UĞUR MUMCU, AĞAR, DEVLET, HUKUK, ADALET VE TELEGRAM!
Başkent Ankara’da 24 Ocak 1993’te evinin önünde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden Uğur Mumcu ile Ankara Barosu eski Başkanı Muammer Aksoy, akademisyen Bahriye Üçok ve siyasetçi Ahmet Taner Kışlalı’nın ölümünün de aralarında bulunduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan davanın 13’üncü duruşması, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mehmet Ağar, Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden 32 sene sonra ilk defa şahit olarak ifade verdi.
İSRAİL
Hâkimin, “Eski bir hava kuvvetleri paşası Mossad ve İsrail bu işin içinde dedi. Siz ne düşünüyorsunuz” diye sorması üzerine Mehmet Ağar, “Somut deliller olmadan bir değerlendirme yapmam yanlış olur. Bizim işimiz hukuk olduğu için hukuk çerçevesinde değerlendirme yaparız. Yanlış değerlendirme yapmak istemem” dedi.
ABD VE BATI
“Emniyetteyken, alt rütbelerdeyken bu işleri Rusya’nın yaptığı düşünülürdü. Üst rütbelere çıktıkça gördük ki, müttefikimiz olan ABD ve batı ülkelerinin bu tarz işleri gerçekleştirdiğini gördük. Olabilir, neden olmasın?”
“GLADYO İLE NE İŞİMİZ VAR”
Avukatın, Uğur Mumcu’nun bahsettiği “Gladyo” adlı örgütün 1993’ten sonra eylemlerine hız verdiğini belirterek, “Mahkeme kayıtları da gösteriyor ki, Ağar da bu örgütün figürlerinden biri deniliyor” şeklinde konuşması karşısında Ağar, “Bizim Gladyo ile işimiz olmaz. Yaptıklarımız tamamen yasal çerçevede Bakanlık işleriydi” dedi.
UĞUR İLE AYNI BAKARDIK
Ağar, Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu’ya “Bir tuğla çekersem duvar yıkılır” dediği iddiasını reddetti: “Bu duvar meselesi yanlış anlaşıldı. Yanlış söylene söylene uzadı ve büyüdü mesele. Ben bu olay sırasında Erzurum Valisi’ydim. Emniyet ile de bir bağlantım yoktu. Bu Uğur ile ülkeye aynı bakardık. Dertlerimiz aynıydı; tam bağımsız bir Türkiye isterdik. İstanbul İl Emniyet Müdürü olduğumda Uğur beni aradı, tebrik, daha sonrasında buluşmak için sözleştik.. Öyle bir söz söylemedim. Yalnızca keşke bu cinayeti ucundan yakalasak, arkasından Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy cinayetleri de çözülürdü. Ne duvardan ne de tuğla çekmekten korkarım.”
Mahkeme, davayı 9 Şubat 2026’ya erteledi.
Güldal Mumcu ne yazmıştı?
Güldal Mumcu, Uğur Mumcu suikastı sonrasında yaşananları anlattığı “İçimden Geçen Zaman” adlı kitabında 1996 yılında Ağar’ın kendisini ziyaretinde aralarında geçtiğini belirttiği şu diyaloğu aktarmıştı:
Güldal Mumcu: Karşımıza sürekli engeller çıkarılıyor. Bir duvar örülüyor sanki.
Mehmet Ağar: Evet bir duvar örülüyor.
Güldal Mumcu: O zaman bir tuğla çekin duvar yıkılsın.
Mehmet Ağar: Çekemem.
Güldal Mumcu: Tuğlayı çekin kenara çekilin.
Mehmet Ağar: Yapamam, onu da yapamam.
Güldal Mumcu: Soruşturma için yeni bir ekip kurulmasını sağlayabilirsiniz belki.
Mehmet Ağar: Kusura bakma yapamam.
*
Bu haberin altına TELGRAM meselesini eklemezsek olmazdı.
Faili meçhûl deyince, esasında malûm bir meçhûl olan TELEGRAM suikastinde de Ağar’ın sorgulanması gerekir… Salih Mirzabeyoğlu Telegram işkencesine maruz bırakılır ve nihayetinde katledilirken, işkence ve suikast Ağar ve başka kimlerin bilgisi ile yapıldı? Mesuller ve failler kimler? Yarın gerçek adalet terazisi meydana çıkarıldığında, siyasî mesûller ve fiilî icracılar arasında Ağar da zamanının iktidarı gibi hesap sorulanlardan olacaktır.










