ESKİ VE YENİ DEFTERLERDEN NOTLAR

Oğuz BEKDEŞ

Karmaşıklık, iyi düşünülmüş bir plânın düşmanıdır. Öyleyse olaylar rastgele değildir.Eğer sonuç, binlerce hareketli parçanın mükemmel bir şekilde senkronize olmasını gerektiriyorsa, plân sonradan ortaya çıkmamıştır; sonucun var olmasının tek sebebi odur.

*

Haber kaynaklarını kabaca iki kısma ayırabiliriz. Birincisi “Ana Akım Medya” denilen. Herkes ana akım medyanın gelirini şirketlere ve milyarderlere dayandırdığını, dolayısıyla onların çıkarlarına hizmet ettiğini ve buna göre yalanlar söylediğini ve gerçeği çarpıttığını biliyor. Aynen öyle. Bunda bir sorun yok. Mesele aynı şeyin “Alternatif Medya” için de geçerli olduğunun farkında olmamak. Gelirini tıklamalara, izlenmelere ve aboneliklere dayandırıyor, bu nedenle hedef kitlesine hitap ederek daha fazla tıklama, izlenme ve abonelik elde etmek için sürekli geri dönmelerini sağlıyor, buna göre gerçeği çarpıtıyor ve insanları uzaklaştıracak kötü haberlerden ve tatsız, kurguya uymayan gerçeklerden kaçınıyor.

*

Delcy Rodriguez’in mükemmel bir devrimci geçmişi vardı, ancak geçmişi ihanetini engellemedi.

*

Sessiz bir darbenin gerçekten gerçekleştiğine dair şüphelerim var. Belli belirsiz, çünkü devrimci bir tepki olacağı için darbenin puslu bir havaya ihtiyacı var. Trump, birlikte çalışabileceği “yeni liderlik” vesaire ifadeleri sık sık kullanıyor. Belki de bunlar sadece rastgele, saçma sapan sözler değildir…

Anahtar kelime: Rasyonellik. Bugün Trump saçmalamış. Acaba gerçekten saçmalamış mı?

Teslimiyetçilerin sıklıkla kullandığı kelime: Rasyonellik… Hatırlatma: Colani taraftarları da İsrail’e baş eğmek için aynı “akılcı” olma gerekçesini kullanıyorlar.

*

Felluce Direnişinde işgalcilerle işbirliği yapanların hükmüne dair bir Nakşî şeyhinin fetvası, hatırladığım kadarıyla şöyleydi: “Onlar için toz bile taşıyan, onlara yol gösteren veya falanca iş yapan kimse, Müslümanlara karşı onlarla ittifak kurarak dinden dönmüştür.”

Direnişe katılanlardan birinden dinlediklerim: “Pusu başarılı olduktan ve müteahhitler (işbirlikçiler) öldürüldükten sonra, vatandaşlar cesetleri sokaklarda sürükleyerek sevinç gösterisinde bulundular ve işgâlcilere duydukları nefreti ifade etmek için yaktılar. Kardeşler pusudan çekildikten sonra cesetleri yolda bırakan sıradan insanlar bunu yapmıştı. Bu durum, Amerikan kuvvetlerini, operasyonun kendileri için bir felâket olması nedeniyle, mücahitlerden ve tüm şehir halkından intikam almak amacıyla büyük çaplı bir saldırı başlatmaya sevk etti.

Amerikan’ın Felluce’ye saldırısı bu hadiseden sonra başladı, öncesinde devriye, operasyon vs icra ediliyormuş.

Hâlâ bunca sene geçmesine rağmen hilkat garibesi çocuklar doğabilmektedir… Amerikan ordusunun kullandığı uranyumlu mühimmattan dolayı

Şunu unutmamak lâzım, katliamı sadece Gazze yaşamadı, direniş sadece Gazze’yle başlamadı. İslâmcı mücadeleye topyekûn bakmak gerek…

*

Eğer İsrail veya ABD İran’a nükleer silâh kullanırsa, ne Rusya ne de Çin misilleme olarak İsrail veya ABD’ye nükleer silâh kullanmayacaktır. (kullanmaları gerektiğini temenni etmek ayrı şey) İran kendi başınadır ve bu İran’ın kendi tercihidir, Rusya’nın veya Çin’in değil. Aslında burada mesuliyet Tamamen İran’a aittir.

İran’ın İsrail veya ABD’yi caydıracak yeterli nükleer silâh geliştirme ve konuşlandırma altyapısını kurmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti. Eğer bunu şimdiye kadar başaramadıysa, bu tamamen İran’ın suçudur. Nükleer caydırıcılık söz konusu olduğunda, dünya oldukça çetin bir hâl alır ve genel kural her ülkenin kendi başının çaresine bakması gerektiğidir.

Bunun muhtemelen sadece iki istisnası var: Belarus ve İsrail. Rusya, Belarus’a (şüpheli) yapılacak bir nükleer saldırıya karşılık olarak nükleer silâh kullanacaktır. ABD de İsrail’e yapılacak bir nükleer saldırıya karşılık olarak nükleer silâh kullanacaktır.

Ama ABD’nin, örneğin Belçika’ya yapılan bir nükleer saldırıya karşılık olarak nükleer silâh kullanacağını düşünen herkes, saldırıyı kimin gerçekleştirdiğine bakmalı. Eğer İran Belçika’ya nükleer saldırı düzenleseydi, elbette ABD de İran’a nükleer saldırı düzenlerdi. Ama eğer Rusya Belçika’ya nükleer saldırı düzenleseydi, kimse ABD’nin Rusya ile şehirleri yok etmeye yönelik bir çatışmaya gireceğine inanmazdı. ABD, Rusya’nın Belçika’daki bazı NATO üslerine veya şehirlere saldırması yüzünden New York’un buharlaşmasına izin vermezdi.

De Gaulle bunu herkesten daha iyi anlamıştı. Bu yüzden Fransa’nın kendi nükleer cephaneliği var. İngilizler için de durum aynı. Kendi cephanelikleri olmadan Amerikalıların, sadece bazı İngiliz şehirleri yok edildi diye ABD şehirlerinin de yok edilmemesi için kolayca bahaneler bulabileceğini her zaman biliyorlardı.

*

Zarif’ in kafa bulandıran (ki bunda başarılı da oldu) makalesinin ana fikri şuydu (makale ilk olarak Çin gazetesinde yayınlandı): “Saldırganın sizi gördüğü ânda elinizde silâh olduğunu fark etmesi, işin hesabını anlamasına ve sizin “güçlü” olduğunuzu kavrayıp, bu yüzden hem silâhını bırakmasına hem de artık sizinle uğraşmamasına yol açar.”

Belli bir güç gösterisinin gölgesinde gümrük vergisi almak, Amerika’nın üç ay sonra İran’a yeniden saldırmasını engellemez. Mesele, ölüm kalım meselesidir. Bunu geç olmadan bütün davranışın merkezine yerleştirmeliler

Saldırgan, kafa bulandırdığında yapacağı şey, sizi kandırarak silâhınızı bırakmaya veya dikkatinizin biraz dağılmasına ikna etmeye çalışmaktır. Bu durumda denge bozulur, saldırgan size ateş edebileceğini hissettiği bir fırsat görür ve sizi yere serebilir.

*

Sergey Karaganov: “Burada hiçbir mantık yok. Gözümüzün önünde daha da cüretkârlaşıyorlar, hepsi bu. Bu yanlış. Akılsız bir sırtlan sürüsüyle karşı karşıyayız. Ya kafalarına sopayla vurulmalılar ya da öldürülmeliler. Tek yol bu.”

Yani bu “akılsız sırtlan sürüsü” kazanıyor. Batı Medeniyetinin özü şiddettir. Sadece şiddet insanları disiplinli bir şekilde yaşamaya zorlayabilir. Bu yüzden “insan medeniyetini” sevenler şiddeti de severler. İşte bu yüzden ABD bu kadar şiddet yanlısı. Dünya, ne kadar ahmak olursa olsun Trump’ın önünde diz çöküyor. AB, İranlıları Avrupa bakış açısından insan altı varlıklar olarak gördüğü için 165 kızın öldürülmesini bile kınayamadı. Ruslar da insan altı varlıklar ama yine de bir gün kabul edilmeyi umuyorlar. İşte bu yüzden Rusya savaşı kaybediyor. Karaganov’un gördüğü gibi – Rusya kültürel olarak yozlaşmış, Amerikan/Avrupa hayaline adanmış durumda.

Rusya 1991’den beri Batı karşısnda yenilgi hâlinde… Doğu adına çok üzücü bir durum. Aslında çok daha önce, Sovyetler Batı’da kitlesel tüketim kültürünü ilk kez gördüklerinde yenilgiye uğradı. Sovyetler Birliği başarısız oldu çünkü herkes Hamburger nasıl bir yemek merak etmeye başlamıştı. Bu yenilgiyi, Ukrayna’ya açılan ilk ateşle tersine çevirebilecek bir fırsat belirmişti. İsminde bile meymenet yok, kaç senedir süren özel operasyon… Hâlbuki maddî manevî (manevî ağırlıklı) bir seferberlik ruhu aşılanabilirdi.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin