SANSÜR VE…

Ahmet ÖLÇÜLÜ

AKP rejimi, sansür, yasaklama ve tutuklama ile ülkeyi yönetebileceğini zannediyor.

Oysa tarih bunun tam tersine şahit…

Rejimler baskıyla, sansürle, yasaklamayla, tutuklamayla, “aman konuşturmayın ha!” diyerek ancak belli bir zaman devam edebilmişler, fakat iş bir noktada kırılmış ve rejimler de yıkılmış.

Kendini haklı görmek, haklı olmak mazeret değil…

Hazreti Ömer, kendisine, “O gömleği hangi kumaştan diktirdin!” diye hesap soran kişiye, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, devletin, devlet yöneticisinin itibarını hedef alma, halkı kin ve nefrete sürüklemekten” hesap mı sordu yoksa açıkça kendisi mi hesap verdi…

Biz, “minare eğri” diyen çocuğun sözü üzerine, çocuk, “tamam, şimdi doğruldu” diyene kadarminareye halat attırıp çektiren bir kültürden, anlayıştan gelirken; şimdi, “minare eğri” diyene düşmanca muamele edilen noktaya geldik…

Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e öğüdünü hatırlayan var mı?Bütün bu işlerin çözümü kolay…

Herkes servetini ve kaynağını çıkar, alnının akıyla açıklar… Nereden bulduğunun hesabını namusuyla verir.

Tıpkı Hazreti Ömer gibi…

Ve böylece söylentilerin önü kesilir…

Kimsenin de aklında, “acaba minare gerçekten eğri miydi?” diye bir istifhama yer kalmaz.

İşlerini şeffaflıkla yapanlara karşı birileri hâlâ konuşmaya devam ederse de millet zaten onları görür ve anlar. Onlar hakkında gerekli hükmü verir.

Ama tersi olmaya devam ederse, “yanlışlara karşı elinizle müdahale edin, gücünüz yetmiyorsa dilinizle, ona da gücünüz yetmiyorsa kalbinizden buğz edin” emri mucibince, ana-babaların ahı, bedduası gökleri tutar. Tıpkı tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın babası Veli Arı’nınki gibi:

“Bu ülkede tırnak ucu kadar adalet yok. Hırsızlar dışarıda, benim oğlum suçsuz yere içeride.

Doğruları söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

Boşuna mı okuttum bu çocuğu? Bu ülkeye faydalı olsun diye okuttuk. Ama sonuçta dönüp dolaşıp iki kez genç yaşında cezaevine giriyor.

Bu dünyanın üstü varsa altı da var; beni de içeri atsınlar. Vallahi hepimiz çok kötüyüz.”

Biz, yanlışların hesabının mazlumların ahına havale etmekle kalınmayacağının da idrakindeyiz.

İşin siyasî ve hukukî cephesindeki mücadele de görmezden gelinemez elbette.

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin