AKP’DE İÇ KAVGA BÜYÜYOR
Alâaddin Bâkî AYTEMİZ
Ülke berbat durumda ama ülkeyi yönetmekle mesûl parti AKP, ülkeyi yöneterek milletin teveccühüne mazhar olup iktidarda kalmaya devam etmek yerine… Yani artık ülkeyi yönetemediklerini kendileri de tecrübe etmekteler ve dolayısıyla iktidarda kalabilmek için milletin teveccühünü de mümkün görmüyorlar… İktidarda kalabilmek için geriye tek yol kalıyor: Muhalefeti bastırmak… Muhalefeti zorla, bel altı vurarak bastırırsın da, o da bir yere kadar… “Haddini aşan her şey zıddına inkılâp eder” kanunu icabı, AKP’nin baskıları da ters tepmeye, “kendi tabanımı konsolide edeceğim” derken, AKP iktidarından rahatsızlık duymaya başlayanları da muhalefet saflarında konsolide etmeye yarıyor. Eh, hortumlaya hortumlaya denizi de bitirmişler, yiyecek bir şey kalmayınca birbirlerinin ellerindekilere gözlerini dikmişler… Klikler arası kavga her geçen gün daha da şiddetleniyor; kim kimi kündeye getirirse… Künde dediğime bakmayın, ortada kurallı bir mücadele yok, kör tuttuğunu hesabı… Bu sathı mailde AKP içinden sağduyuya benzer sözler de duyulmuyor değil. Birileri çıkıyor, “yapmayın, etmeyin; biz kardeşiz” vs dese de geçmiş ola… Bu çıkışların ortak noktası ise, yaşanan kavgalardan Erdoğan’ın tenzih edilmesi… “Eşeğini dövemeyen palanını döver” diye bir atasözümüz var… Erdoğan’a lâf edemeyenler -şimdilik- suçu etrafındakilere yıkarak çöküşü durdurabileceğini zannetmekteler… Bunlar ya ahmak ya da gerçek niyetlerini sağduyu görüntüsüyle perdelemeye çalışanlar…
Muhalefetle mücadele edilmez mi?
Elbette edilir. Ama bu fikirle olur, ahlâkla olur. Kanunsuz ve bel altı vuruşlarla oluyorsa, iş ters teper. Veya, bir seferde her şeyi alt üst edecek şekilde meseleye el atılır ama ondan sonra da ideâl bir ruh ve fikir iklimi hayata geçirmek üzere… Ortada fikir yok, ahlâk yok, ideâl yok… Sadece koltukta kalalım ve biraz daha hortumlayalım anlayışı hâkimken… “Ya hapse, ya da AKP üyeliğine” diye bir dayatma… Adam AKP üyesi olunca dava adamı mı oluyor? Orada ahlâksızlık yapanı, şantajla ikna edip buraya transfer etmekle ele menfaatten başka ne geçecek? Ahlâksızlık burada daha da katmerlenmeyecek mi? Meselenin çıkar ve menfaatten ibaret olduğu bedahet… Yani, mesele Üstad’ın “CHP karşıtlığı” ile karıştırılmasın… Bir fikre dayanan plânlı ve sistemli taarruzla, mış gibi yaparak yağma talanı gözetleyen arasında dağlar kadar fark var… Aynı kelime kalıplarında farklı şeyler söylenebilir, değil mi? “Üstad CHP’ye karşıydı, biz de CHP’ye karşıyız, yani biz Üstad’ın yolundayız!”… Olmaz!… Bu kadar ucuz değil bu meseleler… Üstad, Büyük Doğu ruh ve fikir sistemini getiren ve bunun için karşı olan; sen “mış” gibi yapan ve nefsi için bunu kullanan… Nefsi için değilse, Büyük Doğu ruh ve fikir sisteminden kendine malettiği neler var, onu göstermesi gerekirdi… Fikir olacak ki, yapılan işlerin meşruiyeti olsun… Neticede, ruh ve fikir olmayışının eksikliğini, dışarıdaki dış düşmana yönelerek değil de içerideki dış düşmana yönelerek gidermeye çalışırsan, kendi iç kavgalarını bu yolla izale etmeye kalkarsan… Yani dışarıda kedi iken, içeride aslan görünmeye kalkarsan; bu da bir yere kadar… Her şey eline yüzüne bulaşır… Yapacağım derken daha çok yıkarsın, sonunda sen de yıkılırsın… Millete ettiğin eziyetlerin bedeli olarak, yönetememenin bedeli olarak ödeyeceğin fatura kabarır; o kadar…
Bizim için durumun ehemmiyeti, İslâm ihtilâl ve inkılâbının gerçekleşmesi yolunda, yolu kesen sahteliklerin ortadan kalkması noktasında gayet elverişli bir imkânın oluşmaya başlamış olmasında… Kendi yanlışları, AKP’nin kendi sonunu hazırlamakta, hızlandırmakta…
Aşağıdaki haber de tüm bu mânâların apaçık görüldüğü, numûnelik bir keyfiyeti gözler önüne seriyor. Haber şöyle:
AKP’li Savcı Sayan’dan partisine: Aklınızı başınıza alın, CHP ile yatıp kalkarak yol alamazsınız
AKP’li eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, partililerine “Beyler, aklınızı başınıza alın! CHP’yle yatıp kalkarak yol alamazsınız” sözleriyle seslendi.
CHP 22’nci olağanüstü kurultayının ardından iktidara yakın isimlerden dikkat çeken çıkışlar geldi.
Orhan Miroğlu’nun “Kale artık içeriden fethedilemiyor! Kalenin içeriden fethedilmesi için kullanılan Truva atlarıyla sonuç alınamıyor” yorumunun ardından AKP’li eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’dan da açıklama geldi.
Sayan, partililerine seslenerek “CHP’yi konuştukça onlara alan açıyor, onları büyütüyor, birleştiriyor, iktidar için umutlandırıyorsunuz” dedi.
‘UNUTMAYIN MİLLETİN KARNI AÇ’
Sayan’ın X hesabından yaptığı açıklaması şu şekilde:
“Beyler, ne yapıyorsunuz!
Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanımızın etrafını çevirip bilgi kanallarını tıkadınız, gerçekleri ona ulaşmaz hale getirdiniz.
Milletin geçim derdi, pazardaki yangını, işsizin feryadı, esnafın çilesi umurunuzda mı?
Siz nereden gelip nereye gittiğinizi, hangi sokaklardan doğduğunuzu bu kadar çabuk mu unuttunuz?
Yazık! Bu milletin sırtına yük olan gündemlerle partiyi yıpratıyorsunuz.
CHP’yi konuştukça onlara alan açıyor, onları büyütüyor, birleştiriyor, iktidar için umutlandırıyorsunuz…
Üstelik memlekette büyük bir ahlaksızlık baş göstermeye başlamış; gençlerimiz uyuşturucu batağında, aileler boşanma rekoru kırıyor, tefeciler milleti kıskaca almış. Toplumun temeli çöküyor, siz ise bu yangını görmezden geliyorsunuz!
Cumhurbaşkanımız yüzyılda bir gelen liderdir.
Onu yalnızlaştırmak, yanılgıya sürüklemek, etrafını sis perdesiyle kuşatmak ihanettir!
Siz farkında olmadan lideri tüketiyor, davayı zedeliyor, milleti umutsuzluğa itiyorsunuz.
Asıl mesele üç-beş belediye kazanmak değil! Asıl mesele bizden küsen, sırt çeviren milyonları yeniden kazanmak.
Onlar niye bizden uzaklaştı, neden kırıldı? Bunu sorgulamadan, geçim derdini çözmeden, sokağın sesini dinlemeden, halka yüzünü dönmeden bu dava varlığını sürdüremez.
Beyler, aklınızı başınıza alın! CHP’yle yatıp kalkarak yol alamazsınız.
Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük kötülüğü düşmanlar değil, yanlış yönlendirmeye çalışan dost görünümlü çevre yapıyor.
‘BEDELİ AĞIR OLUR’
Bu yanlışın bedeli ağır olur!
Toparlanın, halkla kucaklaşın, milletin derdini dert edinin. Cumhurbaşkanımızın büyüklüğünü gölgelemeyin..
Ve unutmayın: Milletin karnı aç, cebi boş, ahlakı çöküyor. Gençlerimiz zehirleniyor, ailemiz parçalanıyor, toplumumuz çürüyor.
Siz bu gidişi durdurmazsanız, tarih sadece muhalefeti değil, en çok sizi suçlayacaktır..
İnşallah, bin bir emekle inşa edilmiş bu gemiyi siz batırmazsınız?!
NOT: Habaş,
Demir yumruk
Sahte diploma dosyalarını unutmayın, unutturmayın..
Kapatmaya çalışan siyasetçi ve bürokratları da af etmeyin..”










