Malûm; siyaset, bürokrasi, sermaye, yargı dörtgeninde birileri ülkeyi 20 milyar dolar soydu.
Yetmedi; borsamızdaki şirketlerimiz, bu yüksek faiz ortamında dolar bazında 100 milyar dolar eridi. Emeklilik fonları müthiş değer yitirdi.
İş dünyası, fonda takılan paralar nedeniyle taahhütlerini yerine getiremez duruma düştü. Likidite kıtlığı dolayısı ile emlâk ve otomobil pazarı devrildi.
Sermaye piyasalarımıza olan güven yerle yeksan edildi.
2001 krizinde gavurlar bankacılık sistemimizi ele geçirdi. Şimdi de ülkemizin en büyük şirketlerini bedavadan az pahalıya alacaklar.
Millet olarak kendi vatanımızda ırgat oluyoruz.
Hırsızlar mı?
Sonuna kadar korunacaklar; çoktan belli oldu…
Kendim çalar kendim oynarım hesabı… Hava da şu: Ne olursa olsun, yeter ki yerli ve milliliğimize zeval gelmesin…
Hırsızın yerlisi mi olur millisi mi, “h”iç herifler…
Diğer yandan balkondakinin menfaati uğruna gerekirse İsrail saflarında İran’la savaşa tutuşmanın altyapısı hazırlanıyor… Sorsan Kâbe’yi koruyacağız.
Çok daha azı karşısında Fransa, Belçika, Sırbistan, Arnavutluk halkları ayağa kalktı; Türk milletinde ise hâlâ ölü istikrarı… Mezbahadaki kuzu mutluluğu.
Merak ediyorum, fıkhen bokunda boğulanın cenaze namazı kılınıyor mu acep?