AKP FİKİRSİZLİK REJİMİ ANADOLU’YU HIZLA YOK OLUŞA SÜRÜKLÜYOR

Ahmet ÖLÇÜLÜ

TÜİK rakamlarına göre…

Türkiye’de 2026’nın ilk 6 ayında doğum sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,40 azaldı.

Güneydoğu Anadolu genelinde sınırlı artışlar kaydedilirken, en sert düşüş yüzde 14,8 ile Bingöl’de görüldü.

Ortada aile diye bir şey kalmıyor.

Doğum oranları düşmeye devam ettiği gibi boşanmaların artışı ve evlilik yaşının yükselmesi de cabası…

Sorarsan aile yılı ilân ettiler ve acayip çalışıyorlar…

Gördük, aileleri fonuna kadar soymuşlar…

Yüzbinlerce aile…

Rakamlar haykırıyor:

Yok oluyoruz…

Nasıl yok olmayız?

Cevabını bilseler zaten yok olma sürecine girilmezdi…

Hiçbir şeyin cevabını bilmeden, her şeyin cevabını biliyormuş gibi yapmanın, sahibi olmadığı mânânın maliki görünmenin, bu işlerin iktidar olunca olacağını zannetmenin, meselelerin çözümünü iktidar olmaya, yani imkâna bağlayıp, “cebimde şu kadar para var kapının önüne son model bir araba çekebilirim” mantığına indirgemenin hazin neticesidir yok oluyor oluşumuz…

Yıllarca bunu söylediler, “önce iktidara gelelim de!” dediler…

Ve geldiler…

Oysa iktidar, ruh ve fikrin emrine verilmesi gereken bir madde manivelasıdır ki, ruh ve fikrin emrine verilmeyen her âlet gibi, yapıcı değil, yıkıcı olmaya mahkûmdur.

Puttur!

İktidarı put olmaktan kurtaracak olan, İslâma Muhatap Anlayıştır…

Her fikir gibi iktidar da put olmaktan çıkarılmak üzere Mutlak Fikir nisbetine ancak İslâma Muhatap Anlayış’la bağlanabilir.

Kısacası…

Maddemizdeki bu yok oluş, ruh ve fikir plânındaki yok oluşun artık gözleri kör edecek derecede göz plânına çıkmış olmasından ibaret…

Fikir yok deyince, “aaa olur mu canım, koca adam fikirsiz olur mu! Adama fikirsiz diyemezsin…” cinsinden bayağılıklar.

Neydi fikir?

Eşya ve hadiseler karşısında ruh “nasıl” diye yaklaşırken akıl “niçin” diye sorar ve bu ikisinin birlikteliğinden fikir doğar. Sonra, ahlâk devreye girer ve fikri ilerletir…

Hangi meseleyi “nasıl” ve “niçin”i ile sistem çapında halletmişler?

Yani, sadece fikir de yetmiyor, o fikrin sistem çapında, sistem haysiyetinde olması da gerekiyor…

Yoksa biz de biliyoruz, herkesin kendine göre bir fikri var, en küçük çaptaki basit bir iş bile büsbütün fikirsiz olmaz. Sigarayı yakmak için bile çakmağı çıkarmak vs hep fikir gerektiren işler…

Müspet oluşun ilk şartı samimiyet…

Bilmek, bilmediğini bilmek, yani edep, yani haddini bilmek…

Haddimizi bilirsek, nüfusumuz da artacaktır…

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin