EGEMENLİK HAKKININ DEVRİ – BATTI BALIK YAN GİDER…

EGEMENLİK HAKKININ DEVRİ – BATTI BALIK YAN GİDER…

Mavi Marmara vesilesiyle egemenlik hakkının devri demiştik önceki yazımızda…

Ve devam etmiştik;

Egemenlik, bir toprak parçası üzerinde kural koyma, hukuk oluşturma ve uygulayabilme kudretidir. Aynı zamanda devletin ülkesi ve uyrukları üzerindeki yetkilerin tümüdür.

Egemenlik hakkından vazgeçmek?..

Türkiye’deki bankaların, kamu hizmeti üreten firmaların (iletişim, ulaşım, sağlık vs. gibi) çoğunun sahibi ya doğrudan yabancı, ya da yabancı ortaklıdır. Ticari kapitülasyonlar, yıllar olmuştu verileli…

Peki Hukuki kapitülasyonlar…

Rus Büyükelçisinin vurulması hadisesinin kamuoyunda şok tepkisini anlayabilirim. Anlayabilirim panikle öldük, bittik açıklamalarını, suçüstü yakalanmışta, suçu birbirlerine atma psikolojilerini…

Aynı panik halinin idarecilerde de görülmesi ise vahimdir. Elçinin vurulmasının hemen akabinde Rusya tarafından soruşturmaya kendi savcı ve kolluk gücünün de iştirak etmesi ve soruşturmanın birlikte yürütülmesi talebi yeterince düşünülüp değerlendirilmeden kabul edildi.  Bu talep “senin kolluk gücüne ve yargına güvenmiyorum, bu nedenle ben de yargılamaya dahil olmak istiyorum” anlamına gelir.  Başka bir anlatımla hukuki kapitülasyondur.

Soruşturma, suç dosyasının hâkim önüne gelmeden önceki araştırma safhasını ifade eder ve yargılama faaliyetinin içindedir. Soruşturma aşaması yargılama faaliyetinin hazırlık ve başlangıç aşamadır. Bu faaliyet hüküm verme ve verilen hükmün uygulanması/infazı ile son bulur. Yargılama yetkisi, egemenlik yetkisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kanun koyma, uygulama yönetme yetkisi gibi…

Önceki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, Devletin kitabında “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazar. Yargılama yetkisi de egemenlik milletin olduğundan “Türk milleti adına” bağımsız Türk Mahkemeleri ve ona bağlı kurum ve kuruluşlarca kullanılır.

Yargılama yetkisinin başka devletler ile paylaşılması egemenliğin paylaşılması anlamına gelir ki tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.  Bu işin, yarın savcı ve kolluk gücü ile sınırlı olmayacağını,  devamında Rus hâkimleri tarafından karara bağlanmayacağını kim kestirebilir? Yine yarın ülke güvenliği için yetersiz kalındığından bahisle birleşmiş milletler gücünün ya da başka bir devletin ülkeye gelme talebine hayır deneceğinin güvencesini kim verebilir.

Ele, ipin ucunu verdiğin zaman sonu çorap söküğü gibi gelir. “Durum vahim, ipin ucunu bıraktım, battı balık yan gider diyemezsin. Devrettiğin kişiler bir gün gelir bayrağı da diker. Bu işin sonu çıkmaz sokak…

Av. Mehmet TIĞLI

MAVİ MARMARA DAVASI VESİLESİYLE EGEMENLİK HAKKININ DEVRİ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: