump’ın ‘HTŞ-Hizbullah savaşı’ plânı rafa kaldırıldı.

Habere göre Washington yönetimi, Lübnan’ın doğusundaki Bekaa Vadisi ve kuzeyindeki Trablusşam hatlarından Suriye güçlerinin girmesini ve Hizbullah’ın askeri altyapısını baskı altına almasını hedefliyordu. Plânın finansmanını Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) üstlenmeye hazır olduğu, Suudi Arabistan’ın da bölgesel bir savaşa dönüşmediği sürece fikre sıcak baktığı ileri sürüldü.

‘Hizbullah’ın çekilmeye zorlanması hedefleniyordu’

Sızıntılara göre ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği etrafındaki çevrelerce olgunlaştırılan bu askerî senaryo, Suriye birliklerinin Masnaa Sınır Kapısı üzerinden Lübnan’a girmesini, Bekaa Vadisi’ndeki Şeytura kasabasına doğru ilerleyerek Zahle kentine ulaşmasını öngörüyordu. Eş zamanlı olarak doğu dağlık alanlarından Baalbek kentine doğru ikincil bir askerî hat açılması plânlanmıştı. Kuzeyde ise Trablusşam’ın Suriye nüfûz alanı ilân edilmesi ve özellikle bölgedeki Sünnîlerin ilerleyen güçlere destek vermesi hedeflenmişti. Asıl amacın, İsrail’in güneyde kesin bir zafer elde edememesinin ardından Hizbullah’ın Bekaa Vadisi’ndeki stratejik füze altyapısını imha etmek, örgütü doğu sınırından kuşatarak geri çekilmeye veya yeni güvenlik düzenlemelerini kabÛle zorlamak olduğu iddia ediliyor.

Bölgesel güçler bölündü: BAE ve Suudilerden destek, Katar’dan itiraz, Irak’tan tehdit

“Suriye’nin Lübnan’a girmesi” fikrinin, bölgesel aktörleri belirgin şekilde ikiye böldüğü de belirtildi. BAE’nin muharebe operasyonlarının yanı sıra askerlerin maaşlarını da ödeyerek sürecin tüm finansmanını karşılamaya hazır olduğu ifade edilirken, Suudi Arabistan’ın bölgesel bir çatışmayı ateşlememesi şartıyla Hizbullah’ı zayıflatacak bu düzenlemeye itiraz etmediği aktarıldı.

‘Irak, Suriye’ye Haşdi Şabi uyarısında bulundu’

Buna karşın Katar projeyi reddetti; Irak ise oldukça sert bir tutum sergiledi. Irak İstihbarat Başkanı Hamid el Şatri Şam’ı ziyaret ederek Bağdat’ın bu askerî genişlemeyi kabûl etmeyeceğini bildirdi. Şatri, Suriye’nin Lübnan’a girmesi halinde Irak güçlerinin, özellikle de Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) bünyesindeki bazı fraksiyonların doğrudan Suriye topraklarına gireceği uyarısında bulundu.

‘İran, Şara’nın sarayı dahil 100’den fazla stratejik hedefi vuracağı mesajını iletti’

İran yönetimi de Ankara, Bağdat, Doha ve Riyad diplomatik kanallarını kullanarak Şam’daki HTŞ yönetimine ulaştırdığı uyarıda çok boyutlu bir asimetrik savaş haritası çizdi. Tahran, Suriye unsurlarının Lübnan sınırını ihlal etmesi durumunda ilk dalgada Suriye Cumhurbaşkanlığı Sarayı dahil 100’den fazla stratejik noktanın İran füzeleriyle hedef alınacağını ilân etti.

Tahran, bu hamlenin Bekaa Vadisi ile sınırlı kalmayacağı belirterek, “Humus’ta yeni bir cephe açılması, Suriye kıyı şeridindeki Alevî nüfusun hareketlendirilmesi, Kürt grupların Halep bölgesine geri dönmeye teşvik edilmesi ve Irak-Suriye sınırının alevlendirilmesi gibi Suriye’yi iç savaşa sürükleyecek çok cepheli adımların atılacağını” vurguladı.

‘Hizbullah, önleyici tedbirler aldı’

Olası bir Suriye müdahalesine ilişkin bilgileri ciddiye alan Hizbullah’ın da, Bekaa Vadisi’nde önleyici askerî tedbirler aldığı belirtildi. Buna göre direniş örgütü, bu gelişmeyi “bağımsız bir Suriye hamlesi” olarak değil, kendisini dağıtmayı amaçlayan Amerikan-İsrail baskı kampanyasının parçası olarak değerlendirdi.

Haberde, “bölgesel tarafları, geçirdiği derin askerî ve siyasî dönüşümlerin ardından Suriye’nin yeni bir iç savaşı kaldıramayacağı gerçeğiyle yüzleştiren” İran uyarısının amacına ulaştığı belirtildi. Şam’daki HTŞ yönetiminin Hizbullah karşıtı söylemlerini yumuşatarak Tahran ve Beyrut’a Lübnan’a müdahale etmeyeceği konusunda özel garantiler vermesiyle de plânın çöktüğü aktarıldı.

Haberde, “Böylece İran, Suriye’nin Lübnan’a olası müdahalesini, ABD için pazarlanabilir bir askerî seçenek olmaktan çıkarıp, yüksek maliyetli bölgesel macerayı önledi” denildi.

Trump, İran’ın hazirandaki mutabakat metninde İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını durdurup ateşkes ilân etmesini şart koşmasının ardından, “Hizbullah’ın icabına HTŞ’nin bakması” önerisini giderek daha sık dillendirmeye başlamıştı.

SOPAYI GÖREN KÖPEK EFENDİSİNİ DİNLEMEMİŞ

Efendisi köpeğine “saldır” demiş, o da saldırmayı gözüne kesitrmiş ama İran sopayı gösterince, köpek sopanın korkusundan efendisini dinlememek zorunda kalmış.

Köpek, zaten köpek, bölgede emperyalizmaya hizmet etmekte… Lâkin efendi, köpeği bu plân için kullanamadıysa da bilahare başka vesilelerle saldırtmayı deneyecektir. Köpek, köpek olduktan sonra…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin