SİYASÎ TAVIR, İTİKADÎ TEHLİKE
Muhammed Oğuz
Türk sünnîliği, AKP’nin diyaneti, ni’düğü belirsiz tarikatlar ve muhtelif cemaatler eliyle Amerikancılığın çeşitli versiyonları hâlinde Suud, BAE karışımı bir Selefîliğe, bir çeşit İhvancılığa, ehl-i sünneti savunmak, zulme karşı durmak zannıyla Amerika-İsrail menfaatine olarak Amerika ve İsrail’e mermi sıkanlara, füze atanlara karşı saldırıya geçmeye evriltilmek istenmekte. Ortalık, Amerika-İsrail’le savaşanlar ehl-i sünnet olmayınca, savaşanları hedef almayı ehl-i sünnet zannedenlerden geçilmez oldu. Bunların ilk ortaya çıkışı 1919’da Anadolu’da başlayan millî mücadele esnasında, sonrasında da Saddam’ın Amerika’ya kafa tutması ile oldu. O zaman da Saddam’ın Baas, yani Arap Kemâlisti olduğunu, Kürt-Sünnîlere kimyasal silâhla saldırıp çoluk çocuk demeden katledip zulmettiğini söyleyerek, imânlarını-sünniliği savundukları iddiasıyla Saddam’a sövmeye devam edenler vardı; bugün Müfid Yüksel gibiler hâlâ bu söylemi devam ettirmkteler. Onlara göre Halepçe’de çocukları katleden (bu da bir iddia) Saddam’ı, Amerika’ya kafa tuttu diye desteklemek, dinden çıkmaya sebep olarak yeter de artar bile… Bugün kimilerinin Saddam’ı artık kabûllendiğini ama Amerika’ya cephe alan günümüz savaşçılarını hedef almaya devam ettiklerini görmekteyiz.
Siyasî cepheleşme itikat değil, siyasî tavır üzerinden olur.
Anti-emperyalizm, anti-emperyalist olan kimse, emperyalizmle savaşan kimse, onu desteklemek demektir. Anti-emperyalistim deyip, emperyalizmle savaşanları görmezden gelip, bu falan mezhepten, bu filan mezhepten, bu bana falan zamanda şunu yaptı, bu şuna zamanında şunu yaptı; olmaz…
Efendi Hazretleri, Anadolu’da başlayan mücadeleye liderlik edenlerin itikatlarını bildiği hâlde destek olmadı mı? O bu desteği verirken, Mustafa Sabri Efendi gibi din âlimleri de Kemâlistler zındıktır, kâfirdir, zalimdir diye buna karşı çıkmadı mı?
Burada destek, dün Saddam’a, öncesinde Anadolu’daki mücadeleye olduğu gibi, fiiledir. Dün Saddam’ı ya da Mustafa Kemâl’in liderliğindeki mücadeleyi desteklerken de onların dinî ya da dünya görüşlerini değil, fiilini desteklediğimiz gibi, bugün de anti-emperyalizm çizgisinde, kim Amerika, İsrail ve Batı’ya cephe alırsa, onu destekleriz.
Arkadaşlar Amerikancılığın mezhebi olmaz. Amerikancılık, mandacılık insanlıktan çıkmış yaratıkların dinidir, mezhebidir. Gerçek ‘ehl-i sünnet’ anlayış, adaleti ve bağımsızlığı esas alır.
Mezhepçilik yaptığını söyleyenler, meselâ, Azerbaycan’ın da Şiî olmasından dolayı Ermenistan’la savaşırlarken, “Bunlar Şiî, kahrolsunlar!” demediler, demezler. Erdoğan Azerîlere destek oldu diye, Erdoğan’a da laf söylemediler, söyleyemezler. Samimî değillerdir kısacası.











Bugün Ankara’da eylem yapan emeklilerin içerisinde Mağdur olan bir emekli astsubay emeklisi vatandaş Anayasa mahkemesinin önünde AKP’nin emeklilere karşı uyguladığı zulmü protesto etmek amacıyla Beylik tabancasıyla intihar ederek yanına kıydı işte hırsız Zalim diktatör Allahsız kitapsız AKP Saray rejiminin Türkiye’ye getirdiği hali görüyorsunuz insanları aç Yoksul Perişan bırakıyorlar kendi yandaşları ise borsadan 100 milyar doları kaçırıyorlar fonlar üzerinden zengin oluyorlar lüks içinde yaşıyorlar Bilal Erdoğan ne demişti hiç çalışmadan Zengin oldum Çünkü ben de iman var demişti Allahsız kitapsız Saray rejimi ekmeğine Barut sürülmüş bir halka kimse durduramaz