ABD’ye ÖDENEN HARAÇ

Kıtalararası adlı internet sitesinde, “Uslu müttefik olmak yetmez: Pakistan ABD yüzünden LPG’ye üç kat fazla ödüyor” başlıklı bir haber-inceleme yayınlandı. Habere göre Pakistan’ın işbirlikçi rejimim iktidarda kalabilmek adına ABD’ye şirin gözükmeye çalışırken, bu doğrultuda ABD’yi memnun etmek üzere aldıkları kararlar Pakistan halkına pahalıya malolmakta. Haber şöyle:

Pakistan, 17 Ekim’den beri İran sınırındaki iki ana ticaret kapısı Gabd-Rimdan ve Taftan’ı güvenlik kaygıları ve kaçakçılıkla mücadele bahanesiyle ticarete kapattı. Karar, İran’dan Pakistan’a her gün binlerce ton sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşınmasını sağlayan önemli bir kara yolu güzergâhını devre dışı bıraktı. Sınırın kapatılmasıyla birlikte yüzlerce LPG tankeri ve diğer ticari yükleri taşıyan araçlar iki tarafta da mahsur kaldı.

Ancak kararın arka planında güvenlik kaygılarından ziyade ABD bulunuyor. Washington, İran savaşı kapsamında Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırırken, İran’ın deniz ve hava yolu kısıtlamalarını aşmak için kullandığı kara yolu ticaret koridorlarını da işlevsiz hale getirmeyi hedefliyor. Diplomatik kaynaklar ve uluslararası raporlar, Washington yönetiminin Pakistan, Irak ve Türkiye gibi komşu ülkelere İran’la ticareti sınırlandırmaları ve kara sınırlarını ticarete kapatmaları yönünde baskı uyguladığını ortaya koyuyor.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırım politikasının yanı sıra Trump yönetiminin İran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik gümrük tarifeleri ve diğer ekonomik yaptırım tehditleri de Pakistan’ın hareket alanını daraltıyor. İslamabad, ABD’nin yaptırımlarının ve ticari misillemelerinin hedefi olmamak için İran’la resmî ticaretini sınırlandırmak veya askıya almak zorunda kalıyor. Böylece İran ekonomisini sıkıştırmayı amaçlayan ekonomik abluka, Pakistan’ın enerji arzını da doğrudan etkiliyor.

KRİZ RAKAMLARI

Pakistan’ın İran’dan yaptığı LPG ithalatı, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanmasında kritik bir rol oynuyor. Ülke, İran’dan günde yaklaşık 7 bin ton LPG ithal ediyor. Bunun 4 bin tondan fazlası yalnızca Gabd-Rimdan sınır kapısından geçiyor. Pakistan’ın toplam LPG ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini ithalatla karşılıyor ve bu ithalatın yaklaşık yarısı ise İran’dan geliyor.

Sınır kapılarının kapatılmasıyla bu tedarik hattının kesilmesi, ülkenin mevcut enerji açığını daha da büyüttü. Üstelik Hürmüz Boğazı’ndaki savaş kaynaklı aksaklıklar, Irak ve Umman gibi diğer kaynaklardan deniz yoluyla yapılan LPG sevkiyatlarını da olumsuz etkiliyor. Bu durum, Pakistan’ın İran’dan gelen kara yolu sevkiyatlarının yerini kısa sürede başka kaynaklarla doldurmasını güçleştiriyor.

Arz kesintisinin etkisi iç piyasada kısa sürede hissedildi. Ülkenin soğuk kuzey bölgelerinde LPG’nin kilogram fiyatı 2,7 dolara kadar yükseldi. Eylül ayındaki fiyatlarla karşılaştırıldığında artış yaklaşık üç katına ulaştı. Ülkenin diğer bölgelerinde de LPG tüplerinin fiyatları hızla yükselirken, bazı bölgelerde fiyatların resmî tarifelerin iki katını aştığı bildiriliyor.

Fiyat artışından en fazla dar gelirli haneler etkileniyor. Özellikle Hayber Pahtunhva eyaletinde doğal gaz sıkıntısı yaşayan aileler, yemek pişirmek ve ısınmak için daha pahalı olan oduna yönelmek zorunda kalıyor. Kış mevsimi yaklaşırken enerji maliyetlerindeki artış, zaten ekonomik sıkıntılarla mücadele eden halkın üzerindeki yükü ağırlaştırıyor.

MÜDAHALE ALANI YOK 

Pakistanlı yetkililer, arz kesintisinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlamakta zorlanıyor. Petrol ve Gaz Düzenleme Kurumu (OGRA), stokçuluk ve fahiş fiyat uygulamalarına karşı denetimlerin ticaret kesiminde grevlere yol açabileceğinden ve mevcut tedarik sorununu daha da ağırlaştırabileceğinden endişe ediyor. Bu nedenle satıcılara yönelik denetim ve yaptırımlar konusunda temkinli davranılıyor.

Sınır kapılarının kapatılması yalnızca İran’ın ekonomik baskı altındaki durumunu ağırlaştırmakla kalmadı, Pakistan’ın enerji güvenliğini de doğrudan tehdit eder hale geldi. ABD’nin İran’ın dış ticaret kanallarını daraltma stratejisi, bölgedeki “uslu müttefikleri” de ekonomik sonuçlarla karşı karşıya bırakıyor.

Haber böyle…

Ya Türkiye’nin durumu?

AKP iktidarı da ABD istedi diye komşularıyla olan ilişkişerinde ABD tarafından alınan kararlara uymuyor mu? İran bankası kapatılmadı mı? Ya, arz güvenliğini çeşitlendirmek adı altında, bize en pahalıya gelen ABD’nin sıvılaştırılmış gazını alıyor olmamız? O kadar ki, ABD bu konuda bizim en büyük tedarikçimiz durumunda… Çok daha ucuzunu komşularımızdan temin edebilecekken, ve zaten ediyorken… ABD, “benden alacaksın!” deyince, komşular bırakıldı ve ABD listenin başına oturdu. ABD’ye teslimiyetin adını, arz güvenliğini çeşitlendirmek deyince, hakikat örtülmüş oluyor, gerçekte arz güvenliğinin çeşitlendirilmesi değil…

Bunun adı, ABD’ye haraç ödemektir. Ve bu tek bir kalem…

İktidarda kalmak adına işbirlikçilik, teslimiyet ve bunun faturasının da vatandaşa ödetilmesi…

Dünyanın her yerinde sömürü ve işbirlikçilik aynı şekilde işlemeye devam ediyor.

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.