MİZAÇ DEĞİŞİKLİĞİ ve MİSVAK

MİZAÇ DEĞİŞİKLİĞİ ve MİSVAK

Allah her kulunu ve canlıyı değişik fıtrat üzere yaratmış ve donatmıştır. Fıtrî özelliğin yanı sıra bir de mizaç hususiyeti vardır ki bu özellik kişinin karakteristik özelliğinin güdümünde de etkilidir. 

Eşyanın insan üzerinde tesiri olduğu gibi, yediklerimiz de bünyemizde ciddi mânâda tesirli olmakta. Yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar organlarımızın çalışma ritminden tutun da bağışıklık sistemimizin dayanıklılık derecesini, düşünce yapımızdan hafızaya, davranış biçimimizden rüyalara kadar birçok etkiye sahibtirler.

Savaşçı karakterlerin kan grubu ile edebiyatçı karakterlerin kan grublarının araştırılması neticesinde mizaç meselesine en çok etki eden unsurun kan grublarımız olduğu da ortaya çıkmaktadır.

Peki kan grubumuza göre uygun gıdayı almazsak ne olur?

Allah Resûlü mümkün mertebe yediklerini karıştırmaz, bir gün sonraya kalan yemeği yemez, sade yer sade giyinirdi..
İçecekse bir ineğin sütünü içerdi, farklı ineklerden sağılan sütü karıştırmadığı gibi, ineğin mizacının da süte etkisi olduğu için kendi mizacına uygun inekten beslenirdi. Eskiler de böyle yaptı, yediklerini fıtrî özelliklerine göre ayırarak yerlerdi (savaş ve zaruri hâller dışında). Günümüzde fıtrî özelliklere göre beslenmenin en iyi yollarından biri kan grubumuza göre beslenmek olduğunu söyleyebiliriz. Eskiler ne yiyip içmeleri gerektiğini bilirlerdi. Hasta olmadan önce anlar ve buna göre önlem alırlardı. Günümüzde bizler bunu anlayacak yapıda-sağlıkta değiliz maalesef. Bu sebeble kan grubuna göre beslenme en asgari derecede alınabilecek tedbirlerdendir. 

Misal verecek olursak, B grubu taşıyıcılar tavuk yememeli, bu grubun bünyesinde tavuğu sindirecek enzim yoktur mesela. Başka bir örnek 0 grubu taşıyıcılarının portakal yememesi, süt içmemesi gerektiği gibi… Sindirim enzimi yoksa o gıda alınmamalı. Peki alındığında ne olur?  Tanınmayan ürünün vücuda girmesi demek o gıdanın sindiriminin tamamlanmamasına sebep olur. Sindirimi gerçekleşmeyen ürünler vücutta birikmeye, depolanmaya başlar. Dışkılama yoluyla posası atılan gıda, vücutta, böbrekten sonra karaciğere gönderilir ve karaciğer de bozulmuş bir kan üretir. Bu arızalı kan, tüm organların beslenmesinde kullanılmak üzere kalb vasıtasıyla vücuda dağıtılır. Bozulmuş kandan beslenemeyen organlar ise hastalanmaya başlar. Bu durumun mizaca, düşünceye, davranışa, fizikî hareketlere olan etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

Bu meseleler yabana atılamayacak kadar aslında ciddi mevzulardır. Önemini anlama zorunluluğu her Müslüman için elzemdir.  Konuya dair Nehri Şifa isimli youtube kanalımda sohbet formatında bu meseleleri başlıklar halinde ele almaya çalıştık. İzlemek isterseniz link: https://www.youtube.com/watch?v=BA3Zx_yGYGo&t=169s
Mevzular devam edecek, yorumlarınızı mutlaka yazınız.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: