AMERİKAN DENİZ GÜCÜNÜN HÂL-İ PÜR MELÂLİ
David Pyne
@AmericaFirstCon
ABD Donanması’nın on bir uçak gemisinden yalnızca üçü şu ânda görev için uygun durumda, bir diğeri ise topallayarak evine dönerken, Üçüncü Dünya Savaşı’nın patlak vermesi durumunda görev için potansiyel olarak hızlandırılabilecek iki tanesi daha var.
En yeni ve en gelişmiş gemimiz olan USS Gerald Ford, söndürülmesi otuz saat süren bir yangınla ciddi şekilde hasar gördü ve duman solunmasından 600 denizci yaralandı; bu yangın muhtemelen bir füze saldırısından ya da daha olası olarak mürettebat gerçekleştirdiği sabotajdan kaynaklandı ve muhtemelen 2030’a kadar devre dışı kalacak.
Bloke gemilerimiz, İran’ın hipersonik gemi savar füze saldırısının ardından Umman Körfezi’nden İran’dan 600-800 mil uzaktaki Arap Denizi’nin kenarlarına çekilmek zorunda kaldı; İran, füzelerden birinin uçak gemisi USS George Washington’u hedef aldığını iddia ediyor.
ABD Donanması, şu ânda o mesafeden İran’ı tam bir abluka altına alacak yeterli sayıda konuşlandırılabilir gemiye sahip değil; bu, bazı stratejistlerin Komünist Çin’in Tayvan’ı işgâl etmesi durumunda yapmamızı önerdiği gibi, ikinci sınıf bir süper güç olan Çin Halk Cumhuriyeti’ne karşı bile geçerli…
Uçak gemilerimiz üç füze isabetiyle devre dışı bırakılabilir ama batırılamazken, bir ABD Donanması muhripini batırmak için yalnızca bir veya iki hipersonik füze isabeti yeterli olur. İran savaşı, ABD ordusunun bitmeyen savaşlar yürütme ve yarım dünyalık uzaklıktaki sınır denizlerinde rakiplerimizle yüzleşme gibi küresel misyonunu yerine getirmek için çok yetersiz olduğunu herkesin gözü önünde ifşa etti.
Trump’ın, gezegendeki en güçlü konvansiyonel deniz gücüne sahip olsa bile, İran’ın elinden Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nin kontrolünü askerî olarak koparması için yapabileceği bir şey yok; üstelik ABD nükleer silâhlarını kullanmadan İran’ı yenmesi de imkânsız.
On beş ay önce ABD’nin İran’ın nükleer silâh programını yok ettiğini iddia ettikten sonra, Trump, Kasım ara seçimlerinden çok sonrasına kadar devam edeceğini söylediği bu anlamsız ve kazanılmaz İran savaşını sürdürmek için bir neden ortaya koyamadı.
Şimdi tanık olduğumuz şey, ABD başkanları arasında Harry Truman’dan beri en büyük kasıtlı ve bilinçli bindiği dalı kesme eylemi: Truman, Kore Savaşı’nı kazanmaya çalışan Birinci ve İkinci Dünya Savaşı kahramanı Ordu Generali Douglas MacArthur’u kovması sonrası %22 onay oranına düşerek görevden ayrılmak zorunda kalmıştı.










