TEKNOLOJİ RUHUN EMRİNE VERİLMEDEN YENİ NİZÂM OLMAZ…
Alâaddin Bâkî AYTEMİZ
Recep Tayyip Erdoğan, X hesabından, “Yeni Nizâm” başlığı ile yaptığı paylaşımda şöyle diyor:
“Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz.
Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz.
Çünkü sahada ve teknolojide gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz.”
Biz “Yeni Nizâm” başlığını görünce, önce heyecanlandık tabiî ki…
Yazılanları okuyunca ise, “Yeni Nizâm’dan anladıkları bu muymuş!” dedik…
Ortada fikir yok, ruh yok…
Teknolojik olarak biz de söz sahibiymişiz.
Fikrin emrine, ruhun emrine veremediğimiz teknolojiyi de NATO emrine veriyoruz.
Deccal rejiminin hizmetçisi oluyoruz.
Onlar, artık kendi yapamadıkları ve eksik kalan taraflarını, bizim ürettiklerimizle tamamlayabildiklerini gördükçe, bizi daha çok seviyor ve daha çok bağırlarına basaları geliyor.
Son zamanlarda Deccalist Batı’dan AKP iktidarına karşı yapılan takdir ve övgü dolu sözlerin başka bir mânâsı yok…
Amerika ve İsrail Gazze’de, Lübnan’da müslümanları katletmek için 155 mm havan mermisi eksikliği hissedince, imdatlarına hemen biz yetiştik ve bir Türk firması, ABD’de açtığı fabrika ile hemen düşmanın eksiğini tamamlamaya girişti. Teknolojide o kadar ileriyiz yani…
“Ne var bunda, özel teşebbüs, AKP ile ne alâkası var” diyenlere şunu soralım: Bu yapılan işi ilk başta öve öve bitiremeyenler kimlerdi? Şu kadar ilerledik, Amerika bize muhtaç oldu diye gubaranlar?
Biz pazarlıksız Allah ve Resûlü davasında, ruhun emrine girmeyen maddî terakkiyi, terakki saymamayı öğrendik…
Ruhun emrine girmeyen madde, davada pazarlıklı olmayı beraberinde getirir. O terakkiyi korumak için bu defa davadan taviz verilir, veriliyor.
“Ne put adam, ne ham yobaz, ne bozkurt;
Yeni nizâm, yeni insan, yeni yurt…”
Üstad Necip Fazıl, meşhur beytinin ikinci mısraında, “Yeni nizâm, yeni insan, yeni yurt” derken, beytin ilk mısraında, kendi zamanındaki aktüel siyasî semboller üzerinden bütün sahtelikleri reddettiğini ifade eder… Tıpkı, Allah’tan başka ilâh yoktur demeden önce, bütün ilâhları reddediyorum demek gibi… Evet, bize sunulan bütün bu sahtelikleri reddediyoruz. Sözde teknolojik ilerleme safsatalarını da. Ruhun emrinde olmayan teknoloji, ruhun düşmanıdır. O teknoloji ile övünmek de ne demek?
Hem de Büyük Doğu’culuk imajı altında!











