PARÇALANAN VE KİRLETİLEN ÇOCUKLARIN RUHU DOLAŞIYOR DÜNYADA!
Avrupa’da son günlerde gençlerin ve farklı toplumsal kesimlerin katıldığı protestolar yeniden dikkat çekici bir boyuta ulaştı.
İlk olarak Almanya’nın yüz şehrinde on binlerce öğrenci, yeni askerlik düzenlemesi ve zorunlu askerlik ihtimaline karşı ülke genelinde sokağa çıktı. “Schulstreik gegen Wehrpflicht” eylemleri, başta Filistin olmak üzere dünya üzerinde yaşanan alçak politikalara karşı sert protesto gösterilerine sahne olmuştu.
Bu hareketin hemen ardından Fransa’da çok daha sert görüntülerin ortaya çıktığı genişleyen bir öğrenci protestosu başladı. İlk olarak Paris ve Île-de-France bölgesindeki liselerde başlayan eylemler kısa sürede Bordeaux, Lille, Lyon, Marseille, Nantes ve başka kentlere yayıldı. Öğrenciler; öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, uzun ders saatleri, kötü durumdaki okul binaları ve eğitim için ayrılan kaynakların yetersizliği gibi sorunlara tepki gösterirken ellerinde sürekli Filistin bayrakları var.
Ancak özellikle son iki günde protestoların biçimi sertleşti. Çocuk düşmanı rejimin robocop ve sivil polisleri çocukların protestolarına müdahale edince Paris, Bordeaux ve özellikle Lille’de öğrenciler okul girişlerini barikatlarla kapattı, çöp konteynerlerini ateşe verdi, bazı yerlerde taş ve çeşitli cisimlerle kötü muamele eden polislere karşılık verildi. Lille’de polis göz yaşartıcı gaz kullanırken öğrencilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Paris çevresinde de benzer görüntüler ortaya çıktı. 30 Eylül’de İçişleri Bakanlığı 356 lisenin eylemlerden etkilendiğini ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Özellikle bazı görüntülerde 13 yaşındaki çocukların polis tarafından yerde tekmelendiği ve zorla kelepçe takıldığı görüldü.
1 Ekim itibarıyla hareket üniversitelere de sıçradı. Yaklaşık 30 üniversite kampüsünde girişlerin engellendiği bildirilirken, Lille’de üniversite öğrencileri lise öğrencilerine katıldı. Marseille, Nantes, Strasbourg ve Toulouse gibi kentlerde ise daha ağır olaylar yaşandı; bazı araç ve okul çevrelerinde yangınlar çıktı ve polisle çatışmalar meydana geldi.
Sosyal medyada ve protestolardan paylaşılan görüntülerde ise yalnızca eğitim talepleri değil, daha geniş siyasî ve toplumsal mesajlar da görülüyor. Bazı grupların hep beraber Fransız milli marşını (La Marseillaise) söylediği, Filistin bayrakları taşıdığı, “révolution” yani devrim sloganları attığı ve mevcut siyasî düzene yönelik daha radikal ifadeler kullandığı görülüyor. Bu görüntüler, hareketin bir bölümünde eğitim taleplerinin ötesine geçen daha politik bir atmosferin oluştuğunu gösteriyor. Bugün hız kesmeden devam eden eylemlerin sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntülerinde bazı bölgelerde çocuklara karşı savaşmayı adamlık sanan polislerin kovalanıp dövüldüğü, bir çok resmî ve sivil polis arabalarına da saldırı düzenlendiği görüldü.
Fransa’daki öğrenci hareketi, aynı dönemde kamu çalışanlarının, çiftçilerin ve özellikle itfaiyecilerin eylemleriyle de kesişiyor. 29 Eylül’de ülke çapındaki kamu sektörü grevinde öğretmenler, sağlık çalışanları ve itfaiyeciler de sokağa çıktı. Böylece öğrenci protestoları, daha geniş bir kamu hizmetleri ve çalışma koşulları tartışmasının içine girmiş durumda. Karşılıklı destek ve dayanışma gösterilen eylemlerde bazı işçilerin öğrencilere “Haklı davanızı destekliyoruz!” dedikleri görüldü.
İspanya’da ise aynı günlerde farklı bir toplumsal hareket yükseliyor. Madrid’de Puerta del Sol başta olmak üzere birçok şehirde binlerce kişi konut krizi, yüksek kiralar ve kirasını ödeyemeyenlerin evlerinden tahliyelerine karşı kamp kurarak protestolarını sürdürüyor. Hareket, 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın Madrid’deki evinden tahliye edilmesinin ardından büyük bir tepkiye dönüşmüş durumda.
Fakat İspanya’daki protestolarda da siyasî gerilim dikkat çekiyor. Madrid’deki kamp alanına aşırı sağ grupların gelerek eylemcileri dağıtacağı yönündeki çağrıların ardından binlerce anti-siyonist ve anti-emperyalist insan “faşistlere karşı” kampı savunmak üzere toplandı. Bir grup İspanya ve Cruz de Borgoña bayraklarıyla alana yaklaşınca protestocular “Naziler mahallelerimizden dışarı” sloganları attı ve alana yaklaşmalarını engelledi.
Bugün ise Latin Amerika ülkesi Şili’de Üniversite öğrencilerinin ayaklanması yaşandı. Yine aşırı polis şiddetine maruz kalan gençler karşılık vererek sert çatışmalara sebebiyet verdi.
Böylece Almanya, Fransa ve İspanya’da aynı dönemde farklı nedenlerle ortaya çıkan fakat gençlerin ve sokak hareketlerinin belirgin biçimde öne çıktığı üç ayrı protesto dalgası görülüyor:
Fakat dünya çapındaki bütün eylemlere genellikle çocuk ve genç öğrencilerin hâkim olması, eylemlerin, son bir kaç yıldır acımasızca bombalanıp parçalanan ve diğer yandan pislik Epsteine dünya düzeninin alçakça kirlettiği çocukların intikam ruhu emriyle gerçekleştiğini hissettiriyor!
Adımlar Avrupa – 02.10.2026










