SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ NEDEN ÖNEMLİ?
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ TARİHİ
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan, Suriye’nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası
IŞİD örgütü, Suriye sınırı içindeki tek Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi’nin boşaltılması için Mart ayında Türk Devletine 3 gün süre vermiş ve boşaltılmaması halince türbenin yerle bir edileceğini açıklamıştı. Peki Suriye ile Erdoğan rejimi arasındaki gerilimi tırmandıran bu türbenin tarihteki yeri ve önemi ne?
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan, Suriye’nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası.
Türbede ise Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi’nin dedesi ve Ertuğrul Gazi’nin babası olan Süleyman Şah’ın naaşı bulunuyor.
Süleyman Şah yeni yurtlar aramak amacıyla boyu ile birlikte Fırat kıyısına gelmiş ve Kayı Boyu’ndan iki asker ile Caber’e gitmek için Fırat Nehri’nden geçerken boğularak hayatını kaybetmiştir. Süleyman Şah, ölümünden sonra beraberindeki iki adamı ile Caber Kalesi’nin eteklerindeki bir kümbete gömülmüştür. Türbe ve Caber Kalesi, Osmanlı Devleti yıkılınca Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin Fransa ile yaptığı Ankara Antlaşması ve Lozan Antlaşması’na göre kale ve türbe Türkiye’nin toprağı sayılmıştır. 1938’de türbe yanına Jandarma Karakolu inşa edildi. Toprağın ve türbenin korumasını hâlâ Türk askeri yapıyor.
1973 yılında Suriye Hükümeti Tabka Barajı’nın yapımının bitirileceğini ve türbenin Esed Baraj Gölü’nün suları altında kalacağını bildirince türbe ve karakol Halep iline bağlı Karakozak Köyü’ndeki yeni yerine taşınmıştı.
YAVUZ SULTAN SELİM HAN RESTORE ETTİRMİŞTİ
Türbe, yüksek duvarlar ve tipik Türk stili ile çevrilidir. Kaledeki eski türbe ise, 1144 yılında Halep Emiri Zengi Atabek tarafından başlatıldı ve oğlu Nureddin tarafından tamamlandı. Selahaddin Eyyubi, türbeyi koruma altına aldı. 1260 yılında Moğollar tarafından yıkıldı. Daha sonra kaledeki türbe, 1510’lu yıllara kadar bakım görmedi. Yavuz Sultan Selim, bölgeyi fethettikten sonra tekrar düzenlenip restorasyon yaptırdı. Suriye’nin 1973’teki baraj inşaatının yükselen suları bölgeyi tehdit edince Suriye ve Türkiye ortak çalışması ile türbe Halep’in Karakozak köyü yakınına taşınmıştır. 2003 yılında Teşrin Barajı’nın inşası ile birlikte yükselen su seviyesinin yeniden türbeyi tehdit etmesi üzerine türbe ve karakol alanı etrafına suya karşı destek dolgular inşa edilmiştir. Türbe artık Caber Kalesi’nde değil, Halep’in Karakozak köyü yakınındaki yerinde bulunuyor.
SÜLEYMAN ŞAH KİMDİR? SURİYE’DEKİ SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Süleyman Şah kimdir? Ertuğrul Gazi’nin babası, Osman Gazi’nin dedesidir. Oğuzların Kayı boyundandır. Doğum yeri ve tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur.
Süleyman Şah veya Süleyman Şah Kaya Alpoğlu (1178? – 1227, Fırat), Kaya Alp’in (Kutalmış) oğlu, Ertuğrul Gazi’nin babası, Osman Gazi’nin dedesidir. Oğuzların Kayı boyundandır. Doğum yeri ve tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur.
12. yüzyılın sonlarında doğduğu ve Kayı boyunun reisi olduğu bilinir. Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın Orta Asya’daki istilâsı üzerine, 13. yüzyılda Türkistan’dan batıya doğru göç etmeye karar vermiştir. Türkistan’dan 50.000 kişiyle Kuzey Kafkasya üzerinden Doğu Anadolu’ya gelerek, 1214’te Erzincan ve Ahlat taraflarına yerleşti. Aynı boya mensup bazı aşiretler de Diyarbakır, Mardin ve Urfa’ya yerleştiler. Dikkat edilmesi gereken bir husus, Süleyman Şah’ın, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile karıştırılmaması gerekliliğidir.
OĞULLARI
Süleyman Şah’ın Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar Bey ve Ertuğrul Bey adında dört oğlu vardı. Sungur Tekin ve Gündoğdu, kabileleriyle birlikte eski yurtlarına döndü. Dündar Bey ve Ertuğrul Gazi, 400 çadırlık aile efradıyla beraber yeni bir yurt aramak için Pasin ovası ile Sürmeliçukur yöresine gittiler.
ÖLÜMÜ VE MEZARI
Süleyman Şah Kayı boyu’ndan birkaç bey ile Caber’e giderken Fırat Nehri’nde boğuldu. Ölümünden sonra Caber Kalesi’nin dibindeki bir kümbete gömüldü.
Mezarın bulunduğu bölge, I. Dünya Savaşı sonrasında Suriye Osmanlı Devletinden ayrılınca, Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır. Ancak Ankara Anlaşması ve Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’nin toprağı sayılmıştır. Günümüzde Caber Kalesi’nde Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın mezarının yanında bulunan türbesinde Türk askeri nöbet tutmaktadır.
TÜRBE VE MİMARI
Türbe, yüksek duvarlar ve tipik Türk stili ile çevrilidir. Kaledeki eski türbe ise, 1144 yılındaHalep Emiri Zengi Atabek tarafından başlatıldı ve oğlu Nureddin tarafından tamamlandı. Selahaddin Eyyubi, türbeyi koruma altına aldı. 1260 yılında Moğollar tarafından yıkıldı. Daha sonra kaledeki türbe, 1510’lu yıllara kadar bakım görmedi. Yavuz Sultan Selim, bölgeyi fethettikten sonra tekrar düzenlenip restorasyon yaptırdı. Suriye’nin 1973’teki baraj inşaatının yükselen suları bölgeyi tehdit edince, Suriye ve Türkiye ortak çalışması ile türbe Halep’in Karakozak köyü yakınına taşınmıştır. 2003 yılında Teşrin Barajı’nın inşaası ile birlikte yükselen su seviyesinin yeniden türbeyi tehdit etmesi üzerine türbe ve karakol alanı etrafına suya karşı destek dolgular inşaa edilmiştir. Günümüzde Türbe Caber Kalesi’nde değil Halep’in Karakozak köyü yakınındaki yerindedir.
CABER KALESİ
Caber Kalesi (Caber, Ca’ber, Cabir, Ceber kalası), Suriye sınırları içinde Fırat Nehri’nin sol kıyısında kalan, Türkiye’nin sınır dışındaki tek tapulu toprağı eski bir kaledir
TARİHÇESİ
Caber Kalesi, Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in dedesi Süleyman Şah’ın mezarı buradadır. II. Abdülhamit devrinde buradaki türbe yeniden yaptırılmıştır.
Caber Kalesi’nin de içinde bulunduğu bölge, I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru İngilizler tarafından işgal edildi. Daha sonra ise bölge, Suriye’ye bağlanarak Fransız mandasına bırakıldı.
Türkler için büyük manevi değer taşıyan Caber Kalesi, Fransa ile TBMM Hükûmeti arasında 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşmasının 9. maddesi gereğince Türk Mezarıadı altında tanınan kabri, müştemilatı ile beraber Türkiye’ye bırakıldı ve Türkiye’ye orada muhafızlar bulundurma ve Türk bayrağını çekme hakkı tanındı.
TÜRK KARAKOLU
Türbenin muhafazasını sağlamakla görevli olan Jandarma İhtiram kıtasının ikameti için 30 Mayıs 1938 tarihinde modern bir karakol yaptırıldı. 1939 yılında da eski türbe tamiri imkânsız hâle geldiği için tarihî önem ve özelliğine uygun olarak karakolun yanında yeni bir türbe inşa ettirildi ve mezar buraya nakledildi.
Türkiye ile Suriye heyetleri arasında 1956 yılında Halep’te yapılan üst seviyede bir toplantıda düzenlenen tutanağın 13 ve 14’ncü maddelerinde türbe için gönderilecek ihtiram kıtasının her ayın 7’sinde değiştirilmesi kabul edilmiştir. Günümüzde her ayın 7 ve 20’sinde karakolun ikmali sağlanmakta ve personel değişimi yapılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti 20. Zırhlı Tugayı 3. Hudut Alay Komutanlığı 4. Hudut Taburuna bağlı bir manga asker tarafından korunmaktadır.
TABKA BARAJI
Suriye Hükûmeti, Fırat Nehri üzerinde 1966 tarihinde başlattığı Tebke Barajı’nın 1973 yılı içerisinde her türlü inşaatını bitireceğini ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesinin tamamen baraj suları altında kalacağını ileri sürerek, Türk hükûmetinden türbenin yerini değiştirilmesi veya türbenin Türkiye’ye naklini talep etti. Yeni ortaya çıkan durum üzerineTürkiye ve Suriye hükûmetleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda imzalanan antlaşmaya göre; Türbe, müştemilatı ile birlikte Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledildi.
TEŞRİN BARAJI
8797 m²’lik bir alan üzerinde yer alan Caber Kalesi’ni, bu defa yeni inşa edilmekte olan Teşrin Barajı’nın suları tehdit etmektedir. 2006 yılından itibaren Suriye tarafından karakolun su altında kalmasını engellemek maksadıyla çevresine dolgu yapılmaya başlanmış ve karakol su tehdidinden kurtarılmıştır. Türkiye tarafından yeni bir karakol ve türbe inşasının yapılması planlanmış ve 2010 yılında karakol inşası tamamlanmıştır.
Not: Bu yazı internetten derleme olarak hazırlanmıştır.
ADIMLAR HABER