MİLLETİ DÜŞÜNÜYORSAN, MİLLETİN HAKKINI VER!

SOYGUN DÜZENİNDE HASTA GARANTİLİ ŞEHİR HASTANELERİ

Hasta garantili hastaneler: 8 ayda 18 şehir hastanesi için müteahhitlere 76,2 milyar TL ödeme yapıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Cebimizden beş kuruş çıkmayacak!” dediği şehir hastaneleri için Sağlık Bakanlığı 8 ayda 76 milyar liradan fazla para ödedi. Bakanlığın aynı dönemde bin 500’den fazla devlet hastanesi için yaptığı harcama ise 178,9 milyar TL oldu.

2024’te şehir hastanelerine ödenen kira + hizmet bedeli, yılın ilk 11 ayında 86 milyar 154 milyon TL’ye ulaşmıştı; bütçedeki 83,7 milyar TL ödenek aşılmıştı. Geçtiğimiz yılın tamamında yapılan ödemenin 90 milyar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Sağlık Bakanlığı bütçesinden, “Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yapılan Sağlık Tesislerine Yönelik Faaliyetler” adı altında 2025 yılının sekiz ayında yapılan harcama, 76 milyar TL’yi aştı. Birgün’ün haberine göre Sağlık Bakanlığı’nın şehir hastanelerine yönelik faaliyetler kapsamında 2025 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaptığı harcama, 63,9 milyar TL’lik harcama yapılan 2024 yılının aynı dönemine oranla yüzde 19,2 arttı.

Şehir hastaneleri, Sağlık Bakanlığı bütçesini delik deşik etti. Sağlık Bakanlığı’nın mali verileri şehir hastaneleri için ödenen paranın büyüklüğünü ortaya koydu. 2025 yılı için verilen 1 trilyon 20 milyar 317 milyon TL’lik bütçesinin yüzde 26’sını şehir hastaneleri için ayıran bakanlığın, Ocak-Ağustos 2025 döneminde, “Kamu Özel İş Birliği Modeli ile yapılan sağlık tesislerine yönelik faaliyetler” adı altında 76 milyar 201 milyon 402 bin TL harcadığı öğrenildi.

*

Millete verecek para yok ama bir avuç müteahhide gelince, milletten el koyduklarını, çaldıklarını bunlara aktarıyorlar.

Hırsızlık sadece cüzdanlara el atmakla olmuyor malûm, onlar basit ve adi hırsızlar… Esas hırsızlıklar, sözde ekonomi politikalarıyla, enflasyonla, ballı ihalelerle oluyor… Adamlar suya sabuna dokunmadan milyarları götürüyor… Ve bunu yapanlar itibar görmeye devam ediyor…

Milletin adamı böyle mi olur?

Dünden bu güne değişen ne var?

Dün hırsızlık yapan, rüşvet alan, hortumlayan Atatürkçülüğe sığınırdı. Hırsızlığını eleştirdiğin adam, “Ben Atatürkçü olduğum için hedef oluyorum!” derdi… Şimdiki hırsızlık düzenini eleştirirsen, yerli, millî ve müslüman oldukları için hedef olduklarını söylüyorlar…

Düzen değişmiyor… Düzenlerin adı, kimliği, dayandıkları kanatlar değişiyor…

Senin, benim, çocuklarımızın rızkını çalıp yiyorlar… Milletin parasını pudra şekeri partilerinde eziyorlar…

Bu milleti düşünüyorsan, önce milletin hakkını yeme, emeğinin karşılığını ver… Soygun yapma, soyguna ortak olma…

Milletin hakkını yiyenler, sorarsan, milleti en çok düşünenler onlar… Kendilerini ve etraflarındaki bir avuç hırsızı zengin edenler (3000 Aile) milleti açlığa, perişanlığa mahkûm ettikleri yetmiyormuş gibi bir de milleti düşünme edebiyatının başını çekiyor… “Milleti en çok ben düşünüyorum!” diye sesi en çok çıkanın milleti en çok soyan olduğunu görüyoruz…

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin