EBU UBEYDE’NİN ŞEHADETİNİ YENİ EBU UBEYDE AÇIKLADI
Aksa Tufanı sonrası tanıdığımız ve yeni açıklamalarını dört gözle beklediğimiz Kassam Tugayları’nın yiğit ve kahraman sözcüsü Ebu Ubeyde’nin şehit olduğunu, yerine atanan ve kendisi de Ebu Ubeyde mahlasını kullanacak olan yeni sözcü duyurdu.

Ebu Ubeyde, gerçek adı Huzeyfe el-Kahlut (Ebu İbrahim) olan maskeli komutan Ebu Ubeyde’nin şehadetini duyuruyoruz derken, Kassam Tugayları’nın şehit olduğunu duyurduğu isimler şöyle:
- Ebu Ubeyde
- Muhammed Sinvar
- Muhammed Şebane
- Raid Saad
- Ebu Ömer es-Suri

Afganistan İslam Emirliği üst düzey yöneticilerinden Enes Hakkani’nin, Ebu Ubeyde’ye ithafen yazmış olduğu şiir şöyle:
“Sesin kaybolsa bile yankısı hâlâ gök gürültüsüdür,
Yeryüzünü sarsar, vaat gerçekleşene dek.
İsminle cennetlerde iftiharla yükselirsin,
Yüksek âlemlerde beliren bir nurdur yüzün.
Sözlerin bugün ümmetimiz için bir meşaledir.
Sözlerin bugün ümmetimiz için bir meşaledir.
Ey Filistin, ilerle; ta ki prangayı kırana dek.
Ebu Ubeyde, Ebu Ubeyde bin Cerrah gibi muzafferdir
Ebu Ubeyde, Ebu Ubeyde bin Cerrah gibi muzafferdir
Halid gibi… Kını olmayan bir kılıç”
*
Kassam’ın yeni sözcüsü yeni Ebu Ubeydemizin yapmış olduğu konuşmanın alt yazılı videosunu ve açıklamanın tam metnini paylaşıyoruz:
Şehid İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın yeni askerî sözcüsünün konuşmasının tam metni;
. . .
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. O, mümin kullarını aziz kılan; kâfirleri, zalimleri ve suçluları —bir süre sonra da olsa— zelil edendir.
Allah’a buyurmuştur:
“Hatırlayın ki siz yeryüzünde sayıca az ve zayıf idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. O sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve size temiz rızıklar verdi ki şükredesiniz.”
Yine O, yüce kitabında buyurur:
“Müminler arasında Allah’a verdikleri söze sadakat gösteren erler vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirip şehit oldu, kimi de beklemektedir. Onlar asla sözlerini değiştirmediler.”
Salât ve selâm; Allah yolunda hakkıyla cihad eden, Allah uğrunda eziyet görüp sabreden, sonunda Rabbinden zafer ve izzet bulan mücahid şehid Nebimiz üzerine olsun.
Bundan sonra,
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Size; izzetin ve onurun toprağından, cihadın, şehadetin, temizlik ve vakar diyarından sesleniyoruz. İzzetli Gazze’ye mensubiyetimizle iftihar ediyor; sabırlı, hesaplarını Allah’a bırakan büyük mücahidleriyle gurur duyuyoruz. Onlar peygamberlerin varisleri, Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) torunlarıdır.
Ey insanların en şereflileri, ey insanların en yüceleri, ey Allah’ın kulları arasından seçtiği seçkinleri!
Ey sözlerinde duran ve asla değiştirmeyen sadıklar!
Sabrettiğiniz için size selâm olsun; ne güzel bir akıbet bu!
Gazze’ye selâm olsun: toprağına, suyuna, göğüne ve havasına…
Erkeklerine, kadınlarına, çocuklarına selâm olsun…
Direnişçilerine ve kahramanlarına selâm olsun…
Kayıp, esaret, yaralar ve göç acılarına katlandığınız için size selâm olsun…
Bugün yokluğun sıkıntısını ve kışın soğuğunu yaşarken de size selâm olsun…
Yıpranmış çadırlarınıza, çatlamış evlerinize, yorgun bedenlerinize selâm olsun.
Ama bilin ki ruhunuz, imanınız, azminiz ve Allah’a olan yakinî inancınız; sizi düşürmek isteyen tüm düşmanların ve komplocuların tahayyül edebileceğinden çok daha güçlüdür. Allah’ın izniyle onlar buna asla güç yetiremeyeceklerdir.
Siz, izzetin kendisisiniz ve şanlı tarihin başlangıcısınız.
Ne büyük bir onur ve ne yüce bir şereftir ki; mücahidlerin kanı, ailelerinin kanıyla iç içe akmış; komutanlar ve aileleri fedakârların safında yer almıştır.
Biz sizdeniz, siz de bizdensiniz.
Allah’ın çağrısına icabet ederek, O’nun katındakine talip olarak, rızayla en değerli varlıklarımızı birlikte sunduk.
Biz yakînen biliyoruz ki Allah amellerimizi eksiltmez, bu tertemiz kanlar O’nun katında asla zayi olmaz.
Rabbinize güvenin; zalimlerin başına mutlaka dönecektir bu çark, isterse bir süre sonra olsun:
“Zalimlerin yaptıklarından Allah’ı gafil sanma.”
Halkımızın evlatları!
Gazze’de, Kudüs’te, Batı Şeria’da, işgal altındaki topraklarda ve diasporada bulunan tüm kardeşlerimiz!
Uzatılmış büyük ümmetimizin evlatları!
Ey dünyanın özgür insanları!
Bugün size; halkımızın bağrından çıkan, işgalin ateşkesi bozup geçtiği Mart ayında yeniden başlattığı suç dolu savaştan sonra şehadete yürüyen, mücahid kahramanlardan oluşan yüce bir topluluğu büyük bir onurla duyuruyoruz.
Onlar; uzun bir şehidler kervanına katıldılar.
Özellikle, savaş meydanlarında ve komuta merkezlerinde görev başında şehadete ulaşan Kassam’ın seçkin komutanlarını anıyoruz.
Bunların başında; Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı, büyük komutan, mücahid şehid Muhammed Sinvar (Ebu İbrahim) gelmektedir.
O, büyük şehid Ebu Halid ed-Dayf’ın ardından son derece zorlu bir dönemde Kassam’ı yönetti.
Aksa Tufanı sırasında Operasyonlar Birimi Komutanı olarak, 7 Ekim destansı operasyonunun planlanması ve icrasında kilit rol üstlendi; savunma planlarının tüm ayrıntılarını yönetti.
Onun cihad yolculuğu onlarca yıl önce başladı; kutsal intikamdan bozguna uğratılan hayallere, Han Yunus Tugayı komutanlığından Kassam’daki en üst liderlik görevlerine uzandı ve izzetli cephelerde şehadetle taçlandı.
Ayrıca; Kassam Tugayları Refah Tugayı Komutanı Muhammed Şebane (Ebu Enes)’i de anıyoruz.
O, Ebu İbrahim Sinvar ve diğer komutan kardeşleriyle birlikte şehadete yürüdü.
Güneyin tanıdığı bir kahramandı; özel operasyonlardan esir alma eylemlerine, Aksa Tufanı’ndaki büyük başarılara kadar unutulmaz izler bıraktı.
Yine büyük komutan Hikmet el-İyasi (Ebu Ammar)…
Mücahid, muhacir, mütevazı ve Rabbanî bir liderdi.
Filistin cihadının emanetini omuzlayarak Lübnan’dan Suriye’ye birçok coğrafyada bulundu; nihayet Gazze’ye yerleşti.
Eğitim, askeri akademiler ve silah birimleri dahil pek çok stratejik görev üstlendi.
Ve son olarak; Kassam’ın imalat birimi komutanı, önceki operasyonlar komutanı Şeyh Raid Sa’d (Ebu Muaz)…
Cihadın ilk günlerinden itibaren sahadaydı.
Gazze’nin ilk tugay komutanıydı; askeri üretim sistemini yönetti.
Kassam’ın silahları, Filistinli mücahidlerin abdestli elleriyle; mermiden füzeye, bottan insansız hava aracına kadar onun öncülüğünde üretildi ve 7 Ekim’de belirleyici rol oynadı.
Ve bugün; bu makamın sahibi olan, sesiyle ümmete seslenen, milyonların sevdiği, kırmızı kefiyesiyle özgürlüğün sembolü haline gelen, Kassam’ın sözcüsü büyük şehidi anıyoruz:
Ebu Ubeyde…
Gerçek adıyla; Huzeyfe Samir Abdullah el-Kahlut (Ebu İbrahim)…
Yirmi yıl boyunca düşmanları kahreden, müminlerin yüreğini ferahlatan bu büyük komutan; Kassam medyasını eşsiz bir ustalıkla yönetti, Aksa Tufanı’nı dünyaya en şerefli haliyle duyurdu.
O şehadete yürüdü; bize ise onun adı ve mirası kaldı.
Şehidlerimizin kanı; ümmet için bir delil, bir çağrıdır.
Bu bayrak düşmeyecek; ya zafer ya şehadet!
Ve biz Kassam Tugayları olarak şunu vurguluyoruz:
7 Ekim; zulme karşı bir haykırıştı.
Ateşkes; halkımızın direnişinin sonucudur.
İşgal sürdüğü sürece silahımızı bırakmayacağız.
Aksa’ya, Batı Şeria’ya, esirlere yönelik saldırılar sürmektedir.
Gazze hâlâ yardıma muhtaçtır.
Sessiz kalanlar bilsin ki sıra onlara da gelecektir.
Ey Gazze’nin yüce halkı!
Ey sabrın dağları!
Biz sizin evlatlarınızız.
Söz veriyoruz: sadık kalacağız, yaraları birlikte saracağız, yıkılanı birlikte inşa edeceğiz.
Allah katında mükâfatınız zayi olmayacaktır.
“Şüphesiz Allah, işinde galiptir; fakat insanların çoğu bilmez.”
Bu bir cihaddır:
Ya zafer, ya şehadet.
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.










