GÖKKUŞAĞI
Burhan Halit KOŞAN
Mukaddes İhtiyar ve inşâ ettiği aziz fikre karşı Haçlı Savaşı açan müesses nizâm karşısında asla yıkılmayalım, göğe merdiven dayayalım ve yükselelim. Cesaretin varsa ön cepheye gel ve mevziide yerini al. Bu savaş yakıcı, küle döndürücü ve aynı zamanda bitmemiş bir savaşın devam eden sürecidir. Totaliter rejim karşısında dilimiz susmayacak, kelimelerimiz dinlenmeyecek. Kalbimizde hüzün ve damarlarımızda neşe dolaşıyorsa asla yıkılmayız, göklere yükseliriz. Mukaddes İhtiyar’ın nezdinde aziz Türk milletine karşı Haçlı Savaşı açan ve kutsal olan her bir değerimizi imha etmekten vazgeçmeyen totaliter rejimin, can çekişme sürecine girdiğini, kefenleneceği ve musallaya uzanacağı günlerin arifesinde olduğumuzu söyleyebilirim…
Uykumuzda nöbet tutan düşüncelerimiz ve tefekkürümüz, rüyamızda Mavi Bayrak oldukça asla yıkılmayız ve göklere yükseliriz. Bırak karanlık büyüsün, ateşi sarsın alacakaranlığın ve dumanı yükselsin kötülüğün. Bırak, Ankara Yahudileri ile Tel Aviv Yahudileri bir araya gelsin ve doğum lekesi büyüsün, iltihap alsın. Bırak içlerinde büyüttükleri ucubeyi serbest bıraksınlar. Bizim, Mukaddes İhtiyarı’n miras bıraktığı hazine sandığı kelimelerimiz, elmas cümlelerimiz, ipekten gramerimiz var. Altın kelimelerimiz kırığı, çıkığı ve kemik çatlaklarını iyileştirir. Elmas cümlelerimiz, haram olan, yani illegâal olan, yani çirkef olanı yakar kavurur.
İpek gramerimiz, aziz Türk milletinin ülküsü olan, yani arz-ı mevudu olan Büyük Doğu, kuzeyi, güneyi ve batıyı kuşatır. Hani demem o ki, her şeyi kalemiyle yıkabilecek pir-ü pak bir güç, yoluna çıkanı delik deşer ve küfrün zihniyetine ait safsataların kanını döker.
Totaliter rejim, belleğimizi çaldı ve her birimiz mazimizden habersiz birer uyurgezer olduk.
Dil ve hafıza arasında bir bağlantı olduğu gibi, tarih, matematik, sosyoloji, astronomi, fizik, tıp, coğrafya ile hafıza arasında da bağlantı olduğunu söyleyebilirim. Evet, lisan ile hafıza arasında bağlantı olduğu gibi, ilâhî geleneğin şubesi olan Türk Töresi, tasavvuf, hikmet, irfan, ilham, semboller ile hafıza arasında da bağlantı vardır.
Modern Batı uygarlığı ile totaliter rejim arasında da Tevrat odaklı hafıza birliği olduğu için maneviyat merkezlerine karşı savaş açtıklarına tarih şahittir, şehitler şahittir. Totaliter rejim, himayesine aldığı tescilli sapıklar ile yapılar aracılığıyla da kutsalları yozlaştırmak ve her biri ilâhî geleneğin rahmet kapılarından bir kapı olan tasavvuf, atasözlerini ve sembollere karşı da Haçlı Savaşı’na devam ettiğini görmemek için ya ahmak ya kör olmak gerekiyor!
Totaliter rejiminin Haçlı Savaşı açtığı kutsallarımız ile ilâhî geleneğe ait sembol, figür, terkibi hükümleri, “Hikmet, müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alsın” buyruğuna mutabık olarak idrak etmemiz, korumamız, savunmamız ve sahiplenmeye mecburuz.
Eşya ve hadiseleri yerli yerine oturtabilmemiz için, bağlantıları kavrayabilmemiz için, dünü ve bugünü kurcalamaya mecburuz. Kurcalamamız ve bilmemiz gereken noktalardan biri de küresel müesses nizâm ile birlikte hareket eden totaliter rejimin de her bir kutsalımızı yozlaştırdığını fark etmeliyiz. İlâhî geleneğin sembollerinden bir sembol olan gökkuşağının da canice cürümlerin faili olan despot rejim tarafından tahrifata uğratıldığını, aynı zamanda rejimin himayesinde hareket eden sapkınların istismarına, tacizine ve tahrifatına maruz kaldığını söylemeliyim. Müesses nizâmın tahrifat saldırılarına, sapkınların istismarına ve tacizine uğrayan “gökkuşağı” sembolünün gerçeğini dillendirmenin, hakikatine değinmenin vakti geldi… Derviş Yunus’un ağzıyla, “Himmet pirimizden, ferman isteriz”…
GÖKKUŞAĞI
İlâhî geleneğin sembollerinden olan “Gökkuşağı” öznemizin, Allah köprüsü, ebemkuşağı, kazan kulpu, cennet işareti, peygamber kuşağı, yağmur kuşağı, ebem seccadesi gibi isim ve künyelerle de ifade edildiğini söyleyebilirim. Gökkuşağı, fizikî olarak güneş ışınlarının yağmur damlalarından veya sis bulutlarından yansıması ve kırılmasıyla meydana gelen renklerin bir yay, bir hilâl, bir kemer, bir köprü şeklinde tezahür ettiği bir meteoroloji olayıdır.
Gökkuşağının yedi renkten oluştuğunu ve bu renklerin mavi, turuncu, lacivert, sarı, mor, yeşil ve kırmızı olduğu malûumunuzdur.
Gök, Türk milletinin kalbinde, gönlünde ve kadim kültüründe sıradan mevhum olmamıştır. Gökkuşağının çıkması halinde altından geçildiği takdirde kötülüklerden uzaklaşılacağının, bahtın açılacağının ve tutulacak dileklerin gerçekleşeceğine inanılır. Anadolu’nun bir kısım yörelerinde gökkuşağının, kendisinin altından geçilmesine izin vermeyeceğinin görüşü pek yaygındır. Bundan dolayı da gökkuşağına bakarak “Bedi’as semavatı vel- ard” duasının okunmasıyla altından geçilmiş gibi olunacağına ve tutulacak dileklerin gerçekleşeceğine inanılır.
Başkurdistan, Tataristan ve Anadolu’da özellikle Kıpçak soyundan gelenlerin de gökkuşağı için “salavat köprüsü” tamlamasını kullandıklarını ve gökkuşağını gördükleri zaman salavat okuma geleneği vardır. Bu geleneğe göre, gökkuşağına bakarak salavat getirenin, tuttuğu dilleklerin gerçekleşeceğine inancı pek yaygındır.
Kudretli olanın emir vereceği ve kuralları koyacağı malûmunuzdur. Mülkün tek sahibi Allah olduğuna göre, gökkuşağı sembolü de tevekkül etmenin ve istemenin vesilesidir diyebiliriz.
Nasıl ki, kadir gecesi, aşure günü, Hıdırellez, gibi özel günlerde gökyüzünün kapılarının açılacağı ve duaların kabul olacağı bir hakikat ise, gökkuşağına bakarak salavat getirmek ve tutulacak dileklerin gerçekleşeceği de hakikatin sadmelerinden bir sadmedir.
İlâhî geleneğin bahşettiği gökkuşağı sembolümüz ile alâkalı bu tarihî kısa noktalamalardan sonra, öze ait bir iki hususa daha değineyim. Gökkuşağı, gök ile yer arasında, yani arş ile arz arasında iltisakı sağlayan peygamberleri, sahabelerini- havarileri, veliyullahı, ulemayı, âlimleri, şairleri ve mazlumları temsil etmektedir. Hani demem o ki, imânsız sapkınların ulvî sembollerimizi sahiplenmelerinden dolayı sembollerimizi terk etmeyelim, diş bilemeyelim ve hakaret etmeyelim. Kumandanımızın “Ata mirasını kazanın” emrine mutabık olmamız için, bütün cesaretimizle sembollerimizi geri kazanmalıyız, gökkuşağını geri almalıyız!










